Miçotakis birden aşka geldi, coştu.
Yorgo’nun meyhanesinden geç vakit çıkıp sokakta yalpalayarak yürürken heyyt diye bağıran külhanbeyi gibi konuşmaya başladı.
Ne dedi?
“Karasuları sınırını 12 mile çıkarma haklarının saklı olduğunu” beyan etti.
Öyle, saklı hakikaten. O kadar saklı ki, aramakla bulamazlar.
Kazara bulacak olurlarsa, papazı da bulduklarının resmidir.
*
Yunanistan tarafından adalara yapılan asker ve silah yığınağına Türkiye tepki gösteriyor. Hemen harekete geçmemek, sabrımızdan ötürü.
Fakat Miço, bizdeki sabrı yanlış değerlendirmekte. Bununla da kalmıyor ve “Yunanistan nasıl silahlanacağı konusunda kimseden izin almayacaktır” diye konuşuyor.
*
Bak hele Miço, beri bak.
Sana izin veririz yahut vermeyiz demiyoruz ki.
Farkında değil misin?
1947 Paris anlaşmasında atılan imzalar var. O imzalar boşuna atılmadı.
Yunanistan ve Türkiye arasındaki adalarda asker ve silah bulundurmama şartı var.
Gayri askerî statüdeki adalar, gayri ahlâkî statüdeki kafalar yüzünden sıkıntıya sebep oluyor.
*
Miço’nun ve Yunanistan’ın iyiliği için iki cümle daha edelim.
İsrail’in dolduruşuna gelip de Aşil kalkanına fazla güvenmeyesin.
Biz Aşil’in zayıf noktasını biliriz.
NORMALMİŞ
İBB casusluk davasında yargılanan Bay Hüseyin, derin irtibatları olan bir eleman.
CIA ve MOSSAD ajanlarıyla ilişkileri hakkında savunma yaparken “Hayatın olağan akışı içinde normal olduğunu” söylediği ortaya çıktı.
Casuslarla görüşmek, bilgi alışverişinde bulunmak, hayatın olağan akışı içindeymiş, normalmiş.
O nasıl bir akıştır, anlayamadık.
Sanki çok sıradan bir durum!
Herkes sabah kahvaltı sonrası ilk iş olarak CIA ajanlarıyla görüşür, öğle yemeğinden sonra da MOSSAD ajanlarıyla.
Akşam yemeği sonrası İngiliz Dış İstihbarat Servisi (MI6) ekipleriyle toplantı yapar.
Gece ise kiminle isterse onunla buluşur.
Sıradan, olağan bir faaliyet.
Bu kafaya göre niye suç olsun ki?
Alt tarafı biraz manipülasyon yapılmış.
“Gerçek zamanlı dijital istihbarat” toplanmış, seçmen gruplarına yönelik geçim desteği, madde bağımlılığı ve Suriyeli sığınmacılara ilişkin özel politika içerikleri hazırlanmış.
HATIRA FOTOĞRAFI
Tramp Beyaz Saray’da hangi heyeti kabul etse, kendisi masaya kuruluyor, gelenleri arkasına diziyor.
Sekiz kişi, on kişi, on beş kişi, hep aynı.
Hatıra fotoğrafı çektirir gibi dikiliyorlar.
Bay başkan arkasına dönerek konuşuyor.
Bazen tam dönemiyor.
Arkadan biri konuşunca dönüp ona bakmaya çalışıyor.
Boynu tutulacak.
Koskoca Beyaz Saray, bu duruma bir çözüm bulamamış.
Protokol yetkilileri biraz daha düşünmeli.
TOGG’UN DEPOSU
Mazota zam gelince cevval gazetecileri bir merak sardı.
Anlamlı sorularla halkın karşısına çıktılar.
“Togg’un deposu kaç liraya dolar?”
Ayıptır söylemesi, adamlar Togg’a yakıt deposu koymamışlar.
Egzozu bile yok.
TOKALAŞMA
Kemal Bey ile Özgür Bey, iki günde iki defa tokalaştılar diye çok eleştiren oldu.
Kendi kitlesi tarafından pösteki gibi yerden yere vurulan Özgür Bey, mecburen savunmaya geçti. Yaş dedi, kuru dedi ama kimseyi ikna edemedi.
İki günde iki defa tokalaştılarsa, dört günde kaç defa tokalaşırlar, yaşları kaçtır, havuz ne kadar zamanda dolar?

