Dövize vergi

04:0010/06/2026, Çarşamba
G: 10/06/2026, Çarşamba
Yaşar Süngü

Öküzün altında buzağı arayan medyaya benzemiyor bu gazete. Ekonomi alanında yıkıcı muhalefet yapmıyor, sorunu tespit ediyor ve yol gösteriyor. Yanlışa yanlış diyor. Toplumsal hayata dair yapay değil, gerçek sorunlarla ilgileniyor. Toplumun etkilendiği gerçek problemleri sadece dile getirmekle kalmıyor, çözüm önerileri de getiriyor. Faiz konusunda en hassas medya kuruluşu hangisi dense tartışmasız adı söylenecek tek gazete Yeni Şafak’tır. Soykırımı durduralım üst başlığı altında, “Bütün limanlar

Öküzün altında buzağı arayan medyaya benzemiyor bu gazete.

Ekonomi alanında yıkıcı muhalefet yapmıyor, sorunu tespit ediyor ve yol gösteriyor.

Yanlışa yanlış diyor.

Toplumsal hayata dair yapay değil, gerçek sorunlarla ilgileniyor.

Toplumun etkilendiği gerçek problemleri sadece dile getirmekle kalmıyor, çözüm önerileri de getiriyor.

Faiz konusunda en hassas medya kuruluşu
hangisi dense tartışmasız adı söylenecek tek gazete Yeni Şafak’tır.
Soykırımı durduralım
üst başlığı altında, “Bütün limanlar İsrail’e kapatılsın”, “Hava sahaları İsrail uçaklarına kapatılsın”, “İsrail’e giden gemiler limanlara alınmasın”, “Boykotlar sürsün ticaret dursun” alt başlıkları ile
Siyonist küresel sermayeye
karşı boykot çağrısını bıkmadan usanmadan dile getiren tek gazete de Yeni Şafak’tır.

**


Merkez Bankası’nın
faiz politikasını her ay eleştiren ve çözüm yolu gösteren Yeni Şafak iki gün önce de yine manşetten döviz politikasını eleştirerek ne yapılması gerektiğine dair önerilerde bulundu.

İktidarı eleştirmek için öküzün altında buzağı arayan muhalif medya haberi neden görmezden geldi bilmiyoruz.

Belki konuyu iyi anlayamadılar!

**


Konu çok önemli olduğu için gündemde tutmak adına mevzuyu özetleyelim;

Türkiye'de faaliyet gösteren yaklaşık 2 milyon şirket, döviz işlemlerinden doğan gelirleri beyan edip vergisini verirken,
bireylerin döviz kazancından neden vergi alınmıyor?

Son yıllarda yüksek enflasyon ve kur oynaklığının etkisiyle vatandaşların önemli bir bölümü tasarruflarını döviz cinsinden tutmayı tercih ediyor.

Döviz hesaplarının ve fiziki döviz talebinin artması, bireysel yatırımcıların kur hareketlerinden gelir elde etmesini de beraberinde getiriyor.

Ancak şirketler döviz pozisyonlarından kaynaklanan kazançlarını mali tablolarına yansıtmak ve vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek zorundayken bireysel yatırımcılar açısından benzer bir uygulamanın bulunmaması kamuoyunda zaman zaman tartışma konusu oluyor.

Bu durum 86 milyon vatandaşın alım gücünü zayıflatıp enflasyonu yükseltirken, faizlerin düşürülmesinin yolunu da kapatıyor.

Ekonominin düzlüğe çıkmasının yolu TL’nin değerinin korunmasından geçiyor.

**


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre; bankalarda bugün 259 milyar dolarlık yabancı para (döviz) var.

Bu dövizin 171,5 milyar doları şahıslara ait.

Geri kalan 81,5 milyar doları ticari kuruluşların, 6 milyar doları ise resmi kurum ve kuruluşların hesaplarında bulunuyor.

Bunun yanı sıra yastık altında ve bankalardaki kasalarda yaklaşık 350 milyar dolarlık döviz olduğu tahmin ediliyor.

Bu kadar
büyük bir paranın yatırıma ve üretime gitmek yerine, âtıl olarak bekletilmesi
ekonominin düzlüğe çıkmasının önündeki en büyük engel olarak duruyor.

**


Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesi (menkul sermaye iradı), 80. maddesi (değer artışı kazançları) ve 82. maddesi (arızi kazançlar) dövizden elde edilen kazançları da kapsıyor.

Yani bireyler döviz alım-satımından, kur farkından veya faizinden gelir elde ettiklerinde vergilendirilmesi gerekiyor.

Anayasa’nın 73. maddesi de “
Herkes mali gücüne göre vergi öder
” diyerek bu yükümlülüğü pekiştiriyor.

Ancak uygulamada bu açık hükümler görmezden geliniyor.

Şirketlerden döviz kazançları için yüzde 25 vergi alınırken, bireysellerin döviz kazançları vergisiz bırakılıyor.

Bu durum yalnızca bir “İdari hata” değil, bir "
Adalet ihlali
" olarak da dikkat çekiyor.

**


Döviz kazançlarına getirilecek yüzde 25'lik vergi, mali bir beklentiden ziyade piyasadaki
dolarizasyonu
frenleyecek stratejik bir hamle olacak.

Kazancın çeyreğinin törpülenmesi, spekülatif döviz talebinin cazibesini tamamen kıracak.

Böyle bir kalkan, Merkez Bankası’nın para politikasında hareket alanını genişleterek
faiz indirimi
konusunda elini fazlasıyla güçlendirecek.
Bu yapılmadığı müddetçe
dolar, sanayicinin sırtında yük, halkın mutfağında yangın
olmaya devam edecek.

**


Ekonomide
altın, döviz, faiz, arsa ve konutun
yatırım aracı olmaktan çıkarılması gerekiyor.
Ve bunların yerine halkın
toplumsal refahını
artıracak cazip yatırım alanlarının belirlenerek, bu alanlara yönelimin kolaylaştırılması devletin asli görevidir.
#Ekonomi
#döviz
#vergi