Türkiye’nin oyun planı ne? “Değerli yalnızlık”, on yılda “vazgeçilmez ülke”ye dönüştü. Bütün “kutup”larla diyalog kuran tek ülke haline geldi. 2026 yaz ayları, içeride de dışarıda dev adımlar atıldı. Batı Ekseni, Doğu Ekseni, Türkiye Ekseni..

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/09/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye’nin oyun planı ne?
“Değerli yalnızlık”, on yılda “vazgeçilmez ülke”ye dönüştü. 
Bütün “kutup”larla diyalog kuran tek ülke haline geldi. 
2026 yaz ayları, içeride de dışarıda dev adımlar atıldı. 
Batı Ekseni, Doğu Ekseni, Türkiye Ekseni..

Dünya artık “çok” kutuplu. İki kutuplu dünya bitti. Sonrasında ABD’nin denediği tek kutuplu dünya projesi çöktü. Batı geriledi, doğu yükseldi. Tam bu sırada Türkiye kritik, vazgeçilmez bir güç olarak yükselişe geçti.

Ve Türkiye, bütün bu “kutup”ların, “cepheler”in hepsinde merkeze oynuyor. Ya da cepheler arasındaki en etkili belki de tek bağlantı unsuru haline geldi.

İki kutuplu dünyada “cephe ülkesi” olan, ABD’nin tek kutuplu dünya projesinde “yüklenici ortak” şeklinde konumlandırılan Türkiye, bu çok kutuplu dünyada kendi oyununu kurmaya, kendisi merkez olmaya, kendi ekseni ile büyük coğrafyayı harekete geçirmeye başladı.

ÖNCE ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR. SONRA “ORTAK OLALIM” DEDİLER.

İmparatorluklar mirasçısı bir ülkenin, kararlı ve cesur bir şekilde kendi yolunu çizdiğini görenler, önce bunu engellemeye çalıştı.

İçeriden, dışarıdan müdahaleler yaptı. Küresel ve bölgesel ölçekte cepheler kurup Türkiye’yi durdurmayı denedi. Son yirmi yılda yaşadığımız travmaların tamamının sebebi budur.

Ama bunların hiçbirisi başarılı olamadı. “Türkiye’yi durdurma” planları “Türkiye ile ortak olma”, “Türkiye’yi yanına çekme” girişimlerine dönüştü. Batı’nın da Doğu’nun da, bu ikisi arasında tercihe zorlanan bütün bölgelerin de Türkiye’den beklentileri alenileşti, büyüdü.

TÜRKİYE KENDİNİ, BATI İÇİN DE DOĞU İÇİN DE “VAZGEÇİLMEZ” HALE GETİRDİ.

Bunlar olurken Türkiye, FETÖ ve PKK gibi “dışarıdan müdahale” aparatlarını tasfiye etti. Suriye’de tek başına direndi, istediği sonucu aldı. Şimdi Türkiye-Suriye bir eksen gibi ortak hareket ediyor.

Bu yaklaşım Lübnan’a, Irak’a, Somali ve Sudan’a, Libya’ya ve daha birçok ülkeye uzandı. Sanırım önümüzdeki dönemde buralarda da derin bir değişime tanık olacağız.

Türkiye, kararlı bir şekilde ortakları ile yeni bir eksen inşa ederken, var olan Batı ve Doğu güç blokları ile de ilişkilerini alabildiğine güçlendiriyordu.

“Ben Batı blokundayım” diyerek Doğu’ya mesafe almıyor, Doğu blokuna yaslanarak Batı’ya tavır koymuyordu. Dünyadaki bütün çatışma ve krizlere de, “kolay saf seçerek” bakmıyor, çok daha karmaşık ilişkileri akılcı bir şekilde yönetiyor, kendini “vazgeçilemez” hale getiriyordu.

NATO ZİRVESİ’NDE “TÜRKİYE MODASI”. PEKİ BU “ÖVGÜLERİN” SEBEBİ NEYDİ?

7-8 Haziran’da Ankara’da NATO Zirvesi yapıldı. ABD Başkanı Trump dahil, Avrupalı liderlerin ve ülkelerin tamamında bir “Türkiye modası” izledik.

Hepsi Türkiye’ye yakın durmak istiyor, ittifak içinde Türkiye’nin konumunu güçlendiriyor, olağanüstü övgülerle Türkiye’yi Batı ekseninin merkezine yerleştirmeye çalışıyordu. Yıllardır hiç böyle bir NATO Zirvesi görmemiştik, hiç böyle bir Türkiye övgüsüne tanık olmamıştık.

