Evvelce “YPG bize mi saldıracak?” diyenler, bu defa “YPG kendini mi feshedecek?” demeye fırsat bulamadan, YPG-SDG kendini feshetti.
Kendi iç problemleriyle fazla meşgul oldukları için mi, zaman içinde bakış açısını değiştir-diklerinden mi, bilinmez.
ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barak da bu fesih kararının tarihî ve destansı olduğunu dile getirdi.
Bu fesih kararı, hiç müşterisi olmadığı için sabahtan akşama kadar sinek avlayan fareli bakkalın “Bu böyle gitmez” diyerek, dükkânı kapatma kararını almasına benzemez.
Türkiye’nin dirayetiyle, baskısıyla, gücüyle, yönlendirmesiyle buraya varıldı.
Derler ki “Filanca, güçten anlar!”
Doğrusu o ki herkes için geçerli bu söz. Kim anlamaz ki?
Gücünüz varsa, masaya yumruğu vurur, kararınızı uygular ve uygulatırsınız.
*
Suriye yeniden şekilleniyor. Baştan sonra. Adeta ikinci kuruluş yaşanıyor son dönemde.
Suriye’nin şekillenmesinde, yeni yönetim anlayışının yerli yerine oturmasında Türkiye’nin rolü en üst seviyede.
Dost düşman hiç kimse bunu inkâr edemez, edemiyor da nitekim.
Türkiye hiç bugünkü kadar güçlü olmamıştı.
İlber Hocanın dediği gibi, bunu da bilmek lazım.
Suriye yönetimine entegre olunduktan sonra, terörde ısrar etmenin geçer akçe olmadığı da ortada.
Zaten eskisi gibi devam etmekte ısrar edilirse, başlarına neler geleceğini gayet iyi biliyorlar.
*
“Fes etti” şeklinde telaffuz edenler bir yana…
Fes başka, fesih başka orası malûm.
İçinde “fesih” geçen bir şarkımız veya türkümüz olmadığı için, şimdilik yazının başına bir fes geçirmekle yetindik. Gerekirse onu çıkarır, kalpak takarız.
ESAD’A YOL GÖRÜNECEK MECBUR
ABD, Suriye’yi teröre destek veren ülkeler listesinden çıkardı.
Tramp, Başkan Ahmet Şara’yı takdir ettiğini pek çok defa dile getirdi.
İki ülke arasındaki ilişkiyi iyi tutma niyeti var.
Aynı niyet Rusya’da da mevcut.
Rusya’ya sığınan ve o günden bu yana Rusya’da yaşayan Beşar Esad için de su ısınıyor.
Yakın bir zamanda Şara, Esad’ı isterse Putin zora girer.
Verse olmaz, vermese olmaz.
Kaçıp gittiği ülkesinde mahkeme Esad için idam kararı verdi.
O sebeple bir süre sonra Putin Esad’a şöyle söyleyecektir:
“Haritadan kendine bir ülke seç, seni oraya gönderelim.”
O fincanı ters çevirmeyecektin Beşar Efendi!
ÇEREZ
Tramp’a göre İran savaşında şimdiye kadar kullandıkları mühimmat, çerez.
Farklı kanallardan daha önce yapılan açıklamalara göreyse durum tam tersiydi.
Mühim kısmı kullanılmış, geriye az kısmı kalmıştı.
AMERİKAN TOPRAĞI
Tramp, Hürmüz Boğazını ABD toprağı ilan etti.
Yeni nesil komedyenler, eski nesil komedyenler, vefat etmiş mizah ustaları, yazarlar, çizerler, karikatüristler, şaka seven turistler…
Bugüne kadar hiçbiri bu seviyeye çıkamadı.
Hürmüz Boğazı ABD toprağı ise, İran nasıl elinde tutuyor, petrol taşıyan tankerlerden geçiş ücreti alıyor, ödemeyenin geçişini engelliyor?
ABD toprağından para mı kazanıyor İran?
İran ABD’den daha güçlü o zaman.
ÇAKARI ÇAKAN KAMERAYI ÇAKMAMIŞ
Çakarlı araç, eski bakana ait.
İçinde aranan suçlu kişiler çıkıyor.
Eski bakana sorulunca, haberi olmadığını söylüyor.
Aracı kiralamış, çakarı çaktırmış, sonra ne olduğunu bilmiyor.
Ona göre suçlu, kiralama şirketi.
Amerikan filmlerinden alışkın olduğumuz bir sahneyi hatırlattı. “Bir aksilik olur da yakalanırsanız, sizi tanımam.”
Aksilik denen şey de ihtimali varsa hep olur nedense.
Yüz tanıma sistemiyle içinde kim olduğu anlaşıldı.
Çakarı çakan, yüz tanıma sistemli kamerayı çakmamış.
*
Bu hadisenin en hoş tarafı kiralama ücreti.
Piyasada kiralama ücreti günlük 2.500 lira.
Bakan bey yıllık bin liraya kiralamış.
Normal şartlarda yıllık ücreti 912 bin 500 lira tutar. İndirim yaptığını varsaysak, 900 bine bağlamaya razı olabilir. 900 bin lira yerine sadece bin lira. Ne güzel dünya.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.