Fay hatları

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 23/07/2025, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Fay hatları

Şam’ın güneyindeki Dürzî bölgesi Suveydâ’da geçtiğimiz hafta yaşanan çatışmalar, Ortadoğu’da bazı fay hatlarının sürekli aktif ve canlı kalmaya devam ettiğini gösterdi. Ve Suriye’nin yakın tarihini dikkatle okuyanların aklına, hemen 1860’ın o meşum temmuz günlerini getirdi:

Mayısın son haftasından itibaren Lübnan Dağları’nda ve Bekaa Vadisi’nde Dürzîlerle Hristiyanlar arasında çıkan çatışmalar, -kâhir ekseriyeti Hristiyan olmak üzere- en az 10 bin kişinin ölümüne yol açmıştı. Temeli on yıllardır devam eden siyasî ve ekonomik gerilimlere dayanan mesele, Lübnan’ın istikbalde yaşayacağı başka problemlere dair de çarpıcı ipuçları barındırıyordu.

Haziran ayının sonuna doğru Lübnan’daki atmosfer nihayet sakinleştiğinde, bu defa krizin Suriye etabı başladı. Lübnan Hristiyanlarına Dürzîler tarafından indirilen ağır darbe, Şam’ın zengin, eğitimli ve muteber Hristiyanlarına farklı sebeplerle diş bileyen kesimleri cesaretlendirmişti. Derken, özellikle Şam’ın sur içi bölgesindeki Hristiyan mahallelerinde 8-17 Temmuz günleri arasında tam bir vahşet yaşandı. Çoğunluğu Şam kırsalından toplanıp gelen ve içlerinde parayla tutulan kişilerin de bulunduğu bedevî, Arap, Kürt, Dürzî, Yezidî ve diğerlerinden oluşan saldırganlar, en az 2.500 Hristiyanı katletti. Canlarını ve mallarını kurtarmak için “Müslüman” olmuş görünen Hristiyanlar da vardı.

O sırada, Fransızlar tarafından sürgün edildiği Şam’da yaşamakta olan Cezayir’in efsanevî direniş lideri Emir Abdulkâdir, sivil Hristiyanların saldırılardan korunması için büyük çaba gösterdi. Aynı şekilde Şam’ın Meydan bölgesindeki Müslüman tüccarlar ve zenginler de çok sayıda Hristiyan’ı himayeleri altına aldı.

Bilanço ürkütücüydü: Şam’ın Hristiyan mahallelerinde 1.500 ev tamamen yakılmış, 270 mesken her şeyiyle yağmalanmış, 200 dükkân ve atölye ateşe verilmişti. Bugünün ölçüleriyle, şehirdeki hasarın maddî karşılığı 15 milyon dolara yakındı.

Osmanlı yerel yönetiminin zamanında müdahalede ve bastırmakta aciz kaldığı hadiseler, Avrupalı güçler için Bilâdüşşâm’ın içine ellerini uzatma bahanesine dönüştürüldü. Özellikle, pusuda bekleyen Fransa, Lübnan ve Suriye’nin üzerine akbaba gibi atılarak “Hristiyan azınlıkları koruma” bahanesiyle bölgeye altı bin asker konuşlandırdı. İngilizler daha sofistike bir usulle, “araştırma komisyonu” kurdular. İngiltere’nin böyle durumlarda sıkça başvurduğu ve muhataplarına aba altından sopa gösterdiği bir yöntemdi bu. Osmanlı hükümeti de Keçecizâde Fuad Paşa’yı hızlıca Şam’a göndererek Fransız ve İngiliz diplomatların sahayı domine etmesinin önüne geçmeye çalıştı.

1860 krizi, daha geniş bir çerçevede değerlendirildiğinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma evresindeki meşhur Sykes-Picot Anlaşması’nın temellerinden biriydi. Keza 1920’den itibaren Lübnan ve Suriye’de tesis edilen Fransız manda idaresi, “Hristiyanları korumak” bahanesiyle 60 sene önce bölgeye zaten asker çıkarmış olan bir devletin saha tecrübesine yaslanıyordu.

Osmanlı İmparatorluğu, azınlıkların dış devletler eliyle kışkırtılması probleminin en kapsamlı ve sarsıcı örneğiyle, Birinci Dünya Savaşı sırasında karşılaştı. Bu defa Anadolu’da, Rusların dürtüklediği Ermenilerin Müslüman ahaliye yönelik başlattığı saldırı, katliam ve etnik temizlik faaliyetleri nihayetinde 1915 Ermeni Tehciri’yle neticelendi. Geçen hafta Süveydâ’da İsrail tarafından cesaretlendirilen Dürzîlerin hangi maksatla ve nasıl kullanıldığını anlamak için, 1915’i hatırlamak önemli. Aynı şekilde Ermenilerin Anadolu’nun sivil Müslüman halkına reva gördüğü mezalimi zihninde canlandırmak isteyen de, bugün Süveydâ’nın İsrail destekli Dürzîlerine ve onların Müslümanlara yönelik kinlerine bakabilir.

Ortadoğu’daki fay hatlarından söz ederek başlamıştım, yine aynı atıfla bitireyim:

Tarihi dikkatle ve yeniden okumak gereken zamanlardan geçiyoruz. Özellikle geçmişte hangi deliklerden sokulduğumuza ve nerelerden gol yediğimize dikkat kesilmek durumundayız. Hem Türkiye hem de bölgenin bütün ülkeleri, ancak böyle bir feraseti kuşandıkları takdirde güçlü olabilecektir. Aksi takdirde, fay hatları birileri tarafından sürekli harekete geçirilecek, coğrafyanın istikametini de bir avuç azgın azınlık belirleyecektir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026