Çünkü; Ukrayna’da devam eden Rusya-Avrupa savaşı, Avrupa’nın doğu sınırlarını çok tehlikeli hale getirmişti. Avrupa savunması, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç bu kadar “acil” hale gelmedi. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye’ye çok büyük ihtiyaç vardı.

BATI’YI SAVUNACAĞIZ AMA BATI İÇİN “CEPHELERE” GİTMEYECEĞİZ.

Türkiye durumun farkındaydı. Savunma alanında Avrupa ile bütün ortaklıklar yapılacak şekilde kapıları sonuna kadar açtı. Ama bu “Türkiye ile Rusya’yı savaştırma” aşamasına gelmeyecekti.

Kritik nokta buydu. Türkiye Batı bloku ile ilişkilerini daha da güçlendirecek ama bu ilişkinin niteliği değişecek, merkezi bir güç haline gelecekti.

Ankara’daki NATO zirvesi işte böyle bir “yeni tür ortaklığın” başlangıcı oldu. Ancak eskisi gibi Türkiye Avrupa savunması için Rusya cephesine sürülemeyecek, cepheden cepheye koşturulamayacak, bir “Ukrayna modeli” asla olmayacaktı.

Avrupa kendini savunacak, Türkiye destek verecekti. Avrupa’nın refah içinde yaşadığı, Türkiye’nin cephelere koştuğu dönem bitmişti.

NATO’DAN SONRA MEKKE İTTİFAKI: DEV EKONOMİ, DEV ORDULAR VE DÜNYANIN EN “PAHALI” COĞRAFYASI...

NATO Zirvesi’nden hemen sonra, 7 Ağustos’ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Savunma İttifakı kuruldu. Görünüşe göre bu, İsrail’in bölgesel saldırılarına karşı bir önlemdi. Bazıları böyle yorumladı. Bazıları, “Müslüman ülkeler arasında benzer anlaşmalar hep olur ama bir işe yaramaz” düşüncesiyle hafife aldı.

Ama öyle değil. Mısır, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Cezayir ve daha birçok ülkenin bu yapıya katılması söz konusuydu. Devasa bir ekonomi, dev bir askeri teknoloji, çok büyük ordular ve yeryüzünün merkez eksenini kontrol eden dünyanın en “pahalı” coğrafyasında bir şeylerin temelleri atılıyordu.

ÇOK KUTUPLU DÜNYADA “YENİ EKSEN”İN İLK ADIMI: DÜNYANIN KALBİNDE NELER PLANLANIYOR?

Bence bu, “çok kutuplu dünya”da yeni bir “kutup”un, yeni bir “eksen”in ilk adımıydı. Atlantik kıyılarından Pasifik okyanusuna uzanan, dünyanın merkez ekseninde bir şeyler hareketleniyordu.

Güneydoğu Asya, Orta Asya, Ortadoğu, Orta ve Kuzey Afrika hep bu coğrafyanın içindeydi. Kara ve deniz ticaret yolları buradaydı. Deniz geçişleri bu coğrafyadaydı. Ve bu coğrafya dünyanın en güçlü silahıydı.

Peki Türkiye’nin aklında ne var? Batı İttifakı, Doğu İttifakı derken dünyanın kalbinde neyi planlıyor? Batı ve Doğu ile ilişkileri güçlendirirken bu yeni arayış ne anlama geliyor?

Batı İttifakı net bir cephe oldu. Doğu Ekseni ortak cephe oldu. Hepsi kendini daraltıp kendi eksenine yoğunlaşırken sadece Türkiye, bütün cephelerle diyaloglarını sürdürüyor ve bunu inanılmaz bir beceri ile yürütüyor.

ŞANGHAY İTTİFAKI: HİNDİSTAN’I ÇIKARIP TÜRKİYE’Yİ ALMALI…

NATO Zirvesi’nden ve Mekke İttifakı’ndan sonra 1 Eylül’de Kırgızistan, Bişkek’te Şanghay İşbirliği Teşkilatı zirvesi yapıldı. Türkiye tam üye değil, “Diyalog Ortağı”. Ama Hindistan hariç, teşkilatı üyeleri ile ilişkileri çok güçlü. “Türkiye ne tarafa dönerse o tarafın ağır basacağı” bir küresel güç matematiğinde bu ilişki, Türkiye’nin Batı ile ilişkileri için de bir denge unsurudur.

