SDG’de son dokunuşu Ankara mı yaptı?

Yahya Bostan
Yahya BostanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/08/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
SDG’de son dokunuşu Ankara mı yaptı?

İsrail’in İdlib’deki Ebu Zuhur Üssü’ne saldırısı üzerine “Bu saldırılar süreci belki yavaşlatır ama durduramaz” diye yazmıştım. Saldırının dumanı tüterken, İsrail’in akıntıya karşı kürek çektiğini gösteren önemli gelişmeler oldu. Suriye teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarıldı. SDG kendisini feshetti. Beyrut ve Şam arasında dikkatlerden kaçan önemli bir uzlaşıya varıldı. Bunların hepsini konuşacağız ancak önce İsrail içinde yapılan bir tartışmayı anlatmam gerekiyor.

Netanyahu’nun seçim ayarlı Ebu Zuhur saldırısı İsrail kurumsal kapasitesiyle ilgili önemli bir tartışma başlattı. Trump’ın elçisi T. Barrack’ın “İsrail kurumları arasında koordinasyon eksikliği olabileceği” vurgusu Tel Aviv’de aşağılayıcı bir çıkış olarak yorumlandı. “Birbirlerinden haberi yok” demekti bu. İsrail Savunma Bakanı Katz, bu saldırıyı İsrail ordusunun istediğini söylerken, “içeriden” basına konuşan askeri yetkililer savunma bakanını yalanladı.

Artık çok sayıda aktörün kabul ettiği gerçek şudur: Netanyahu, şov ve oy uğruna İsrail kurumsal yapısını by-pass etmekte, ordusunu “NATO’nun ikinci büyük ordusuyla” (TSK) karşı karşıya getirmekte, ülkeyi stratejik kazanım elde edemediği çok sayıda çatışmaya sokmakta, ABD ile arasında açılan makası büyütmektedir (ABD’deki İsrail lobisi Thomas Barrack’ı hedef alırken, Trump sosyal medya paylaşımlarıyla elçisine destek oldu. Yani dedi ki… “Barrack benim adıma konuşuyor.”)

GÜVENLİK BÜROKRASİSİ HOMURDANMAYA BAŞLADI

Bu tablonun İsrail’de alarm zilleri çalmasına yol açtığı yapılan analizlerden anlaşılıyor. İsrail medyasında Türkiye’ye parmak sallayan ifadelere bakmayın. İçeride ciddi bir tartışma var. Üstelik bu tartışma İsrail güvenlik ağıyla bağlantılı kurum ve kuruluşlara da yansımış durumda.

Bir örnek, İsrail istihbaratıyla içli dışlı olan (çalışanlarının çoğu askeri istihbarat ve Mossad emeklisi) The Institute for National Security Studies isimli enstitünün saldırıyla ilgili yayınladığı analiz. Netanyahu’ya uyarılarda bulunuyorlar. Diyorlar ki… “Bir. Ebu Zuhur’a saldırının amacı İsrail ordusunun hareket serbestisini korumaktı. Ama ters etki doğurabilir. ABD’nin kurmaya çalıştığı çatışmasızlık mekanizması İsrail’in elini kolunu bağlayabilir. İki. Sürekli “kırmızı çizgi” koymak diplomatik manevra alanını daraltır, kontrolsüz tırmanma dinamikleri hızlanır. Üç. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine radar, elektronik harp veya hava savunma sistemi konuşlandırılmasıyla; kendi güneyine ya da KKTC’ye konuşlandırması arasında operasyonel fark yok. Bu tür sistemlerin varlığı, İsrail’i haklı çıkarmaz. Dört. Türkiye’nin Suriye’deki (ve Doğu Akdeniz’deki) varlığı ve etkisi bir gerçekliktir, bu askerî güç kullanılarak ortadan kaldırılamaz.”

KÖTÜ ÇİZİLMİŞ BİR KARİKATÜR GİBİ

Netanyahu’nun İsrail’i bölgede tehlikeye attığı, Tel Aviv’i gelecek yüz yılı şekillendirecek “yeni bölgesel mimarinin” dışında bıraktığı artık “içeride” de daha net görülüyor. Bu kapsamda, Suriye’nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılmasını bir dönüm noktası olarak kabul ediyorlar. Bu gelişmenin ne anlama geldiğini, yine Netanyahu koalisyonuna yakınlığı ile bilinen The Jerusalem Post yakalamış. Gazete diyor ki… “ABD’nin ‘terörü destekleyen devlet’ olarak nitelendirdiği bir ülkeye saldırı düzenlemek bir şeydir. ABD’nin; istikrarı ve yeniden inşası için siyasi ve mali yatırım yaptığı bir ülkeye saldırmak bambaşka bir şey” (ABD bu kararını açıkladığı sıralarda İsrail Savunma Bakanı Katz, çelik yelekle çıktığı işgal altındaki Hermon Dağı’ndan Şam’a parmak sallıyordu. Dışarıdan bakılınca; İsrailli yöneticiler, şov ve oy odaklı bu çıkışlarıyla kötü çizilmiş karikatürlere benziyor.)

SDG KİLİDİNİ ANKARA MI AÇTI?

SDG’nin feshiyle uzun zamandır yürütülen bir süreç nihayete erdi. Türkiye için öncelikli güvenlik tehdidi ortadan kalktı. İsrail’in Suriye’yi bölme ve zayıflatma çabasında en önemli araç elinden alındı. Geriye Süveyda kaldı. Tam da bu sırada ayrılıkçı Dürzi grubun lideri El Hicri’nin İsrail’e şükranlarını sunması ve “kendi kaderini tayin” hakkından bahsetmesi bundan sonra odağın buraya kayacağını gösterir.

SDG’nin feshi aynı zamanda Terörsüz Türkiye sürecinin bir parçasıdır ve Ankara’nın pozisyonunu destekler. İşin Türkiye yönüne bakarsak… TBMM’de 467 oyla kabul edilen çerçeve yasanın gerektirdiği şartları karşılayan Irak ve Suriye’deki örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönmesi bekleniyordu. Ankara, SDG’nin entegrasyonu için Suriyeli olmayan teröristlerin Suriye’den çıkarılmasını şart koşuyordu. Lübnan merkezli El Mudun’un Suriyeli kaynaklara dayandırdığı haberden öğreniyoruz ki… Ankara, Türkiye’den SDG’ye katılan bazı isimlere Suriye vatandaşlığı verilmesi talebine itiraz etmedi. Bu isimler muhtemelen Suriye’de kalacak. Yani? Ankara’nın zımni onayıyla SDG’nin entegrasyonunu geciktiren önemli bir pürüz giderildi. Ve Terörsüz Türkiye dosyası Suriye bağlamında hafifletildi.

Yazıyı bitirirken dikkatlerden kaçan son gelişmeyi aktarayım. Lübnan ve Suriye önemli bir uzlaşıya vardı. İki ülkeyi birbirine bağlayan demiryolu bağlantısına ilişkin genel çerçeve belirlendi. Bu hattın, Türkiye-S. Arabistan arasında inşa edilen Hicaz Demiryolu Hattı’na bağlanması kararlaştırıldı.

Bir haftaya sığan bu devasa gelişmeler “yeni bölgesel mimarinin” oluşumunda “gaza basıldığını” gösteriyor. Bir yol kazası olmazsa bu şablon gelecek yüzyılı etkileyecek. İsrail dışarıda kalıyor. Parmak sallaması bundan.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026