Öyle ya da böyle… Ege ve Kıbrıs dosyaları da kapanacak

04:0029/05/2026, Cuma
G: 29/05/2026, Cuma
Yahya Bostan

Bugün hangi krizleri yaşıyorsak hepsi “eski dünya” ürünüdür… İkinci Dünya Savaşı’nda kurulan nizam çökmüştür. ABD’nin Tarihin Sonu tezli tek kutuplu dünya hayalleri gerçeğin sert dişlileri arasında öğütülmüştür. Bugün yaşadığımız; yeni nizamın doğum sancısıdır . Eskiye ait dondurulmuş tüm dosyalar tek tek açılıyor. Gücü olan; bu dosyaları yeni nizam kurulmadan kendi ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde kapatmaya çalışıyor. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI UZAYACAK Ukrayna böyledir: Ruslar, Ukrayna’yı kaybetmeyi

Bugün hangi krizleri yaşıyorsak hepsi “eski dünya” ürünüdür… İkinci Dünya Savaşı’nda kurulan nizam çökmüştür. ABD’nin
Tarihin Sonu tezli tek kutuplu dünya hayalleri
gerçeğin sert dişlileri arasında öğütülmüştür. Bugün yaşadığımız;
yeni nizamın doğum sancısıdır
. Eskiye ait dondurulmuş tüm dosyalar tek tek açılıyor. Gücü olan; bu dosyaları yeni nizam kurulmadan kendi ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde kapatmaya çalışıyor.
UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI UZAYACAK
Ukrayna böyledir: Ruslar, Ukrayna’yı kaybetmeyi hiç bir zaman hazmedemediler (
Aleksandr Dugin, Rus Jeopolitiği
kitabında Doğu Avrupa kanadında oluşan stratejik boşluğu büyük bir öfkeyle anlatır.) Ruslar bu ülkeye vekil yöneticiler üzerinden sahip olmak istediler ama Avrupa’nın “renkli devrimleri” Moskova’yı önce Kırım’a (2014) sonra da Donbas’a saldırmaya (2022) teşvik etti. Dosya ne zaman kapanacak belli değil. Rusya yoruluyor. Ukrayna, uzun zamandır ilk kez Şubat ve Mart aylarında kaybettiği toprakları Nisanda geri kazandı. Bir masa umudu vardı. Ancak Avrupa’dan gelecek olan
90 milyar Euro’luk paket
, bazı ülkelerin Zelenski’ye baskısı, süreci uzatacak gibi duruyor. Putin’in komutanlarına “
Sonbahara kadar bu işi bitirin
” talimatı verdiği, Zelenski’nin ise “Savaş üç yıl daha sürecekmiş gibi hazırlık yapın” dediği söyleniyor.
ÇÖZÜLMEMİŞ İKİ BÜYÜK KRİZ…
Suriye de böyledir: Soğuk Savaş sona erdikten sonra Baas ideolojisinin ayakta kalması mümkün değildi. Aslında, 2000’lerin ortalarında Türkiye-Suriye konuşmaları,
Şam’ı normalleştirmeyi amaçlıyordu
. Bölgesel istikrar için bu gerekliydi. Ankara “Perşembenin gelişini görmüştü” de denebilir. Ancak Esad halkıyla kucaklaşarak değişmektense, zalimleşerek iç savaş çıkarmayı tercih etti. Sonuç ortadadır.

Karabağ da böyledir: Sovyetler çökünce kurulan Ermenistan’ın Azerbaycan Türküne zulmüdür. Zaman Ermenistan’ın aleyhine işlemiştir. Karabağ dosyası Türkiye-Azerbaycan ortaklığıyla uygun zaman ve zeminde kapatılmıştır.

