15 Temmuz’un ardından sorulması gereken sorular…

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 19/07/2026, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
15 Temmuz’un ardından sorulması gereken sorular…

15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin 10. yılındayız. Darbe bizzat halk tarafından püskürtülünce, “millet, devleti kurtardı; milletin kendi devletini kurmasına izin verilecek mi?” diye sormuştum.

Millet, devleti kurtardı, ama çocuklarını kaybediyor bu kez. Eğitim sistemi ülkenin altını oyacak türediler yetiştiriyor. Ruhsuz, ezberci, pozitivist, medeniyet bilinci ve ruhu yok edilmiş, zihnen kolayca köleleştirilen nesiller yetiştiriyor…

Ülke, kendi altını oyuyor.

Bu duruma müdahale edilmeli.

Asıl derin darbe bu.

Bu konuyu ayrıca yazacağım.

Bugün bu minval üzere yazılmış bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

MTO Bursa temsilcisi Nuri Gür Bey kardeşimin sıkı sorularıyla ilerleyen zihin açıcı bir yazısını sizlerle paylaşıyorum. Keyifli ve zihin açıcı okumalar…

***

Bazı geceler vardır, takvim yapraklarında yerini alır, anma törenleriyle hatırlanır, konuşmalarla yeniden dolaşıma sokulur. Bir de öyle geceler vardır ki, saatler geçer, yıllar birbirini kovalar, fakat o gece aslında hiç bitmez. İnsanların hafızasında, kurumların koridorlarında, devlet aklının suskun odalarında yaşamaya devam eder. 15 Temmuz tam da böylesi bir kırılmadır. O gece sadece tanklar caddelere çıkmadı. Güven duygusu da rayından çıktı. Yalnızca kurşunlar sıkılmadı, uzun yıllar boyunca örülen kabuller, kanaatler ve ezberler de paramparça oldu. O tarihten sonra aynı gökyüzüne bakıldı, aynı bayrak dalgalandı, aynı şehirlerde yaşandı. Hiçbir şey eski anlamını tümüyle muhafaza edemedi.

Bir toplum bazen aynaya bakar ve kendi yüzünü görür. Bazen de aynaya baktığında, karşısında yıllardır fark etmediği çatlaklarla karşılaşır. 15 Temmuz, Türkiye’nin yüzüne tutulmuş acımasız bir aynaydı. O aynada sadece darbecilerin gölgesi görünmedi. Aynı zamanda kurumların zaafı, siyasetin kör noktaları, cemaat aidiyetinin aklı perdeleyen tarafı, liyakatin sessizce tasfiye edilişi ve devlet mekanizmasının hangi noktalardan sızdırılabildiği de seçildi.

15 Temmuz’u bir darbe teşebbüsü olarak okumak eksik kalır. O gece, devletin sinir sisteminin nasıl felce uğrayabileceğini gösteren ağır bir laboratuvar tecrübesidir. Bir organizmanın en güçlü görünen uzuvlarının, içeriden büyüyen görünmez bir hastalık karşısında nasıl direnç kaybettiğini anlatan sert bir uyarıdır. Mesele yalnızca silahlı kalkışma değildir. Asıl mesele, yıllar boyunca sessizce örülen bir ağın, fark edilmeden kamunun en mahrem damarlarına kadar ilerleyebilmiş olmasıdır.

İşte tam burada cevabı hâlâ berraklaşmamış sorular yükseliyor. Darbe hazırlığına ilişkin ihbarlar nasıl değerlendirildi? Neden bazı kapılar açıldı, bazı kapılar kapalı kaldı? Cumhurbaşkanı’na ulaşması gereken haber niçin gecikti? O gece yaşanan kimi hadiseler neden hâlâ sis bulutunun ardında bekliyor? Tarih bazen cevaplardan çok sorularla ilerler. Sorulmamış her soru, geleceğin omuzlarına bırakılmış ağır bir emanettir.

Hafıza, kahramanlık hikâyeleriyle ayakta kalmaz. Hafıza aynı zamanda özeleştirinin evidir. Kendi kusuruna bakamayan toplum, başkasının suçunu da tam anlamıyla anlayamaz. Uzun yıllar boyunca “bizden” olmanın, “ehil” olmaktan daha kıymetli sayıldığı bir iklim oluştu. Aidiyet, karakterin önüne geçti. Yakınlık, liyakatin yerini aldı. Tavsiye, ehliyetin sesini bastırdı. Böyle zamanlarda kurumlar görünüşte ayaktadır lakin temelleri usul usul oyulur. Ahşabı dışarıdan cilalı duran bir konağın içini kemiren kurtlar gibi, çürüme uzun süre fark edilmez.

FETÖ’nün yükselişi tam da böyle bir zeminde mümkün oldu. Bir cemaat, kendisini dinin yerine koyduğunda: eleştiriyi ihanet, sorgulamayı günah, itirazı sadakatsizlik saydığında artık din konuşmaz, güç konuşur. İnanç, hakikatin penceresi olmaktan çıkar, iktidarın perdesine dönüşür. En büyük tehlike de burada başlar. Çünkü putlar yalnızca taştan yapılmaz. İnsan bazen kendi kanaatini de putlaştırır. Kendi çevresini, kendi mahallesini, kendi bağlılığını dokunulmaz hâle getirir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026