Yazarlar Yalan şeytanın en büyük silahıdır

Yalan şeytanın en büyük silahıdır

Hüseyin Likoğlu
Hüseyin Likoğlu İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Dünyada yaşanan büyük felâketlerin hemen hepsinin temelinde büyük yalanlar yer alır. Yalan insanlığın da, toplumların da, milletlerin de, devletlerin de, ailenin de, bireyin de en büyük düşmanıdır.

Dünya savaşları yalan ve kurgu olayların ardından çıkmıştır. Hitler, yalanı sistematik hâle getirmiş, dünyayı ateşe vermiştir. Irak, üretilen yalanların ardından işgal edilip, milyonlarca Müslüman katledilmiştir.

6-7 Eylül olayları Mustafa Kemal Atatürk’ün Yunanistan-Selanik’teki doğduğu evin bombalandığı yalanı üzerine çıktı, 10’dan fazla kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı, büyük maddi kayıplar meydana geldi.

27 Mayıs darbesi öncesinde Türk siyasetini şekillendirme ve sindirme aparatı haline getirilen yalan, her fırsatta Türkiye’nin tökezletilmesi için kullanıldı.

27 Mayıs’ı “Öğrenciler kıyma makinelerinde kıyıldı, asfaltın altına serildi” yalanı üzerine inşa ettiler. Darbeden sonra “Adnan Menderes bir uçak dolusu altınla kaçarken yakalandı” iddiasıyla Yassıada alçaklığına zemin hazırladılar.

1971 Muhtırası öncesinde de aynı yalanlarını sürdürdüler. 12 Eylül öncesinde söyledikleri yalanlarla binlerce gencin canına kıydılar.

Yalan söylemekten hiç vazgeçmediler. 28 Şubat sürecinde daha da profesyonel hâle geldiler. Yalanlarını artık tiyatroya çevirdiler. Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı tiyatrolarıyla izlenme rekoru kırdılar. Türkiye’de milletin teveccühüne hiçbir zaman mazhar olamayanlar, yalanı kurumsal hâle getirdiler.

Sosyal medyanın yaygınlaşması yalancılar için büyük fırsat oldu. Gerek gerçek kimlikleriyle gerekse sahte hesaplarıyla yalan söylemenin ve yaymanın altın çağlarını yaşamaya başladılar.

Gezi olaylarında her saniye paylaştıkları yalanlarla Türkiye’yi büyük bir kaosun eşiğine getirdiler. Milletin feraseti galip geldi.

17-25 Aralık ve sonrasında yalancılık zirve yaptı, o tarih itibarıyla yalancılar koalisyonu kuruldu. Ve o koalisyon büyük, çok daha büyük yalanlarla karşımızda en ihtişamlı haliyle duruyor.

En tehlikeli yalan çok profesyonelce söylenen ve kolay kolay ortaya çıkarılması mümkün olmayan yalandır. Ama ondan daha tehlikeli yalan ise 1 dakika sonra ortaya çıkacağını bile bile söylenen yalandır.

İşte Türkiye bu dönemi yaşıyor. Yalanı söyleyenler, yalanlarının ortaya çıkmasından hiç endişe etmiyorlar, hiç utanmıyorlar. Yalanları yüzlerine vurulduğunda hiçbir şey olmamış gibi yeni bir yalanla yol almaya devam ediyorlar.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kovid olduğu bilgisi üzerine bu ülkede yıllarca sözde gazetecilik yapmış bir varlık, Başkan Erbaş’ın Amerikan Hastanesi’nde tedavi gördüğü yalanını söylüyor. Gerçek yüzüne söylenince hiçbir şey olmamış gibi, “Neyse, zaten bilmem ne!” diye sözlerine devam ediyor.

Son zamanların en moda yalanı “128 milyar dolar nerede?” sorusu etrafında üretiliyor.

Soruyu soranların cahilliğine inansak “Kendi hallerine bırakalım” diyeceğim ama öyle değil. Bu soruyu soranlar hesap uzmanı, üstelik İlhan Kesici’nin itirafına baktığımızda, sordukları sorunun cevabını bizden daha iyi biliyorlar.

Hiç polemiğe gerek yok, kalem kalem anlatıp yorulmaya da gerek yok. Cevap vermeye değil, bu yalanı niye söylediklerine kafa yormamız gerekir. Daha önce yazdım, tekrar tekrar yazmakta-hatırlamakta ve hatta hiç unutmamakta fayda var.

Fetullahçı Terör Örgütü’nü üst akıl yani CIA adına yöneten Enver Altaylı’nın hüküm giydiği iddianameye bir daha bakın. 2017 Ağustos’unda ABD’de Fetullahçı üst düzey alçaklarla yaptığı görüşmelerde ne diyor?

*Türkiye’de muhalefeti birleştirmek gerekiyor.

*Halkı sokağa dökmek gerekiyor.

*Halkı tek başına sokağa dökmek yetmez. Halkın cebine dokunmak gerekiyor.

*Halkın cebine dokunabilmek için ekonomik kriz gerekiyor. (Bu konuda Almanya’da bir hazırlıktan bahsediyor).

*Sadece Almanya yetmez, Suudi Arabistan ve Katar’dan gelen paraların engellenmesi gerektiğini söylüyor.

- Peki, bütün bunları söyleyen adamın özelliği ne?

- Bir ülkeyi darbeye hazırlama becerisine sahip.

- Hocası kim?

- Ruzi Nazar ve Duane R. Clarridge.

- Kim bu adamlar?

- CIA adına Soğuk Savaş sürecinde ABD’de saflarında yer almayan ülkelerde darbe yapan veya darbeye zemin hazırlayanlar.

- Enver Altaylı, yukarda sıraladığım konu başlıklarını niçin öneriyor?

- En iyi bildiği şeyi yapmak için, yani darbeye zemin hazırlamak için.

Emekli amirallerin bildirisinden sonra büyük yalanlarla karşı karşıya olduğumuza göre, bir daha oturup düşünelim.

Şeytanlar en büyük silahını çekti, gerisini siz hesap edin…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.