
Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendinin olduğu Sıfır Atık Vakfı’nın İstanbul’da düzenlediği “Sıfır Atık Festivali” devam ediyor. Atıkların geri dönüşümü ve ekonomiye kazandırılması, çevreye olan saygı ve doğayı korumak konusunda ciddi bir farkındalık oluşturan bu önemli etkinlik nedeni ile ben de konunun ekonomik boyutunu ele almak istedim.
2017 yılında Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi ile bu meselenin sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda toplumsal bir zihniyet dönüşümü olduğu da vurgulanmıştı. Projenin temeli 26 Eylül 2017’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde atıldığında birkaç kamu binasında denenmeye başlanan model kısa sürede okullara, hastanelere, alışveriş merkezlerine, sanayi tesislerine ve havalimanlarına yayıldı.
Oldukça kısa sürede hızla yayılan modelin çıktıları da rakamlara net bir biçimde yansıdı. 2017 yılında sadece %13 seviyelerinde olan geri kazanım oranı 2025 sonunda %36’ya ulaşırken bugün bu oranın bugünlerde çok daha yukarıda olduğunu biliyoruz. 205 bini aşkın binada Sıfır Atık Yönetimi sistemine geçildi. Depozito Yönetim Sistemi 60’a yakın ilde uygulanır hale geldi.
Bu kadar kısa zaman diliminde 270 milyar kilovatsaat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrole eşdeğer tasarruf sağlandığı, 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçildiği ve 613 milyon ağacın kesilmesinin engellendiği hesaplanıyor. Projenin yaygınlaş-ması ve toplumsal farkındalığın artması ile bu rakamların çok daha fazla artacağı aşikâr.
Öte yandan konunun bir de ekonomi boyutu var. 2017’den 2025 sonuna kadar 36 milyon ton kâğıt-karton, 10 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam ve 9,6 milyon ton metal başta olmak üzere toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık, lisanslı işletmelerce işlenerek ekonomiye döndürüldü. Bu dönüşümün yarattığı katma değerin ekonomik boyutu 365 milyar TL’yi aştı. Geri dönüşüm sektörünün büyümesi ve depozito yönetim sisteminin yaygınlaşması ile yeni istihdam alanları oluştu. Özellikle metal ve plastikte hammadde ithalat bağımlılığının azalması cari açık ve dış ticaret açığı verilerine de olumlu yönde katkı sağladı. Bu hali ile mesele bir çevre meselesinin çok ötesine geçmiş oldu.
Projeyi başlatan Emine Erdoğan’ın rolü sadece Türkiye içinde sınırlı kalmadı. Sıfır atık konusu Emine Erdoğan tarafından uluslararası platformlara taşındı ve kampanyalar düzenlendi. Bu sürecin yanı sıra Birleşmiş Milletler platformlarına taşınan bu konu 2022 yılı aralık ayında somut bir karşılık buldu ve BM Genel Kurulu 105 ülkenin ortak kararıyla 30 Mart’ı “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan etti. Emine Erdoğan halen Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı olarak konunun önemini tüm dünyada anlatmaya devam ediyor.
Sıfır Atık hareketi sadece istatistiklerden de ibaret değil. Toplumsal bir dönüşüme de öncülük ediyor. Toplumun gündelik alışkanları da değişiyor. Okullarda ayrı ayrı atık toplama kutularına alışan çocuklar, işyerlerinde renk kodlu çöp kovalarını kullanan çalışanlar, sanayi tesislerinde atıklarını ayırarak dönüştüren işletme sahipleri ve daha pek çok örnekte görüldüğü üzere insanlar önceden çöpe giden her şeyi ekonomiye yeniden kazandırmak için çaba harcıyor.
Geleceğe yönelik beklentiler de projenin bugünkü ivmesi ile uyumlu. Türkiye’nin 2035 hedefi geri kazanım oranını %60’a kadar yükseltmek. Böylesi bir oranın ekonomi üzerindeki olumlu katkısı onlarca milyar dolara eşdeğer olacak. Özetle çok değil bundan 10 yıl öncesine göre çöp olarak görülen atıklar şimdi bir kaynak olarak değere dönüşüyor. Bize de bu vesile ile Sıfır Atık Haftası’nı kutlamak ve Türkiye’ye bu konuda çağ atlatan Emine Erdoğan Hanımefendiye teşekkür etmek düşüyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.