Mandıra filozofluğu savaşa karşı…

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 14/10/2019, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Mandıra filozofluğu savaşa karşı…

Türkiye’nin “Barış Pınarı” harekâtı devâm ederken, gerek dışarıda gerek içeride hararetli tartışmalara şâhit oluyoruz. Dünyâ kamuoyu, ağırlıklı olarak Türkiye karşıtı hislerin, hattâ Türkiye husûmetinin tesiri altında. Bâzı çevreler bununla mücâdele edilmesi gerektiğini yazıp söylüyorlar.



Evet, bence de elden gelen yapılmalı; korakor bir mücadele verilmeli.. Ama kendi nâm ve hesâbıma, bunun çok da işe yarayacağını düşünmüyorum. Her neyse.. Benim daha çok dikkâtimi çeken husus, içeride bâzı çevrelerin sosyal medya mecrâlarında “savaş karşıtlığı” üzerinden yürüttüğü propagandalar. Popüler kültürün figürleri de kendi içlerinde bölünmüş vaziyette. Bir kısmı millî hislerle harekâta destek veriyor; bâzıları da “savaş karşıtlığı” bayrağını yükseltiyor.

Savaşsız bir dünyâ özlemine dâir ne söylenebilir ki? Bu uğurda yürütülmüş parlak, hattâ hayranlık verici kampanyalar olduğunu biliyoruz. Mahatma Gandhi veyâ Rosa Luxemburg’un savaş karşıtı kampanyalarına, biraz vicdânı olan kim îtirâz edebilir? Bu kampanyalar Soğuk Savaş dönemindeki dehşet dengesi düşünüldüğünde bir derinlik ve ağırlığa sâhipti. Ama aynı dönem sömürgeciliğin tasfiyesi ile de çakışıyordu. Zaman içinde “haklı” ve “haksız” savaş arasında bir ayırım yerleşmeye başladı. Savaş karşıtlığı da bundan nasibini aldı. Haklı bulunan savaşlar kutsandı, haksız savaşlar ise lânetlendi. Amerikan ordusu haksız, Vietkong ordusu ise haklı bir savaşı yürütüyordu. İsrâil ordusu haksız, FKÖ haklıydı. Batista bir hâin, Castro veyâ Che ise bir kahramandı. Belki de öyleydi.. Ama bu ayırımın pratik neticesi, savaş karşıtlığı ilkesinin aşınması oldu. İlkeleri en başta, değer bölünmeleri ve bunun beslediği istisnâlar aşındırır. “Savaşa karşıyım; ama bâzı savaşları bundan ayrı ve meşrû görüyorum” denildiği anda, savaş karşıtı olmanın ilkesel zemini de ortadan kalkmış olur. Meşrûiyet zihinlerde üretilebilen bir şeydir. En meşrû şeyi bile gayrımeşrû, en gayrımeşrû bir şeyi de meşrû göstermek mümkündür. Dahası da var; bu ayırımlar zaman içinde bunu yapanları da içinden çıkılmaz çelişkilere sürükler. Çetin Altan, Vietnam Ağıtı başlıklı şiirinde eli silâhlı Vietnamlı çocukları yüceltiyordu. Silâhlı Vietkong çocuklarının fotografları kahramanlık belgeleri olarak görülüyor, devrimci derneklerin duvarlarında boy gösteriyordu. Süreç karşımıza Afrika’da eli silahlı çocuk askerleri çıkarınca dehşete düştük. Hâlbuki Vietkong çocuklarıyla Afrikalı çocuk askerler arasında ne fark vardı ki? Benzer olarak Yaser Arafat İsrâil askerlerinin karşısına sürdüğü çocuklar için “Benim Küçük Generallerim” diyordu. Hiç kimsenin sesi çıkmıyor, hattâ bu kepâzeliği alkışlayanlar oluyordu. PKK çocukları kullandığı zaman ise aynı çevreler kıyâmeti koparıyordu.

Pekiyi; her şeye rağmen ilkeli bir savaş karşıtlığını sürdürmek mümkün değil midir? İlke pratik bekler. Bir şeye karşı olmakla, bir şeye karşı çıkmak arasında fark var. İlki basit olarak bir pozisyon ortaya koyar. Diğeri ise o pozisyon üzerinden bir eylemeler dizisini. Bugünün kültüründe “îtirâz” tamâmen, basit olumsuzlamalara dayanır ve ağırlıklı olarak pozisyoneldir. Yakın zamanda ikincisini seyrettiğim Mandıra Filozofu filminde olduğu gibi. Tam bir Beyaz Yaka işi. “Karşıyım” deyip sıyrılmak… Kurgusundan, oyunculuğuna kadar kısır bir sinema. Çünkü dayandığı fikir kısır. Karşı olmak; yâni bir nevi “konum atmak”….

Gâliba şunu göremedik: Evet, savaş târihin en kirli yüzüdür. Modern savaşlar ise bu kirlere kalın tabakalar eklemiştir.. Ebedi Barış yerine Ebedi Savaş… Görüp gördüğümüz bu. Ama modern dünyâda savaşın kirli yüzünü katranlayan, bugün literatüre asimetrik savaş olarak giren unsurlardır. Kâğıt üzerinde, söylemde sömürüye, zulme karşı çıkan, ama bu “kutlu” savaşlarını başarmak için en pis yollara sapan ve buralardan beslenen sayısız “kurtuluş örgütü”.. Tek değişim, güzellemelerle alâkalı.. Artık, içinde lâğımlar akan bu hareketler haklılık üzerinden değil, karanlık dinciliklere karşı çıkan paganlıklarıyla, sözüm ona kadına verdikleri “değer, yine sözüm ona çevreye gösterdikleri hassasiyetle güzelleniyorlar. Çevre filozofu Murray Bookchin’in kızı Debbie Bookchin babasının mirâsına sâhip çıkıyor. Hanımefendi Rojawa’ya gitmiş. PKK’lılarla temâs etmiş. Amerika’nın Sesi’ne konuşuyor. PKK’yı öve öve bitiremiyor. Hareketin uygarlığa öncülük yapan son derecede ilerici bir hareket olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyor. Silâhları görmüyor. Örgütte tecâvüze uğrayan kızlardan bihâber. Örgüt içi infazlardan haberi yok.. Çocukları dağa kaldırılmış Diyarbakır annelerini duymamış..Körlüğün bu kadarı.. Sorsanız o da savaşa karşı…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026