Yeni Türkiye bunlara batıyor!

00:0013/10/2014, Pazartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Sevda Türküsev

Bunlar asla akıllanmayacak kadar kör ve hırslarının esiri olmuşlar. Diğer taraftan ise "Yeni Türkiye" gerçeğini kabullenmeyecek derecede patolojik bir hal içindeler.Açıkçası rahatsızlar, her bakımdan rahatsızlar…Ülke yeni bir döneme girmiş, halk eski halk değil ama bunlar hala eski taktiklerle hükümet devirme çabasındalar. Tabi eskiden bizde adet "bir gazete manşetiyle hükümet devirmek" olduğu için, yeni Türkiye"nin yeni halini kavramada güçlük çekenler, halkın karşısındaki yenilgilerini hazmetmekte

Bunlar asla akıllanmayacak kadar kör ve hırslarının esiri olmuşlar. Diğer taraftan ise "Yeni Türkiye" gerçeğini kabullenmeyecek derecede patolojik bir hal içindeler.

Açıkçası rahatsızlar, her bakımdan rahatsızlar…

Ülke yeni bir döneme girmiş, halk eski halk değil ama bunlar hala eski taktiklerle hükümet devirme çabasındalar. Tabi eskiden bizde adet "bir gazete manşetiyle hükümet devirmek" olduğu için, yeni Türkiye"nin yeni halini kavramada güçlük çekenler, halkın karşısındaki yenilgilerini hazmetmekte sıkıntı içindeler.

Güya halkçı geçinip halkı küçümseyen zihniyetlerin kabullenemediği yeni Türkiye"nin halkı artık huzur istiyor. Bizler yıllardır ülkeyi geziyoruz, halkın içindeyiz ve halkın isteklerini beklentilerini okuyoruz ve sonrada yazıyoruz. Büyük şehirlerdeki sırça köşklerinden veya evlerinden sadece televizyonlardan bu halkı okuyamayanların hüsrana uğramalarına şahsen hiç şaşırmıyorum. Kendileri eski köye yeni adet getirmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü onlar eski Türkiye"de vesayet dönemlerinden nemalandıkları için yeni Türkiye bunlara batıyor!

Son, bir buçuk yılda ve son yedi günde ülkede savaş çıksın diye canla başla gayret edenlerin tek dertleri bu!

"Nasıl olur da halk sokağa çıkmaz, neden bu halk sokağa çıkıp iç savaş çıkartmadı, halkı neden eskisi gibi tahrik edemiyoruz?!"

İşte bu sorularla adeta kafayı yemek üzereler.

Evet, neden mi halk sokağa inip iç savaş çıkarmıyor, tahrik olmuyor ve siz ancak provokatörlerle iş birliği halindesiniz?

Çünkü sizin okuyamadığınız bu halk akıllandı…

Siz bu halkı okumayı bilmediğiniz için artık yazdığınız senaryolarda tutmuyor.

Kürt vatandaşların çözüm sürecinden memnun olduklarını ve bu süreci sahiplenebileceklerini tahmin edemeyenlerin hayal kırıklıklarını, Selahattin Demirtaş"ın basın toplantısındaki halinde gördük. HDP, Diyarbakır annelerini de okuyamadı. O annelerin tepkilerini okuyabilselerdi, Kobani için insanları sokağa davet ettiğinde başına gelecekleri hesap eder, önceden susar, sonradan kendilerini kurtarmak için sağduyu çağrısı yapmazlardı.

Eskiden Kürt vatandaşlarını, ülkenin huzurunu kaçırmak için her türlü kullanıp, kendileri zevk-ü sefa içinde yaşayanların dönemi artık bitti. Sözümona Kürt vatandaşların hakları derler ama Kürt vatandaşların yaşama alanlarını yakıp yıktırırlar. Onları cahil bıraktıracak eylemlere yönlendirmek ancak farklı güçlerin amaçlarına hizmet etmek olduğunu artık Kürt vatandaşları da görüyor.

Gençlik artık eski gençlik değil. O yüzden ancak çocukları sokağa çıkararak etrafı yakıp yıktırabiliyorlar. Bunların ne çocuklar, ne analar, ne babalar; kısacası Kürt vatandaşları yani hiç kimse umurlarında değil!

Haftasonu Bayburt"taydık. Ziyaretimizin, Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın Bayburt"u ziyareti tarihine rastlaması ayrı bir güzel oldu. Halkın Erdoğan"a karşı sevgisini okumak hiçte zor değildi. Sadece Bayburt değil tüm Doğu, Güneydoğu, Anadolu insanı 100 yıldır ezilmişliğinin karşısında kendisini değerli hissetmenin kıymetini bilir. Hizmetin sadece büyük şehirlerde yaşayanların tekelinde olduğu günlerden bu günlere gelen yeni Türkiye"ye sıkı sıkıya bağlanmış, tutunmuş bir milletimiz var artık.

Evet, gençlik artık eskisi gibi değil… Bu bağlamda Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Boşnak vs… her kesimden birçok genç, Cihan- Birlik Gençlik Derneği"ni kurmuşlar. 41 ilde organize olmuşlar ve "Biz bu ülke için neler yapabiliriz?" derdine düşmüşler. Gençler sokağa çıkmak yerine memleketin her yerine bilgiyi ve eğitimi nasıl götürürüz çabasına girmişler. O gençlerin, o hallerini, o çabalarını görünce ülkem adına gurur duyuyorum. Annelerin doğurdukları evlatlar kütüphaneleri, müzeleri, okulları, hastaneleri, kamu malını vs yakmak yıkmak değil, bu gençler gibi "Bizde bu ülkede bir taş üste bir taş koyalım!" derdiyle, gayretiyle, amacıyla varlık göstermeliler.