Hindistan gibi, İsrail’in elinde oyuncağa dönüşen, ittifakı dinamitleme potansiyeli olan bir kurucu ortağın, Şanghay Teşkilatı’na vereceği zararlara bakılırsa, üye olmasa bile Türkiye’nin üyelerle ilişkisinin çok daha güvenilir olduğu açık.

Teşkilat için ise, Türkiye’nin üyeliği, Batı ile ilişkiler açısından da oldukça yapıcı olacaktır. Bu haliyle Hindistan’ın çıkarılıp Türkiye’nin tam üye yapılması, “ortak coğrafyamızın büyüklüğü” hesaba katılırsa Doğu Ekseni’nin en fazla üzerinde düşünmesi gereken konu haline gelir.

ZİRVEDEN GELEN O FOTOĞRAF ASLINDA ÇOK ŞEY ANLATILOR…

Batı İttifakı ile bu kadar iç içe olan Türkiye’nin Doğu İttifakı ile ilişkileri de bu kadar güven ve dengede tutması büyük başarıdır. Bu, kıvrak güç oyunlarının yanında, Türkiye’ye duyulan ihtiyacın da açık göstergesidir.

Zirveden gelen karelerde, Rusya lideri Putin ve Belarus lideri Lukaşenko’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir şeyler anlatmaya çalıştığı fotoğraf bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır.

DOĞU-BATI SAVAŞI KAÇINILMAZ. TÜRKİYE VE COĞRAFYAYI BUNUN DIŞINDA TUTMAK…

Dünyanın geleceğinde Doğu-Batı savaşı kaçınılmazdır. Küresel iktidar alanı adil bir şekilde paylaşılamadığı için bunun savaşla bölüştürülmesi geriye tek seçenek olarak bırakılmıştır.

Türkiye’nin bütün çabası, kendisini ve ortak coğrafyasını bu çatışmanın dışında tutmaktır. Coğrafyamızı küresel iktidar alanının merkezine yerleştirecek gücü inşa etmenin de tek yolu budur.

Batı, Doğu ittifakı ile yakınlık, ilişkileri daha da güçlendirme arzusu, kendisini ve büyük coğrafyayı bir merkez güce dönüştürme hesabı inanılmaz bir akıldır. Zordur, yorucudur, uzun emekler ister ama tarihin akışını, dünyanın güç haritasını değiştirir.

“ULUS DEVLETLER” ÖYLE HESBAP YAPMAZ. BUNLAR İMPARATORLUK REFLEKSLERİDİR.

Ulus devletler böyle hesap yapmaz. Onlar bir eksen, ittifak içine yerleşir, orada güvenli alan oluşturur, kendini sağlama alır. Bu iddiası olmayan uluslar için en elverişli yön temdir. Başka türlüsü onları imha eder.

Büyük güçler, imparatorluklar geleneği olanlar, küresel bir akılla ve büyük iddialarla hareket eder. Bu güçler, sadece ulus devleti koruma değil, coğrafya ölçekli güç haritaları ile hareket eder. Bunu ABD’de, Rusya’da, Çin’de, İngiltere’de görürsünüz. Küresel iktidar alanını bu ve benzer güçler şekillendirir.

TÜRKİYE’NİN “SAHNELERE DÖNÜŞÜ” DÜNYADA NELERİ DEĞİŞTİRECEK?

Türkiye, yüz yıl aradan sonra, Birinci ve İkinci Dünya savaşlarından sonra yen iden büyük güç olarak tarih sahnesine dönüyor. Artı “ulus devlet”, “cephe ülkesi” refleksleri göstermeyecek. Kimse de böyle bir beklenti içine girmemeli.

Çok kutuplu dünya hesabını dikkatle izleyen, hepsi ile güçlü ilişkiler kuran, kendisi ve ortakları ile yeni bir güç alanı inşa eden tek ülke Türkiye. Biz buna “imparatorluklar aklı”nın dönüşü diyoruz. Verdiği

2026 yaz ayları, üç zirve ve verdiği görüntüler, “tarihi” niteliktedir. Popüler gelişmeleri takip ederken, tarih ve coğrafya yürüyüşünün “büyük adımlar”ını da dikkatle izlemeyi öneririm.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026