Andan mahrum olma tedirginliği

Ömer Türker
Ömer TürkerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 27/07/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Andan mahrum olma tedirginliği
Arşiv.

“Hep tarihten bahsediyorsunuz, günümüze gelin artık!” cümlesinde özetlenen eleştirinin dördüncü sebebi, “gelenek” kelimesinin ihtiva ettiği muhafazakarlığın tuhaf bir şekilde yanlış anlaşılması. Türkiye’de geleneğe atıfta bulunmak ile muhafazakarlık arasında özdeşlik kurma eğilimi var. Bu eğilimin bir dereceye kadar haklılığından bahsedilebilir. Fakat bu eğilim içinde olan kişilerin gerek geleneğin gerekse muhafazakarlığın kapsamı hakkında açık seçik bir kanaati yok. Gelenek ve muhafazakarlığın ne anlama geldiği hakkında kanaatleri yok demiyorum. Bu kavramların neleri kapsadığı ve neleri dışarıda bıraktığına dair zihinlerinde neredeyse hiçbir belirginlik bulunmuyor. Bu nedenle de gönüllerinde ve zihinlerinde İslam mirasına oldukça dar bir yer vermişler. İslam düşüncesi hakkındaki konuşmalar, gönüllerindeki dar yeri biraz aşsın endişe ve tehevvüre kapılıyor ve günümüzde olmanın zorunluluğundan dem vurmaya başlıyorlar.

Öncelikle şunu ifade edeyim: Dünyanın geri kalanında olduğu gibi İslam dünyasında da modernleşme devlet aklının verdiği bir karardır. Bırakın binlerce yıldır kıtalararası devlet kurup yönetmiş ve İslam döneminin bin yılına damgasını vurmuş bir milleti, kıyıda köşede küçük bir topluluk halinde kendi haline yaşamaya çalışan bir millet dahi bir siyasi ve içtimai düzenin varlığını idame ettirebilmesi zorunlu olan bilgiler bütününe bigane kalamaz. Yine bırakın İslam gibi insanlık tarihini değiştiren ve bin küsur yılını belirleyen büyük bir medeniyeti, herhangi bir medeniyet içinde kendi varlığını muhafaza etmeye çalışan bir medenî topluluk dahi sözü edilen bilgiye kayıtsız kalamaz. Dolayısıyla bir siyasi ve içtimai düzenin varlığını sürdürmesi için zorunlu bilgi ve maharetlerin kazanılması anlamında modernleşme zaten tartışma konusu değildir. Bu sadece Batı’yla karşılaşma tecrübesinin başlarında çok kısa süre yapılmış ve vakıanın ne olduğu fark edilir edilmez bitmiş bir tartışmadır. İslam dünyasının hiçbir yerinde üniversitelerde Câbir b. Hayyan’ın kimya kitaplarını, İbn Sînâ’nın tıp kitaplarını, Harezmî’nin matematik kitaplarını okutalım, Batı Avrupa’da ortaya çıkıp dünyaya yayılan fizik ve matematik bilimlerden ve teknik gelişmelerden vazgeçelim diyen bir akım hiçbir zaman olmadı.

Öyleyse sorun nerede? Tartışmanın olduğu ve istesek istemesek devam edeceği alan, inanç ve değerler alanıdır. İşin bu kısmının doğru kavramı kesinlikle “modernleşme” değil, “Batılılaşma” kavramıdır. Evet, Batılılaşma kavramı, modernleşme kavramıyla ilişkilidir. En azından dünyadaki hâkim güçler, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren içinde yaşadığımız dünyaya dair yeni bilgi, maharet ve teknolojileri aktarmak anlamında modernleşmenin Batılılaşmayı gerektirdiği görüşünü dayattılar. Hala da bu dayatmayı eğitim sistemlerine müdahale ederek kendi tarih ve geleneklerine yabancılaştırdıkları yerel temsilcileri aracılığıyla sürdürüyorlar. Onlarca ciddi düşünür söz konusu tavrın yanlış olduğunu dile getirmiş ve konuyla ilgili binlerce çalışma yapılmış olmasına rağmen milletçe bizim gündemimizin görünen yüzünü maatteessüf on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarsındaki hissiyat yönlendiriyor.

Hiç kuşkusuz bunda yaşadığımız toplumdaki birbirine kapalı dünyaların büyük etkisi var. Yani içinde yetiştiğimiz ve bir şekilde bulunmaya devam ettiğimiz sosyal çevreler önemli ölçüde birbirine kapalı. Bu sebeple de çevrelerin birbirleri hakkındaki kanaatlerinin önemli bir kısmı ya çoğunlukla eksik veya yanlış duyumlara ya da bir şekilde şahsi tanışıklıklara dayanıyor. Oysa her iki bilgilenme biçimi de yeterince sıkıntılıdır ve ilgili konu hakkında hakikate ulaştırmaktan uzaktır. İlginçtir, bu durumun belirli bir zümresi yok. Yani herhangi bir nizami eğitim görmemiş kişiler de böyle, eğitim basamaklarının en üst seviyesindeki üniversite hocaları da böyle. Hepimiz aynı durumdayız. Herhalde bunun tek istisnası, hususen ilgi duyup da akademik veya yarı akademik araştırma yapan kimseler. Bu durum bizi farkında olalım veya olmayalım birbirimizin söylemlerine karşı körleştiriyor, daha da kötüsü, ortak inanç ve değerler manzumesini işlevsiz hale getirmeye başlıyor. İşte tartıştığımız konu da körleştiğimiz meselelerden biri. Bizimle aynı inanç ve değerler manzumesine mensup olduğunu düşündüğümüz insanların bir kısmı bile sanki duya duya sağır kalmış gibi Fahreddin er-Râzî, Cürcânî, Teftâzânî veya Konevî adından bir müddet sonra irkilmeye başlıyor. Tuhaf bir şekilde içten içe “andan mahrum olma korkusu veya tedirginliği” yaşıyor. Halbuki hepimiz, anı anlamlı kılma ve kendimize ait bir yorumuna ulaşma, görüşümüzü genişletme ve derinleştirme çabasındayız.

Pekâlâ, bu korku ve tedirginlik tamamen vehim midir yoksa mazur gerekçelere sahip midir? Kanaatimce bunu hangi kesim için sorduğumuza bağlı olarak tahlil etmek gerekiyor. Fakat farklı kesimleri ilgilendirecek şekilde tahlilin bir yolu var: “çağdaş İslam düşüncesinin” hem bir terkip olarak kendisini hem de değişen gündemlerinin sıhhatini masaya yatırmak.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026