İstanbul’dan Zenzibar ve Balkanlar’a: ‘Türk Ruhu’nun, emanetin ve nöbetin izinde… (3)

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/08/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
İstanbul’dan Zenzibar ve Balkanlar’a: ‘Türk Ruhu’nun, emanetin ve nöbetin izinde… (3)

Makedonya’ya yaptımız iki günlük ziyaretin leziz hikâyesinin son bölümünü MTO Yönerim ekibimizden Muharrem Kartancı kardeşimin gittikçe ustalaşmaya başlayan işlek kalemiyle sunuyorum.

MTO farkı bu, işte. Zehir gibi yetişiyor insanlar. Zihni acayip Müslümanlaşıyor. Ufku sınır tanımayacak kadar açılıyor. İstikamet üzere dosdoğru yol alıyor…

Bu bölümde Gostivar’da ve Üsküpteyiz. Felsefe profesörü Numan Aruç ve parlak oğlu Mustafa ile giriştiğimiz entelektüel muhabbetin zirvesini yakaladığımız anı kaleme döktü Muharrem Hoca.

Keyifli, zihin açıcı okumalar… 

BİR ŞEHRİN ADINI YAŞATMAK

Konak’a geçtiğimizde Arnavut Müslüman bir abla karşılıyor bizi. Yusuf Kaplan Hocamızla tanıştırıldığında ayırdığı odaları beğenmiyor; “Hocalarımıza yeni odalar açacağım” diyerek başka odalara yöneliyor. Şehrin adının hakkını veriyor, misafirperverliği yaşatıyor.

Örtüsüyle, giyimiyle, güler yüzüyle Anadolu’dan dün gelmiş gibi… Dil başka, coğrafya başka; fakat İslam insanları birbirine benzetiyor, birbirine yakınlaştırıyor. Aynı kıble, aynı ezan, aynı mahremiyet duygusu, aynı misafirperverlik…

Numan Hocamız bizi istirahate saat 07.30’da, hemen Konak’ın karşısındaki börekçide kahvaltıda buluşmak şartı ile gönderiyor…

Sabah namazında hemen yanı başımızdaki Mahalle Camii’nden yükselen ezanla uyanıyoruz. Ezan tıpkı Anadolu ezanı gibi geliyor kulağımıza. Gür, özgüvenli, tanıdık, ‘Türk Ruhu’nun bestelediği ezan…

SORULAR CEVAPLARDAN SOYLUDUR

Sorular hazır. Sorulmuş sorular var, sorulacak sorular var; konuşulacak o kadar çok mesele var ki bir saniye bile sessizlik olmadan zaman akıyor.

Sohbetin merkezine bir cümle yerleşiyor:

“Türk ruhu insanlığa umut olacak tek çare. Ama Türk ruhunu dünyaya anlatacak, sunacak Türkler yok ortada.”

Türklerin Acem, Vehhabi ve Arap siyasetine angaje olarak pek çok konuda kendi aklını rafa kaldırdığı teşhisi üzerinden konuşmaya başlıyoruz.

Yusuf Kaplan Hocamızın “Sorular cevaplardan soyludur” sözü, sohbetin ruhunu belirliyor. Bir cevap yeni bir soru doğuruyor, bir soru başka bir kapıyı açıyor.

Ve mesele giderek derinleşiyor:

Türk ruhu nedir?

Burada “Türk ruhu” derken ırkî bir üstünlükten değil, bir medeniyet ve kültür zemininden söz ediyoruz. İslam’la mayalanmış, tarih içerisinde şekillenmiş bir medeniyet birikiminden…

Yusuf Hoca’nın ifadesiyle:

“Türk ruhu mefhumunun içini dolduracak olan bizzat Osmanlı ruhudur.”

Mesele Osmanlı’yı kuru bir nostaljiye dönüştürmek değil; Osmanlı tecrübesinin insanlığın bugün içine düştüğü büyük buhran karşısında ne söyleyebileceğini yeniden düşünmek.

İnsanlık savaşların, yalnızlığın, aile krizinin, kimlik bunalımının, tüketim tutkusunun ve anlam kaybının kuşatması altında. Böyle bir dünyaya söyleyecek sözümüz, yalnızca “Biz bir zamanlar büyüktük” cümlesinden ibaret olamaz. Geçmişin mirasını geleceğin diliyle yeniden kurmak zorundayız.

