Yazarlar Fetullah Fuller yahut Graham Gülen

Fetullah Fuller yahut Graham Gülen!

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Paralel darbecilerin, rehin tuttukları esnada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a “Sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen'le görüştürelim” teklifini yaptıkları ortaya çıktı! Paralel darbe girişimi başarılı olsaydı; Haçlı Siyonist İttifakı'na bağlı İşgal Kuvvetleri'nin lideri Mister Gülen, Pensilvanya'daki çiftliğinden dönüp Türkiye'yi “ABD'nin Sömürgesi” olarak yönetmeye başlayacaktı!
Bağımsız Türkiye'yi FETÖ'nün darbe girişimiyle işgal etmek isteyen ABD'nin sözcüleri zerrece utanmadan “kanıt” istiyorlar ya…
Sadece Orgeneral Akar'a yapılan işbu Paralel teklif bile darbe girişiminin talimatını kimin verdiğini ispatlamaya yetiyor. Kanıttan, delilden, belgeden bol bir şey yok, bu mevzuda! Seri itiraflar var!
*
Vaktiyle Mister Gülen'e ABD'deki ikameti için “referans” olan CIA ajanı Graham Fuller Huffington Post'taki yazısında “Erdoğan'a karşı düzenlenen başarısız darbe girişiminin arkasında Gülen'in olmadığına inanıyorum.” diyerek aklınca elli küsur yıllık elemanları Mister Locaefendi'yi “kurtarmaya” yeltendi. İşbu “kollama” çabası bile Gülen'in arkasında oldukları gerçeğini açık ediyor. FETÖ'nün liderini senelerdir ve de halen nasıl himaye ettiklerini ayan beyan gösteriyor.
CIA ajanı Mister Fuller'ın Türkiye Masası'ndaki görevine 1964 yılında başlamasıyla; Mister Gülen'in 1966'da İzmir'de “cemaatini” kurması arasında birebir bağlantı vardır!
“Dini Cemaat” görünümlü Paralel Terör ve Casusluk Örgütü, “Bir Gladyo Projesi” olarak inşa edilmiştir…
FETÖ, kuruluşunun tam ellinci yılında askeri darbeye kalkıştı!
*
İncirlik Üssü, 15 Temmuz'da Paralel Darbe Girişimi'ne “yardım ve yataklık” yaptı…
Sadece bununla da sınırlı kalmadılar…
FETÖ'nün darbe girişiminde NATO-ABD-CIA bütünüyle işin içindeydi. Sahadaydı…
Mesela, Yeni Şafak'ın dünkü manşetinde ISAF'ın Amerikalı komutanı John Campbell'ın Paralel darbecileri nasıl yönettiğini okudunuz!
Şu sıralar bazı maskeli (kamuflajlı) isimler, Paralel Darbe'nin arkasında ABD'nin yer aldığı gerçeğinin üzerini örtebilmek için büyük bir çabayla, gayretkeşlikle “psikolojik harekât” icra ediyorlar.
Mesela, vaktiyle Paralel Emniyetçileri yetiştiren Mister Hunter 15 Temmuz'dan sonra ekran ekran dolaşıp “Darbenin arkasında ABD yok” kuyruklu yalanını pazarlıyor! Bir yandan Sam Amcası'nı kollarken; diğer taraftan dolaylı olarak FETÖ'ye de koltuk çıkıyor.
Bir süre evvel, bu maskeli şahsın hedef aldığı ve haklarında bühtanda bulunduğu üst düzey Emniyetçilerden birisi olan TEM Daire Başkanı Turgut Aslan, 15 Temmuz gecesi Paralel darbeciler tarafından başından vurularak ağır yaralandı!
Hedef alınan Emniyetçilerin ortak özelliği mi, Paralel Yapı ile mücadele eden isimler olmalarıydı. Uyduruk/hayali bir “örgüt”le bağlantılı oldukları iftirasına uğrayıp haklarında suç duyurusunda bulunulan işte bu Emniyetçiler'in hepsi Paralel darbecilerin “infaz listesinde” yer alıyordu!
*
Taksim Mitingi'nde konuşan ve bir kez daha “Darbeye Hayır” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu ise 15 Temmuz'daki darbe girişimini kimin yaptığını bir türlü söyleyemiyor! “Darbe girişimini Paralel Yapı gerçekleştirdi” diyemiyor! FETÖ gerçeğini dile getiremiyor!
Neden acaba?
7 Şubat 2012'den beri Paralel Yapı ile stratejik ortaklık ilişkisi içinde bulunan; özellikle de 17 ve 25 Aralık 2013'ün darbe girişimi olduğu gerçeğine gözlerini faltaşı gibi kapatan Kılıçdaroğlu'nun ta kendisidir!
Şayet, 15 Temmuz gecesi, darbe girişimi başarılı olsaydı…
Kılıçdaroğlu, şimdiki gibi yine “Darbeye Hayır” diyecek miydi?
Yoksa, Paralel Darbe'yi alkışlayıp “Saray'ı ve AKP Hükümeti'ni” yerden yere mi vuracaktı?
Mayıs 2010'da Türkiye'deki Baronsal Gladyo'nun paraşütle CHP'nin başına getirdiği Mister Kılıçdaroğlu'nun, Paralel'in askeri darbe girişimi karşısında samimi duygu ve düşüncelerle değil de “durumu kurtarmak veya idare edebilmek için” darbeye karşı imiş gibi konuştuğu/görüntü verdiğine dair kuşkular ağırlıklıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu Taksim Manifestosu'nda dokuzuncu maddede yer alan “15 Temmuz darbe girişimi üçüncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur” şeklindeki cümle aslında CHP liderini ele veriyor!
15 Temmuz'un temel nedeni, Bağımsız Türkiye'nin FETÖ eliyle ABD tarafından işgal edilmek istenmesidir.
İddia edildiği gibi 15 Temmuz “Türkiye'deki demokrasinin kalitesiyle” alakalı bir vaziyetten doğmuş değildir. Hadise, böyle gösterildiğinde hakiki neden gizlenmiş oluyor!
Kaldı ki; Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'deki demokrasinin kalitesiyle ilgili “üçüncü sınıf” şeklindeki karalaması, 15 Temmuz öncesinde Paralel Yapı ile mücadele edilmesine karşı çıkarken duyduğu büyük rahatsızlıkla ve de kullandığı söylemle birebir alakalıdır!
Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'daki Paralel darbe girişiminin perde arkasında yer alan ABD'yi ise tek kelime dahi eleştirmiyor!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.