COP31, sıfır atık ve Türkiye farkı

04:0014/03/2026, Cumartesi
G: 14/03/2026, Cumartesi
Levent Yılmaz

Geçtiğimiz perşembe günü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın davetlisi olarak Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecine ilişkin İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katıldım. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan ve bu yıl Murat Kurum’un başkanlığını yaptığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) ile ilgili sürece ilişkin düzenlenen basın toplantısına Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da

Geçtiğimiz perşembe günü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın davetlisi olarak Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecine ilişkin İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katıldım.

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan ve bu yıl Murat Kurum’un başkanlığını yaptığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) ile ilgili sürece ilişkin düzenlenen basın toplantısına Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da katılım sağladı.

Kısaca toplantının çıktılarından bahsedip sonuna yorumlarımı ekleyeceğim. Bakan Kurum COP31’de Türkiye’nin önceliklerini temiz enerji dönüşümü, sıfır atık, dirençli şehirler, iklim eylemi uygulama mekanizması ve yeşil sanayileşme olarak açıkladı. Açıkçası bu başlıkların her birisi birbirinden önemli ancak benim esas dikkat çekmek istediğim konu “sıfır atık”.

Sıfır atık kavramı bugüne kadar yapılan COP toplantılarında gündem gelmemişti. Dolayısıyla COP31’de konu ilk kez gündeme gelecek ve iklim değişikliği ile mücadelede geri dönüşümün önemi güçlü bir şekilde vurgulanacak. Bu noktada çok önemli bir katkıyı belirtmek ve bir hakkı teslim etmek gerekiyor. Zira “sıfır atık” kavramının tüm dünyada Türkiye ile özdeşleşmesinin mimarı Emine Erdoğan hanımefendidir. Kendisinin başlattığı sıfır atık inisiyatifi sayesinde oluşan farkındalık Türkiye sınırlarını aşmış Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere tüm uluslararası platformlarda geniş yankı bulmuştur. Bu açıdan COP31’in ana gündem maddelerinden birisinin sıfır atık olması son derece isabetli bir karardır.

Bana göre toplantının bir diğer önemli mesajı da Bakan Kurum’un “Enerji güvenliği ile iklim hedeflerini birbirinin alternatifi olarak görmeyeceğiz, böyle değerlendirmeyeceğiz. Tam tersine, aslında birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak ele alacağız” ifadesiydi. Çünkü söz konusu arz güvenliği olduğunda çoğu zaman emisyonlar ikinci plana itilir. Bakan Kurum bunun doğru bir yaklaşım olmadığının altını çizerek temiz enerji dönüşümü konusunda bağlayıcı kararların önemini vurguladı.

Diğer yandan toplantının en önemli çıktılarından bir tanesi de Murat Kurum’un COP31 başkanı olarak Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile medyanın karşısına çıkmasıydı. Birol’un ve Birol’un nezdinde Uluslararası Enerji Ajansı’nın COP31’de paydaş olması bana göre Türkiye’nin COP toplantılarına sağladığı en önemli katkı olarak değerlendirilebilir.

Toplantıda ben de Kurum’a bir soru yönelttim. COP31’in başarılı olarak ifade edilmesi için kendisinin kriterinin ne olduğunu sordum. Kurum’un cevabının sadece COP31 için değil esasen tüm uluslararası girişimlere yönelik bir yaklaşım içerdiğini ifade edebilirim. Kurum başarı kriteri olarak uygulanabilir kararlar almayı ve bunların hayata geçirilip takip edilmesini görüyor. Yani yine kendi ifadesi ile “sürekli konuşup hiçbir eylem yapmamayı” zaman kaybı olarak değerlendiriyor.

#COP31
#Ekonomi
#Levent Yılmaz