Millet ve serçeleri

Yaşar Taşkın Koç
Yaşar Taşkın KoçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/01/2017, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Millet ve serçeleri

Serçeler yolları kaplamış. Bu ara özellikle İç Anadolu'da seyahat ederseniz görürsünüz, arabalarla paylaşıyor serçeler bütün o asfaltları. Çünkü her yer kar. Her yer bembeyaz. Yiyecekleri bir şey kalmamış üzeri örtülmeyen. Kamyonların kasasından dökülen danelerin peşindeler şimdi.



Sonra serçe cesetleri yollarda hep. Ekmeğinin peşinde koştururken en az yüz kilometre hızla giden araçlardan kaçamıyor hepsi. Hafta sonu gidiş geliş toplam yedi yüz elli kilometre yol boyunca kaç serçe ölüsü saydım bilmiyorum. 39 mu? Kim bilir…



Kamyonlar TIR'lar özel otomobiller otobüsler ve serçelerdi bütün yolun yolcuları.



Hep beraber o uzun uçsuz bucaksız ufuk çizgisiyle birleşip dünyayı yabancı bir gezegene benzeten yollarda bir yerden bir yere çoğunlukla da ekmek parasının peşinde, payına düşen ömrünün o an elindeki parçasını yaşanmaya değer kılmaya çalışıyorduk.



Kuşlar ölüyordu.



Hangisinin gagasında bir buğday tanesi ya da rüzgârın sürükleyip getirdiği bir minik parçası vardı acaba can verirken…



Dönüş yolunda da farklı değildi hiçbir şey. Bozkır baştan ayağa bembeyaz, içinde kıvrılan simsiyah otobanları yollarıyla kar altındaydı yine.



Yolların yolcuları değişmemişti yine.



Güneşin arada kendini gösterdiği sahteliği eksi bilmem kaç derecelik soğuk için tamamen yalandı.



Bir yerden bir yere ulaşmaya çalışan araçlar ve içinde insanlarla onlardan kaçarak açlığını bastırmaya çalışan serçelerdi geriye kalan.



Giderken kurtulmak istediğimiz kan revan içinde bir yıl dönerken yılın ilk katliamının radyo haberlerindeki detayları vardı eşlik eden matem sessizliğinde.



Araçların içindeki insanlar Sünnî, Alevî, Türkmen, Kürt, Laz ve daha isterseniz nice etnik mezhebi ayrıma tabi tutabileceğiniz insanlardı.



Memleketin modern tanımlarla bakarsan kocaman bir koalisyon olduğunu istediğiniz noktada çevirme yapıp tek tek sorgulayıp öğrenmeniz mümkün her zaman.



Tarihte, kendilerine başkaları tarafından “Türk” üst adı verilmiş bir millet özetle.



Yılbaşı kutlayanı, içki içeni, briç satranç tavla seveni, beş vakit namazını aksatmayanı, faizden neredeyse şeytandan bile çok korkanı, borsada oynayanı, parasını bankada tutanı da yastık altında kırlent içinde saklayanı da, yılda en az bir defa millî piyango bileti almayı adet haline getirmişi, sağcısı solcusu muhafazakârı, laiki, modernisti, Cumaları kaçırmayanı, Kemalisti, sosyalisti, İslâmcısıyla koca bir bütün olarak “millet”.



Yaşadığı Anadolu bu ara karlar içinde.



Aynı toprağı paylaştığı ansiklopedik tanımıyla Passeridae familyasından, insanlara yakın çevrelerde yaşayan, göçücü olmayan, konik gagalı kuşlarla beraber bu ağır kar örtüsü altında yaşamaya çalışan bir millet işte.



O yüzden belki bu milleti serçelere benzetmek daha mümkün.



Serçeler de göçmüyor, eldekiyle hayata tutunmaya çalışıyor.



Biz de göçe göçe gelip tutunduğumuz vatan eylediğimiz bu topraklardan bir yere gitmiyoruz artık.



Onlar gibi büyük sürüler halinde yaşıyoruz; birbirimizden ayrılmayı sevmiyoruz.



Şu sert iklime girmiş dünyada hayata toprağa tutunmak için dişimizi tırnağımıza takıp hayatta kalmaya çalışıyoruz.



Bütün bu mücadele içindeyken tabiî ki kar yağıyor, boran esiyor, saklanacak yer yenecek bir parça ekmek daha zor bulunuyor, bombalarla patlatılıyor, kalaşnikoflarla taranıyoruz.



Her kar yağışında bomba patlamasında mermi sıkılmasında kökenlerimiz, alışkanlıklarımız, meşrebimiz, eğilimlerimiz, siyasî ve dinî görüşlerimizi hatırlatmak isteyenlere gün doğuyor.



Elimizden geleni yapıyor, onların istediği olsun diye çırpıyor aramızdan bazıları.



Ama değil…



Bütün farklılıklarımızla beraber tek bir milletiz işte.



Asfalt üzerindeki o tek darıyı kapmak için son model araçlarla ölüm kalım mücadelesi yapan serçe ötekini aracın altına itmiyor. Ölen arkadaşlarının arkasından gülmüyor. Onun etini yemiyor.



Biz de iki bin yıla yakındır aynı isimle çağrılan bir millet olarak yeni icat edilmiş yeni yetmelere lâyık şablonlar üzerinden birbirimizin ölüsünü yemeyeceğiz elbet.



Ne olduğumuzu, nereden gelip neler yaşayıp nasıl millet olduğumuzu unutturamayacak bombalar sloganlar kurşunlar twitler…



İnadına…


Başlıklar :AnadoluSerçeler
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026