Bir ülkeye zarar vermek isteyenler, o ülkenin kültürüne, tarihine saldırarak halkı eğitimli olmaktan uzak tutarlar ve sonra cahil ve eğitimsiz halkı istedikleri gibi kullanırlar. Kürt vatandaşların refahı için mücadele ettiğini söyleyenlerin sokak terörü taktikleri artık işe yaramayacak. Sen Kürt vatandaşın yaşam kalitesini, eğitim araçlarını, kültür miraslarını yak- yık sonrada çık "Bizim çabamız Kürt halkının selameti" de!

Buna artık kimse inanmıyor!

Bu ülkenin kırsalına 90 yıldır gitmeyen hizmet, son 12 yılda gitmiş. Halk nefes almaya başlamış, kendisini ifade etmeye başlamış. On yıllarca cahil bırakılan halk, artık huzur ve mutluluk istiyor, terör istemiyor! Diyarbakır anneleri bu anlamda çok önemli bir mesajdı ama bunu okuyamayan veya o halkı hala cahil zannedip dikkate almayan HDP ve kurmayları, artık eskisi kadar güçlü olmadıklarını görmüş oldular. Bunlar çözüm sürecini bozmak istedikçe halk direniyor ve direnecek…

Diğer taraftan Cemaat"in 30 Mart ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın verdiği mesajı alamaması dolayısıyla, hala hükümeti yıkma çabasıyla çırpınışlarının son noktası da haftasonu yapılan HSYK seçimleri oldu. Cemaat, savcı odası basıp hesap soracak kadar pervasızca yargı üzerinde hakimiyetini afişe etmeye çalışırken, HSYK seçimlerinden çıkan sonuçla uzun süre kendilerine geleceklerini zannetmiyorum.

Evet, onlarda uzun yıllardır bu ülke halkının manevi ve milli duygularını kullandılar; halada tabandaki mensuplarını kullanmaktalar. Cemaat"in elitist burjuva zihniyeti, aynı CHP"de olduğu gibidarbe zihniyetiyle yaşayan ve vesayetten, darbelerden beslenenlerde olduğu gibi halkı kullanmaktır. Cemaat de kendi yapılanmasında yıllarca bunu uyguladı.

Gezi olaylarından bu yana birlik ve beraberlik içinde çalışan Cemaat, muhalefet, malum medya grupları şu önemli gerçeği gözden kaçırdılar: Onlar hep aynı oyunları, aynı taktiklerle oynarlar ve kazanırlardı. Ülke ve ülke halkı kaybeder, onlar da yan gelip yatarlardı. Çünkü halk onlar için güdülebilir bir koyundu! Bu yüzden AK Parti"ye oy verenlere yıllardır "koyun" diyorlar; çünkü kendileri halkı öyle görüyorlar.

Halbuki bu halk, hiçbir zaman kimsenin güdümünde olmadı. Bu halkı yıllarca silahla, postalla, askerle, vesayetle, darbelerle ezdiler. Halk, fırsatını bulduğu anda kendisini ortaya koyacak güçte ve iradedeydi. İşte 12 yıl öncede aynen böyle oldu ve birisi çıkıp yolu açmaya başlayınca, halk gerçek demokrasi ve özgürlüğün arkasından yürümeye koyuldu!

Tabi bu halka tepeden bakan zihniyetler için halkın iradesini ortaya koyması, halkın kendisini ifade etmesi onlar için büyük bir darbeydi!

Halk, özgürlüğünü eline aldığı anda, sandıkta ardı ardına darbe yapmaya başladı!

Fitne, fesat, terör, kaos için elinden geleni ardına koymayanların karşısında, elinden geleni sandığa koyan bir halk vardı artık!

Kısacası tüm bu oyunları halk her seferinde sandıkta bozuyor ve bozacak da!

Bu ülkeyi halk uçuruyor. Bu elitlik müptelası zavallılara şunu söylemek isterim: Beğenmediğiniz o halk olmasa siz zengin olmazdınız. Halk olmasa fabrikalarınızda kimi çalıştıracaktınız; köylü olmasa karnınızı nasıl doyuracaktınız? Bir uçağı kaldıran "business class" yolcuları değil ekonomi yolcularıdır. Ekonomi biletleri daha ucuzdur ama uçak şirketini kâra geçirende o uçağı uçuranda ekonomi biletleridir. 8 tane "business class" koltuk mu o uçağı havaya kaldıracak ve o uçak şirketini kâra geçecek?

İşte bir ülkeyi uçuran da kalkındıranda öncelikle halkıdır. Zengini, fakiri herkes haddini bilecek!

Hakimi, savcısı, mahkemesi, askeri, polisi, memuru… Herkes haddini ve yerini bilecek. Artık asker bu ülkede hükümete karşı yürüyen bir güç değil, hükümetin himayesinde ulusal güvenliği koruyan bir güç olarak var.

Buna da kısaca "demokrasi" diyoruz.

"Yeni Türkiye" kime batıyorsa bilin ki, o bu ülkeye dost değildir!

Her şey çok güllük gülüstanlık mı? Tabiî ki hayır! Daha yapacak çok şey var. 90 yılda bu ülkeye verilen tahribatın tamiratı biraz zaman alacaktır. Lakin her ne olursa olsun şunu kimse unutmasın; bu halk artık sadece ve sadece huzur istiyor.

Kim huzur ve hizmet veriyorsa halk da onun peşinden gidiyor!

Kısacası, eski çamlar bardak oldu!

Artık anlayana…