İrtica demek, ne demek?

Özlem Albayrak
Özlem AlbayrakYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 05/10/2006, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
İrtica demek, ne demek?

Tam da TESEV''in anketinden “başörtülülerin azaldığı” sonucu çıkmış, yani “teyakkuzdaki laikçiler bir parça rahatlamışlardır artık” yanılsamasıyla –bu anketin tek iyi ciheti olarak- örtülülere sistemin tarizinden bir süreliğine de olsa yakayı kurtarma ihtimali doğduğunu sanmış ve mahcup da olsa bir memnuniyet duymuşken, yeniden sarsıldık. Meğer “irtica” tehdidi sürermiş.

Bir zamanlar medyaya baş tacı veriler sunan TESEV''in bugünlerde çeşitli eleştiriler yoluyla çit dışına sürülmesiyle bu anket sonuçlarının bir ilgisi var mıdır bilemem. Bildiğim başörtülüler azalmış olsa da, bu gelişme irtica kontrolörlerinin gönlünü müsterih kılmaya yetmemiş.

Cumhurbaşkanı Sezer''e göre, laik cumhuriyeti korumak için temel hak ve özgürlükler kısıtlanabilirmiş. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt da, kimse bizi kandıramaz mealinde “irtica vardır” buyurmuş.

Bu sözler, “kızları Arabistan''a kovmak” gibi bir provoke dilinin, ''ya herro ya merro''cu kaba totaliter repliklerin sularında henüz gezinmiyor olsa da, konunun bütün açılışların ağız alışkanlığına dönüşmesi, bu yaklaşımın ivmesi giderek artan bir ''ayrımcılığa'' vardığı sonucunu da bırakmıyor değil elimize.

Çünkü, “Laiklik için hak ve özgürlükler sınırlanabilir” dili, kimin dili olursa olsun, milyonlarca vatandaşı ve badirelerle elde edilmiş kazanımları yok sayma noktasına vardığı için, o dilden çıkan sözler faşizandır.

“İrtica” ise öteden bu yana devlet söyleminde, din şemsiyesine alabileceğimiz bütün değerlerin marjinalize edilerek kodlanmış formu olarak kullanıldı. Bunun içine başörtüsü de girdi, Hizbullah da, muhafazakar kadrolaşma bağlamında da kullanıldı, vatandaşın namaz niyaz meselelerini de kapsadı. Ve dini değer ifade eden her şeyin devletten olduğu gibi, toplumsal yaşamdan da dışlanması projesi kapsamında, suç isnadıyla anıldı. Ancak artık bu isnad, “görmediğimiz neyi görüyorlar ki, böylesi pervasızlar” sorusuna yola açan bir şedidliğe ulaştı. Her şey aynı çünkü; zaten yasaklı olan başörtüsü azaldı, cemaatlerin sisteme karşı tehdit oluşturabilecek yönelimi tespit edilemedi, siyasette ''aşırı''yı bırakın ortalama muhafazakarlığın bile altına düşen, ancak merkez sağ tanımına girebilecek icraatlarıyla şaşırtan hükümetin dindarlıkla değil kitlesellikle malul uzlaşmacı yaklaşımları tahriklerle bile sapma göstermedi.

Öyleyse bu ''pratik'' eksikliğine rağmen “rejimi devirmeye çalışan şeriatçılar” algısı nereden geliyor.

Sebeplerin ilki, tek tek üyelerinin yaşantısı üzerinden varılan bir sonuç olarak dini eğilimler taşıdığı varsayılan bir yönetimin başta olması; bu vesileyle dinin, seküler-modern hayat algısını yayan medyanın merakını mucip olması, dolayısıyla daha görünür kılınması sayesinde ''din çoğalıyor'' yanılsaması doğması ve bu yanılsamanın cumhuriyet eliti nazarına ''Türkiye muhafazakarlaşıyor'' izlenimi-korkusunu düşürmesi. Aslında irtica, herkesin sezdiğini açıkça söylemek gerekirse, “rahatsızlık duyulan ama açıkça dillendirilemeyen İslam ve siyaset” bileşimine karşı ideolojinin geliştirdiği tek “balans” aracıdır ve bu söylemin şu dönemdeki meali de, “bu hükümeti istemiyoruz”dur, her ne kadar hükümet kanadından iyi niyetli “irtica yok, durum kontrolümüz altında” açıklamaları gelse de.

Diğer sebep de, 28 Şubat rahatlığı. O dönemde yakılan fitilin ateşi sönmüş olsa da, dumanının hala tütmesi yani. İslamcıların –olması gerektiğinden fazla bile- özeleştiri yapmış, sistemle uyumsuzluklarını törpülemiş olmalarına karşın, karşı cephenin ''darbe severlik'' konusunda asla taviz vermemiş, gördüğü suskunluğu da haklılığına vermiş oluşu, bir başka mesned teşkil ediyor bu pervasızlığa anlayacağınız.

Aramızdan birisi “dokunursam patlar” kaygısını aşıp da, ''Şunu bir sorgulayalım'' niyetine üzerine bir kova su dökmedikçe de, ''irtica söylevleriyle'' tütmeye devam edecek. Vatandaş da “Et tekraru Ahsen” diye tekrarlana tekrarlana trajediden komediye dönmüş bu retoriği –istese de istemese de- dinlemeye...

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026