|
Papaz her gün pilav yemez

Değerli arkadaşım Salih Tuna, geçenlerde yazısını çok hoş bir sözle bitirmişti.

“Ölüler de sanıyor ki diriler her gün helva yiyor.”

Trafik kurallarının uzun tecrübeler sonucu şekillendiği malûm.

Atasözleri ve deyimlerimiz ise çok daha uzun tecrübelerin mahsulü.

Kimi yüzyıllara dayanır, kimi bin yıllara.

Hepsi de uzun lafın kısası, sözün özü.

Lakin yerinde kullanmak gibi bir şart her zaman için geçerli.

Bugün bazı atasözleri ile sözü tamam edeceğiz.

Seçin, beğenin ve yerini bulduğunuzda çekinmeden kullanın.

Dedenizin, babanızın malı gibi...

*

Yemen’e giden kahve götürmez.

Enik büyür it olur, yavşak büyür bit olur.

Bizim evde yalanırsın, Kirkor’un bağında ürürsün.

İslam’ın şartı beş, altıncısı haddini bilmek.

Aç kurt, aslana saldırır.

Bacağında donu yok, başına fesleğen takar.

Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda.

Kaba ağacın gürlemesi dal ile, koç yiğidin övünmesi mal ile.

Serçenin gönlünden şahinlik geçer.

Merkebin kulağını kesmekle küheylan olmaz.

Üveye etme, özünde bulursun; geline etme, kızında bulursun.

Yılanı ben tutayım, gözüne sen bakasın.

*

Mescit mumunu yiyen kedi kör olur.

Dört günlük seyisliği var, kırk yıllık fışkı karıştırır.

Atlı ile yayanın yoldaşlığı olmaz.

Bir para verdim oyuna girdim, beş para verdim kurulamadım.

Eşeğini sağlam bağla, sonra komşunu hırsız çıkarma.

Küstüğün dağın odununu yakma.

Dostun sertinden korkma, düşmanın yumuşağından kork.

Her gittiğin yerden bir duman çıkıyorsa, kendine bir bak.

Horoz öldü, kervan göçtü, sohbet kocakarıya kaldı.

Merdivenin alt başında bir yalan söyler, yukarı çıkar kendi inanır.

Dün Müslüman ettiğimiz, bugün bize cami yolu gösteriyor.

*

Sıçan, deliğine sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.

Kürk ile börk ile adam olunmaz.

Deniz kaymak olmuş, fukaranın kaşığı bulunmamış.

Her delinin başına bayrak dikilse, bedestende bez kalmaz.

Mest olanın destine tir ü keman vermek neden?

Ne umarsın bacından, bacın ölüyor acından.

Her gece Kadir Gecesi olsa, Kadir Gecesi’nin kadri bilinmez.

Deliyi düğüne davet etmişler, burası bizim evden iyi demiş.

Salavat kapıdan girince, şeytan bacadan çıkar.

Demirin çürüğü demirden olur, yiğidin çürüğü gamından olur.

Köpek arabanın gölgesine yatmış da araba benim sanmış.

*

Avını vuramayan, silahından bilir.

Gezen tilki, yatan aslandan yeğdir.

Horozun uçacağı yer küllüğe kadardır.

Abdalın korkağı, taşın büyüğüne sarılır.

Eğri ağaca yayım deme, her gördüğüne dayım deme.

Dilim, seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.

Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır.

Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun.

Misafir gelmeyen yere, bereket gelmez.

Hoca gelmişken ölen ölsün.

Deliyle bal yiyeceğime, akıllıyla taş çekerim.

Her aklımı sana vereyim de ben değirmenci mi olayım?

Namaz kıldıran hocaya niçin önce soluna selam verdin demişler, köyün ağası o taraftaydı da ondan demiş.

Öküzün ne çektiğini, kayışa sor.

#Salih Tuna
#Yemen
#Müslüman
9 yıl önce
Papaz her gün pilav yemez
‘Mutlaka döneceğiz’ ya da Nekbe’dir yaramızın adı
O güne geri dönmek
‘İletişim aklı’
Bir sen bir ben bir de aile
Deprem gerçeği, ekonomi güvenliği ve TOBB Genel Kurulu’ndan yansıyanlar