
Yıkılan binalar sebebiyle ölümlerden, yaralanmalardan dolayı mağduriyeti olanlar suç duyurusunda bulunmalı, süreci takip etmeli. Süreci takip etmek savcının ve kolluğun işlerini de kolaylaştırmak adına gerekli. Dosyaya bilgi, belge ve tanık bildirmek sürecin aydınlanmasına katkı sunar. Müteahhit veya diğer kusurlu kimseler, doğan maddi ve manevi zararlardan da sorumludur.
Tarihimizin en büyük afeti üzerinden iki hafta geçti. Ama etkileri önümüzdeki beş yıl sürecek. “6 Şubat Depremi” yargılamalarını ve hukuki durumu sıkı şekilde hep birlikte takip edeceğiz. Peki depremzedelerin hakları hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz?
Bilindiği üzere deprem sonrası tüm binaların teker teker incelenmesi şart. Zira, her yapının durumu, yıkılma şekli, binadan alınacak örnekler, eski ve yeni görüntüleri yıkımdan kimin sorumlu olacağına dair bilgiler içeriyor. Müteahhit, yapı denetimi ve kontrol eden kimseler olağan şüpheli konumunda. Bunun yanında yapıya bir davranışı ile zarar veren -yani dükkân için kolon kesen, duvar yıkan- kişi de sorumlu. Yargılamaların tümünde -ceza ve tazminat davaları fark etmeksizin- kusur kimdeyse o ceza alacak ve tazminat ödeyecek.
MAĞDURLAR SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMALI
Yıkılan binalar sebebiyle ölümlerden, yaralanmalardan dolayı mağduriyeti olanlar suç duyurusunda bulunmalı, süreci takip etmeli. Süreci takip etmek savcının ve kolluğun işlerini de kolaylaştırmak adına gerekli. Dosyaya bilgi, belge ve tanık bildirmek sürecin aydınlanmasına katkı sunar. Müteahhit veya diğer kusurlu kimseler doğan maddi ve manevi zararlardan da sorumludur. Tazminat sorumluluğu evi aldığımız önceki malik, kiracı isek ev sahibini de kapsar. Yargılama sonucunda sorumlu ve tazminat tutarı ortaya çıkacak. Tazminat dosyalarının sonuçsuz kalmaması için hemen tazminat davası açıp; ihtiyati tedbir isteyerek müteahhittin mevcut mal varlığını kaçırılmasını önlemek için devir yasağı konulmasını önemli.
KAYIP EŞYALARINIZI İLGİLİLERE BİLDİRİN
Zorunlu Deprem Sigortası depremin evinizde ya da binanızda yol açtığı hasarları karşılamaktadır. Bu; belediye sınırları içinde kalan meskenlere yönelik olarak geliştirilmiş bir sigorta sistemidir. DASK tarafından verilen azami teminat tutarı -şimdilik- 640 bin TL’dir. Yine bir kimsenin ek deprem sigortası yapması, eşyalarının kaybolma riskini sigortalatması mümkündür. Bu hallerde sigortaya derhal bildirim yapılmalıdır. Enkazda veya etrafta bulunan sahipsiz eşyaların durumu ise bir başka konudur. Kural olarak bulunan eşyanın kolluğa/muhtara teslim edilmesi şarttır. Eşya belirli süre muhafaza edilecek, ardından kamu görevlilerince bulunmuş ise Hazine’nin, gerçek kişilerce bulunmuş ise 5 yıl sonunda bulan kişinin mülkiyetinin geçmesine karar verilecektir. Eşyası kayıp olan kişinin önceden ilgili yerlere bildirim yapması, eşyayı, parayı veya bir başka şeyi çok net biçimde tarif ederek bu bildirimi yapmış olması önem taşır. Yine daireyi kullananların enkaz kaldırma çalışmalarına katılarak ilk andan olaya müdahale etmesi önemli bir adım olacaktır.

KİRACILARIN HAKLARI NEDİR?
Kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek kimseler Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenir. Buna göre afetzedelerden; konutu yıkılan veya yıkılma tehlikesi taşıyan kimseler, ebeveynine ait konutta oturanlar, müşterek veya iştirak halindeki malikler, bir konutta birden fazla aile varsa her bir aile hak sahibidir. Benzeri durum işyerleri için de geçerlidir. Ölen depremzedenin hakları mirasçılarına geçer. Konut ve işyerlerine ilişkin mülkiyet durumu; tapu senedi, tasarruf belgeleri, vergi kayıtları ve diğer resmî belge ve kayıtlarla tespit edilir.
Kiracılar veya evde misafir olarak kalanlar hak sahibi olamazlar. Fakat kiracı depremzedeler de ilgiler hakkında suç duyurusu yapabilir, zararlarının tazminin tazminat davası açabilir. Kiracı depremzede, binadaki hasardan sorumlu olmadığı için onarmakla yükümlü tutulamaz, onarım masrafı maliklere aittir. Ayrıca kiracıların binanın deprem dayanaklılığını sorgulatma hakkı vardır.
BANKA BORÇLARI NE OLACAK?
Banka kredisi ile alınmış evlerde ödemenin tümü müteahhite yapılmış olacağı için daireyi alan kişi bankaya ödemelere devam edecektir. Borçlu, depremde vefat etmiş ise hayat sigortası devreye girer. Kredi alınmış ancak henüz dairesi teslim edilmemiş ise müteahhitlerin teslim zorunluluğu sürer. Burada teslim alma hakkı mirasçılara geçecektir. Müteahhit bunu yapamayacak ise aldığı tutarı iade etmesi gerekir. Bu halde alınacak tutardan bankaya olan borcun kalan kısmının kapatılması mümkünüdür. Bunun yanında depremzedelerin bankalar ile yapacağı görüşmelerde dikkat etmesi gereken bir husus da Bankalar Birliğinin Bankalara bulunduğu tavsiyelerdir. Buna göre;
Ayrıca hakkında da dava ve takip olan depremzedeler bilmelidir ki OHAL kararnamesi ile hukuki süreçlerin 6.2.2023 tarihinden itibaren 6.4.2023 tarihine kadar durmuştur. Böylece depremzedelerin bir ay boyunca hukuki süreçlerle muhatap edilmemesi, bu sürenin uzatılması gerekmektedir.
DEVLETİN SORUMLULUĞU VE YARDIMLAR
Böylesi büyük afetler, devleti yükümlülük altında tutar. Ülkemiz bir sosyal devlettir. Buna göre vatandaşların afet sebebiyle doğan mağduriyetleri, bu kimselerin üzerine bırakılamaz devlet yardım elini uzatmak zorundadır. Yine yapılan çalışmalarda, jeolojik etüdün doğru yapılmaması, kurtarma çalışmalarının aksaması sebebiyle ortada bir zarar varsa bunların idari yargıda açılacak tam yargı davası ile idarelerden istenmesi mümkündür. Yapılan 10 bin TL’lik yardım, onarım masraf desteği, kira desteği gibi durumlar sosyal devlet ilkesi ile ilintilidir. Ancak Van depremi sonrasında hizmet kusuru ile devlete karşı açılan idari davalardan hatırlayacağımız üzere bu aşamada verilecek tazminatlar “devletin sorumluluğu” kuralına göredir. Kabaca depremzedelerin hukuki olarak bilmesi gereken hususlar böyledir. Ancak afet riski durumlarında mülkiyet hakkının esnetileceği bir evreye girilmesi gerektiği açık bir gerçektir. Bu konuda ödev tüm siyasetin ve toplumun yüküdür.