Artık bir kulvara giren İran krizi de yakında şiddetlenebileceğinden endişe edilen (
Pakistanlı komutanlar orta vadede daha büyük bir askeri gerilim bekliyor
) Pakistan-Hindistan çatışması da bu çerçeveye girer. Bunların dışında çözülmemiş, dondurulmuş iki büyük kriz daha vardır. Biri Balkanlar… Bir diğeri Tayvan…
Balkanlar denge, Tayvan zaman meselesidir.
İngiliz istihbaratı Çin’in Tayvan için 2027’de harekete geçeceğini öngörüyordu. Gerçekten böyle mi olacak, yoksa Pekin; lehine işleyen zamana biraz daha fırsat mı verecek, göreceğiz.
TÜRKİYE AÇISINDAN ÇERÇEVE FARKSIZ
Ankara da iç-dış istikrarını pekiştirmek,
yeni nizamdaki yerini yüklerinden kurtularak almak için eski düzene ait dosyaları tek tek kapatıyor.
PKK terörü meselesi tam olarak böyledir. PKK, Soğuk Savaş ikliminde Türkiye’nin enerjisini tüketmek için kurdurulmuş bir örgüttür. Geldiğimiz noktada miadını doldurmuştur.
Terörsüz Türkiye süreci
Soğuk Savaş kalıntısı bu parantezi kapatmaya çalışıyor.
İran’la bir sınır sorunumuz yok. Ruslarla da öyle. Bulgaristan artık kendi yağında kavrulmaya çalışan bir ülkedir. Suriye ile yaşanan sorunlar Şam’daki rejim değişikliğiyle sona ermiştir. Ermenistan’la normalleşme süreci ise hızlanarak devam ediyor. 7 Haziran’daki seçimler önemlidir.
Paşinyan koltuğunu koruyabilirse Erivan nihai barışın önündeki son engeli kaldıracak
, anayasa değişikliğini yapacaktır. Umutlar yüksek; Kafkaslar bir barış vahasına dönüşebilir.
STATÜKOYU BOZMAYA ÇALIŞIYORLAR
Geriye Ege ve Kıbrıs meseleleri kalıyor
. Ege’deki sorunun temeli; İtalya’nın İkinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesiyle 12 adaların 1947’de Yunanistan’a bırakılmasıdır. Bir diğer sorun kimi zaman baş gösteren,
Yunan radikal milliyetçiliğidir.
Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleştirme amacı taşıyan darbe girişimi Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesiyle sonuçlanmıştır.
1974’ten bu yana kriz dondurulmuştur.
Tarih okuyanlar, yaşanan gelişmelerden yola çıkarak;
dondurulmuş bu iki kriz için de suların ısındığını söyleyebilir.
Yunanistan’ın İsrail’le ittifaka yönelmesi, Fransızların Kıbrıs’a asker konuşlandırma arayışı, Atina’nın adalara füze yerleştirmesi
Ege ve Kıbrıs’taki mevcut statükoyu bozma girişimleridir
. Türkiye bunlara sessiz kalmayacaktır. Gelişmeler üzerine deniz yetki alanlarıyla ilgili bir kanun çalışması işaretini vermiş, Yunanistan bunun üzerine geri adım atarak
Kerpe ve Dimetoka’ya yerleştirdiği Patriotları geri çekme kararı
almıştır (Bir kaynağım “Henüz çekmediler, izliyoruz” dedi.) Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği için önemi artık anlaşıldığından bazı Avrupa başkentlerinden de Atina’ya baskı geldiği, “Türkiye ile aramızı bozma” mesajları gittiği anlaşılıyor.
Yunan Savunma Bakanı Dendias
, “Savunma stratejimizi Türkiye’ye karşı oluşturmuyoruz” demek zorunda kalmıştır.
BU DOSYALAR DA KAPANACAK
Ancak sorunlar ortadadır. Deniz yetki alanları, Ege, Kıbrıs meseleleri çözüm beklemektedir.
Yunanistan “küçük ülke” sendromuyla kendi çıkarlarını da zedeleyen ittifak ve adımlara yönelmektedir.
Oysa yapılacak şey basittir: Türk ve Yunan ulusları yan yana yaşamaya devam edecektir. O halde sorunlar barışçıl yöntemlerle, rasyonel zeminde çözülmelidir. Ancak ne yazık ki komşumuz, kendini bu olgunluğu gösterecek güçte görmüyor.
Çerçeve buysa… Bu yamalı bohça dikiş tutmuyorsa… Eski dünyaya ait ne varsa çözülüyorsa…
Sıra bir şekilde Ege ve Kıbrıs’a da gelecektir.
Beş sene… Ya da on sene… Öyle ya da böyle… Bu dosyalar da kapanacaktır. Dosyalar kapanırken kimin son sözü söylediği önem kazanacak.
#Ege
#Kıbrıs
#kriz