Sovyetler Birliği’nin komünist lideri Stalin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nden Kars ve Ardahan’ı ve isteyince İstanbul Boğazı’ndan da hak talep edince dönemin tek parti iktidarı CHP yönetimi 1949 yılında komünizm tehlikesine karşı Avrupa ve ABD tarafından kurulan NATO’ya, “Bizi de alın” dedi ancak istek kabul edilmedi
1950 yılında CHP’nin yerine iktidara gelen Demokrat Parti ilk resmi başvuruyu yaptı o da kabul edilmedi.
“Kore Savaşına katılın belki alırız” dediler.
Kore’de askerlerimizin üstün performansı ABD’yi ikna edince bizim NATO hikayemiz başlamış oldu.
Türkiye, 17 Ekim 1951’de protokolü imzaladı, TBMM’nin 18 Şubat 1952 tarihli kararıyla da Yunanistan ile birlikte resmi olarak ittifaka dahil oldu.
Yani Türkiye’de sağ ve muhafazakar partilerin NATO’cu olduğu iddiaları doğru değil.
Komünist yayılmacılıktan endişe ederek haklı olarak NATO’ya ilk girmek isteyen tek parti döneminin CHP’sidir.
**
Bugün Türkiye’nin Başkenti Ankara’da toplanan NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), 1949 yılında İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin genişlemesine karşı Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri arasında kolektif güvenlik ve savunma sağlamak amacıyla kurulmuş uluslararası siyasi ve askeri bir ittifak.
NATO üyesi ülkeler yaklaşık 59,2 trilyon dolarlık toplam ekonomik büyüklüğüyle dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) tek başına yüzde 50,1’ini temsil ediyor.
Küresel ticaretin ve sanayi üretiminin merkezi olan NATO’ya üye ülkeler arasındaki ittifak, askeri gücünün yanı sıra dünya ekonomisine yön veren en büyük kolektif güç konumunda.
Küresel GSYH’nin yarısını oluşturan NATO ülkeleri, 2025/2026 verilerine göre dünya dış ticaret hacminin de yaklaşık %44,7’sini tekellerinde tutuyor.
**
Türkiye, cari fiyatlarla yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık GSYH’si ile NATO ülkeleri arasında en büyük 8. ekonomi, Satın Alma Gücü Paritesine (SAGP) göre ise 5. büyük ekonomi.
Savunma sanayii ve yüksek katma değerli sektörlerdeki atılımlarla Türkiye, ittifakın üretim ve tedarik ekosisteminde kilit bir rol oynuyor.
İttifak genelinde savunma harcamalarının artırılması hedeflenirken, Türkiye NATO standartlarının üzerinde bir savunma bütçesi (%2,3) yönetiyor.
Türkiye’nin (ASELSAN, TUSAŞ, BAYKAR, ROKETSAN, MKE gibi) küresel düzeyde dev ilk 100 şirket arasında yer alan firmaları mevcut.
**
Türkiye ne yapmalı sorusuna konunun uzmanlarının verdiği cevap şöyle;
NATO diğer taraftan Avrasya stratejileri içinde Doğu Akdeniz’i içine alacak şekilde Büyük Orta Doğu’ya hakim olmak istiyor.
Türkiye, NATO açısından ittifakın vazgeçilmez bir üyesi ve kaybedilemeyecek kadar stratejik bir bölgesel güç.
Yeni dünya düzeninde artık uluslararası sistem çok taraflı denge arayışı içinde. Zorlayıcı ittifaklar yerine kısa dönem koalisyonlar göreceğimiz bir dönem içine girildi.
Türkiye ise bu yeni süreçte “oyun kurucu” rolüne hazır olmalı.
Türkiye bir blok tercihine zorlanıyor.
ABD, Türkiye’nin Avrasya’ya entegre olmasından korkarken Rusya da Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Hazar havzası stratejileri açısından Türkiye’yi yanında görmek istiyor.
Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar, Asya ve Afrika’da arabuluculuk rolü üstlendi.
Ayrıca Ukrayna-Rusya savaşının üçüncü dünya savaşına dönüşmesini engelleyen hayati hamleler yaptı.
Türkiye’nin bir bölgesel güç olarak Türk-İslam coğrafyasında çıkarlarını koruma çabası küresel aktörleri oldukça rahatsız ediyor.
**
Türkiye sadece üyesi bulunduğu NATO için değil, diğer bölgesel ittifaklar açısından da son derece stratejik öneme sahip.
Öncelikle coğrafi ve siyasi konumu itibarıyla Türkiye, NATO stratejileri açısından vazgeçilmez konumda.
Türkiye Ankara’da kurulan masalarda bu avantajlarını iyi kullanabilirse hem NATO’da hem de bölgede gücünü kabul ettirebilir.
**
Rusya-Ukrayna savaşında taraf olan ve Ukrayna’ya her türlü desteği veren NATO ittifakı Gazze’de neden İsrail’i destekliyor?
NATO üyeleri İsrail’e neden silah vermeye devam ediyor?
Tarihin en büyük soykırımının yaşandığı Gazze’de neden İsrail’e müdahale edilmiyor?
Bu NATO’nun asli görevidir.
NATO için tehdit olan İsrail midir Gazze mi?
Bence Ankara’da bu soruların gündeme gelmesi lazım.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.