
Kadim dünyâda kara ordularının, deniz ordularına göre tâli bir rolü vardır. Fetihler daha çok kara ordularıyla yapılır. Donanmalar ise daha çok hâkimiyet sâhasında ticâretin akmasını sağlamak için koruyucu bir işlev görürler. Osmanlı ve Roma donanmaları askerî kapasitelerinde tâli bir rol oynamıştır.
Ticârî ve sınâî kapitalizmin ordu yapılanmasında donanmaların daha baskın hâle gelmesini bu çerçeveye oturtmak gerekiyor. Herşey hammadde kaynaklarının ve dünyâ pazarlarının ele geçirilmesine dayanmaktadır.
Tuzlu suların ehemmiyeti moddern dünyâda zirve yapmıştır. Denizleri kontrol eden Birleşik Krallık ve Hollanda gibi devletlerin küresel hegemonyasının anahtarı da buradadır. Meselâ Napolyonik Fransa,Birleşik Krallık ile olan rekâbetini karasal askerî gücünü zirvesine ulaştırsa da kaybetmiştir. (Trafalgar Savaşı). Almanya da benzer bir âkıbete mâruz kalmıştır. II.Sanâyî Devrimi’nde Birleşik Krallığı sollamasına rağmen kıt’asal bir mahkûmiyet içinde sıkıştığı için bu avantajını kullanamamıştır. Alman modernleşmesi toprak soylusu müteşebbislerin hâkimihyetindde karasal bir sermâye birikim olarak tecessüm etmiştir. Birleşik Krallık, ağır bir bedel ödeyerek de olsa bu iki rakibini bükmeye muvaffak olmuştur. Hitler-Stalin yakınlığını bozmak ve Rusya’yı safına çekmek diplomasilerinin ve istihbâratlarının en büyük muvaffakiyetiydi. Ama neticede ağır bir bedel ödediler. O kadar ki, II.Umûmî Harp bittiğinde Birleşik Krallık ağır yaralıydı. , Rusya ve Almanya belâsını bir daha tek başına karşılamayacağını hesap ederek , gönülsüz bir şekilde de olsa ABD hegemonyasını kabûl etti.
Nazardan sıklıkla kaçar ama Birleşik Krallığın esas sıkıntısı, Asya içlerinde yayılan ve onun hâimiyet sâhalarını doğrudan tehdit eden Rus İmparatorluğuydu. Büyük Oyun burada kuruldu. Evet,Birleşik Krallığı en fazla zora sokan, Asya içlerinde kıt’asal yayılmacılığı ile doğrudan Kralliğın kalpgâhına saldıran Rusya idi. Ama bunun ikinci bir ayağı daha vardı. O a Rusya’nın Osmanlı mülkü üzerinden Akdeniz’e sarkması. Birleşik Krallığın Akdeniz siyâsetini Rusya ve ikinci derecede Fransa’yı Akdeniz’den uzak tutmak belirlemiştir. Bu tehlikeler bir miktâr dönüşerek de olsa elyevm devâm ediyor. Birleşik Krallığın Rusya’ya karşı yürüttüğü husûmetin köklerini burada aramak gerekiyor. Birleşik Krallığın kırmızı çizgisi, Almanya-Rusya yakınlaşmasını kategorik olarak reddetmektir. İkinci derecede Rusya-Hindistan ve Rusya-Çin bağlarını sabote etmek gelir. İlkini becerdiler. Şimdi sıra ikincisinde. Tabiatıyla mücâdele Akdeniz,Kafkasya, Hazar ve Türkistan coğrafyalarına kayıyor.
Her şey denizlerdeki hâkimiyetin devâm ettirilmesi için yapılıyor. Atlantik hâlâ bu ikilinin kontrolü altında. Ne Rusya ne de Çin bu hâkimiyeti kırabilecek kapasitede. Mücâdelenin kızıştığı havzalar çok farklı. İlk çatışma alanın Baltık Denizi olduğunu görüyoruz. Birleşik Krallık ile Rusya burada ölümcül bir kavgaya girdi. Başlangıçta ABD-Birleşik Krallık-AB ittifâkı burada berâber çalıştı. Elyevm, ABD bu üçlüden görece çekilmiş vâziyette. Ağırlığını Akdeniz, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ne veriyor.
İnşaallah devam edeceğiz…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.