İSTANBUL’DAN DÜNYAYA BİR MEDENİYET SÖZÜ

İşte İstanbul’un ve MTO’nun anlamı burada beliriyor: İstanbul’dan dünyaya bir medeniyet sözü söyleyebilmek;

Zanzibar’da bir eğitim ocağı kurmak isteyen insanı, Gostivar’da yüz kitap okutmaya çalışan öğretmeni; Balkanlar’da emaneti taşıyan aileleri; öncü ve örnek kişilik Numan Hoca’yı aynı büyük fikir etrafında buluşturabilmek…

İnsan yetiştirmek. Ruhu diri tutmak. Emaneti geleceğe taşımak. Hakikati yeniden insanlığın önüne koyabilmek. Nöbet halinde olduğumuzu unutmamak!

Saat 09.30’da havaalanına yetişmek için yola çıkmamız gerekiyor. Zaman ne kadar hızlı akıyor…

Şehir içinde yürüyor, insanlarla selamlaşıyor, bir mezarlığı ziyaret ediyor, ardından arabaya ulaşıyoruz.

Şar Dağları’nın eteklerindeki köylerin hikâyelerini Numan Hocamızdan dinleyerek havaalanına doğru yol alıyoruz.

Dağlar, köyler, camiler, çeşmeler… Bir gecenin ve bir sabahın içine sığan koca bir tarih…

“MUSTAFA SİZE EMANETİMDİR.”

Ve havaalanında Mustafa, Yusuf Kaplan Hocamıza emanet ediliyor.

Babası yüreğinin en derin yerinden kopan sözlerle:

“Ben olmasam da ümmet için, Türk ruhunu dünyaya hâkim kılmak için güzel bir tarih felsefecisi olarak yetiştirin Mustafa’mı. Mustafa ‘Siz’e emanetimdir.”

Sarılıyoruz. Ayrılamıyoruz. Yürüyoruz, yine dönüp sarılıyoruz. Vedalaşıyoruz, kopamıyoruz.

Kalplerimizi birbirine emanet ediyoruz.

Uçuş için yürümek zorundayız. Bedenen ayrılıyoruz; ruhlarımızı birbirine emanet ederek…

ÜÇ GÜNÜN BİR ÖMRE SIĞMAYAN HİKÂYESİ 

Uçakta başımı geriye yaslıyorum.

İstanbul geliyor aklıma. Kısıklı geliyor. Zanzibar geliyor. Gostivar geliyor. Debre geliyor. Üsküp geliyor.Şar Dağları geliyor.

Köy düğünü, Mahalle Camii’nin ezanı, buz gibi çeşme, gece yarısı bitmeyen sohbet, sabah börekçisindeki sorular geliyor.

Ve en son Mustafa’nın babasının sesi:“Mustafa ‘Siz’e emanetimdir.”

Bir anda üç günün bütün hikâyesi tek bir çizgide birleşiyor.

İstanbul’da MTO ile bir medeniyet mektebi kurmaya çalışan hocamız; Zanzibar’da bir eğitim ocağı kurmaya çalışan amcamız; Gostivar’da çocuklarına yüz kitap okutmaya çalışan öğretmenler, Balkanlar’da düğünleriyle, camileriyle, aileleriyle ‘Türk Ruhu’nu yaşatan insanlar, Numan Hoca…

Türk ruhunu yeniden diriltmek de bir üstünlük iddiası değildir. İslam’la mayalanmış bir medeniyet şahsiyetini yeniden anlamak; onu ilimle, sanatla, ahlakla, eğitimle ve güzel insan yetiştirme çabasıyla geleceğe taşımaktır.

İstanbul’un önümüzdeki asırdaki asıl vazifesi belki de burada düğümleniyor: Kendi medeniyet hafızasını nostaljiye hapsetmeden yeniden düşünmek, yeniden üretmek ve insanlığa yeniden söylemek.

Çünkü mesele yalnızca kendimizi kurtarmak değil; insanlığın içine düştüğü büyük buhrana bir çıkış yolu gösterebilmek.

“Dünya bize gebe, biz hakikate.”

Öyleyse bize düşen; hakikate yeniden doğmak, ruhu ayağa kaldırmak, çileyi göze almak ve emaneti bizden sonraki nesle alnımızın akıyla teslim etmek.

Üç Gün Ne Kadar Uzun Yaşanabilir?


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026