Bir suikast daha mı?

04:0028/04/2026, Salı
G: 28/04/2026, Salı
Mehmet Şeker

Başkan Regan 1981’de vurulmuş, 6 kurşunla ağır yaralanmıştı. Aynı otelde şimdi de Tramp’a suikast düzenlendi. Başkanın bulunduğu salonda değil de uzak bir yerde ateş edilmesi ilginç hakikaten. Dünya medyası bu ilginç durumu “Tramp’a suikast” diye gördü. Öyle söylemek -bize göre- pek kolay gelmiyor. Atılan kurşun, güdümlü füze gibi (yahut çizgi filmlerdeki gibi) dolanarak gitse, içerideki salonda bulunan hedefi bulsa, o zaman “kesin suikast” diyebilirdik. * Kurgu ya da gerçek… O patırtı geçtikten

Başkan Regan 1981’de vurulmuş, 6 kurşunla ağır yaralanmıştı.

Aynı otelde şimdi de Tramp’a suikast düzenlendi.

Başkanın bulunduğu salonda değil de uzak bir yerde ateş edilmesi ilginç hakikaten.

Dünya medyası bu ilginç durumu “Tramp’a suikast” diye gördü.

Öyle söylemek -bize göre- pek kolay gelmiyor.

Atılan kurşun, güdümlü füze gibi (yahut çizgi filmlerdeki gibi) dolanarak gitse, içerideki salonda bulunan hedefi bulsa, o zaman “kesin suikast” diyebilirdik.

*

Kurgu ya da gerçek…

O patırtı geçtikten sonra Tramp kürsüye çıkıp Turgut Özal gibi “Allah’ın verdiği canı…” diye başlasaydı, “O’nun izninden başka alacak kimse yoktur” deseydi fena mı olurdu?

Karga tulumba götürdüler, bir daha dönmedi.

Hem karga tulumba, hem yaka paça, hem düşe kalka.

*

ABD başkanlarına belli aralıklarla suikast düzenlenmesi için otel yapmışlar. Böyle bir yorum yapılsa, kimse itiraz edemez.

Başarılı olunur ya da olunmaz, orası mühim değil.

Senaryonun esası, otelde ateş edilmesi.

Yine de bundan sonra gelecek hiçbir başkan o otelde toplantı yapmayı aklından geçirmez.

Canı tatlı olan, o otelin yanına bile yaklaşmaz.


GÜLSEK OLMAZ

Avrupa’da nükleer soykırım yapacak, üçüncü dünya savaşı çıkaracak bir ülkeyi durdurduğunu söyleyen Tramp’ın kastettiği ülke Rusya, Çin, Kuzey Kore veya İsrail gibi elinde nükleer bombalar bulunanlardan biri değil de nükleer silahlara sahip olmayan İran.


KEPAZELİK VAR MI YOK MU?

Sultan 2. Mehmed uzun süren hazırlıktan sonra Konstantiniye’nin etrafını kuşattı. Henüz Fatih olmamıştı.

Önce dinin emri gereği, kan dökülmesin maksadıyla teslim olmaları için teklifte bulundu. Can ve mal güvenliği garantisi vermesine rağmen teklif kabul edilmedi.

Surların etrafı düzenli orduyla sarıldı. Mehter güm güm vurmaya başladı.

Surların içindeki şehirde bulunanlar için o mehterin sesi, son derece sinir bozucu olsa gerek. Sadece halk değil, şehri savunmak niyetinde olan askerlerin de moralinin bozulduğunu tahmin etmek zor değil.

*

Mehterin ne zaman kurulduğunu merak edip internete soranların karşısına ilk şu bilgi çıkıyor: “Osmanlı Mehterhanesi, resmî bir kurum olarak 1326 yılında Bursa’nın fethiyle birlikte Orhan Gazi döneminde kurulmuştur. Kökeni daha eski Türk devletlerine (Orhun Kitabelerine) dayansa da, Osmanlı’daki yapılaşması I. Murad döneminde hız kazanmıştır. Yeniçeri Ocağı’na bağlı olan bu bando, 1826’da kapatılıp 1914 ve 1952’de tekrar faaliyete geçmiştir.”

*

1326’dan 1826’ya tam 500 yıl mehterin savaşlarda kullanıldığını tahmin ederiz.

Bu durumda 1329: Maltepe (Pelekanon), 1361: Sazlıdere, 1364: Sırpsındığı, 1371: Çirmen, 1389: Birinci Kosova, 1395: Niğbolu, 1444: Varna, 1448: İkinci Kosova, 1462- 1476: Eflak ve Boğdan, 1460: Mora, 1570: Kıbrıs, 1578- 1590: Osmanlı Safevi Savaşı, 1645- 1669: Girit, 1711: Prut savaşlarına da aynı şekilde mehterin görevini zevkle ve ihtişamla yerine getirdiğini düşünebiliriz.

*

Kefere, savaşa hazırlanırken ve savaş sırasında, mehterin o muhteşem sesini duyunca, savaşı yarı yarıya kaybetmiş sayılabilir. Moral bozukluğunun savaşta ne kadar önemli olduğunu bilmek için asker olmak gerekmez herhâlde.

*

Bugünlerde de bazıları çalınıp söylenilen mehter marşlarından rahatsız olmuş da 23 Nisan töreni yapan çocuklara arkasını dönmüşler. Haberlerden öğrendik.

Yok yok, öyle değildir. Haberciler yanılmıştır. Kamera açısı değişik olsa farklı görünebilirdi. Böyle düşünen ve açıklama yapan bir genel başkan da var.

Ekibiyle birlikte arkasını dönen il başkanını görevden almadığına göre bu söylediğine inanıyor demektir.

Zaten inanmadığı bir sözü söylemek koskoca genel başkana yakışmaz.

Tabii o da yanılıyor. Ne mehterden korku veya nefret, ne kamera açısı. Onların asıl maksadı, ense tıraşlarını göstermekti.

Yoksa “Tam anlamıyla kepazelik” deyip bırakmak gerekirdi.

O hâlde verelim mehteri…

“Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek

Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek

Mehterden korkanların kulağı bükülecek!”

#Trump
#Suikast
#ABD
#mehmet şeker