28 Şubat sürecinde Sincan'da tankları yürüterek "demokrasiye balans ayarı" diyen postmodern darbecilerden 15 yıl sonra hesap soruldu. Soruşturmanın ilk dalgası 2 milyon insanı fişleyen Batı Çalışma Grubu'nu hedef aldı. BÇG'nin kurucularından eski Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 29 emekli asker gözaltına alındı
Türkiye bu sabah 28 Şubat soruşturması kapsamında emekli generallerin evlerine yapılan baskınlarla uyandı. Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında 31 adreste arama yapıldı. Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir gözaltına alındı. Aramalar dün sabah saat 08.00 itibarıyla başladı. Ankara, İstanbul, Çanakkale, Niğde ve Eskişehir'de 31 adreste arama yapıldı.
28 Şubat sürecinde Genelkurmay 2. Başkanlığı görevinde bulunan emekli Orgeneral Çevik Bir, evinin aranmasının ardından gözaltına alındı. İstanbul'da gözaltına alınan ve Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 9 kişi, İstanbul Adalet Sarayı'ndaki adli tabiplikte sağlık kontrolünden geçirildi. Çevik Bir, sağlık kontrolünün ardından Atatürk Havalimanı'ndan THY'ye ait uçakla Ankara'ya gönderildi. Gözaltına alınan diğer komutanlar emekli Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan ve Emekli Tuğgeneral İdris Koralp. Bu isimlerin evlerinde de arama yapıldı.
Arama yapılan tüm evler asker kökenli isimlere ait. Aramaların gerekçesi, dönemin Refahyol Hükümeti'ne yönelik darbe girişimi iddiası. Operasyonun, 28 Şubat MGK kararlarının uygulanmasını takip amacıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurulan 'Batı Çalışma Grubu'na yönelik olduğu belirtildi. Bu arada gözaltı kararı verilen 2 kişiye yurtdışında olduğu için ulaşılamadı.
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında Niğde'nin Altunhisar ilçesinde Emekli Kıdemli Albay Ümit Şahintürk gözaltına alındı. Çanakkale'de emekli astsubay Ahmet Tarık Yelkenci ile Eskişehir'de emekli albay Alican Türk gözaltına alınan isimlerden oldu. Hakkında gözaltı kararı çıkarılan emekli Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan'ın Ankara Birlik Mahallesi'ndeki evinin önüne ambulans geldi. Kılıçarslan'ın oturduğu Çağıl Apartmanı'nın önünde duran ambulanstan bir doktor inerek binaya girdi. Yaklaşık yarım saat içeride kalan doktor, daha sonra ambulansla evin önünden ayrıldı.
Batı Çalışma Grubu'nun oluşturduğu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda istihbarat albayı olarak görev yapan emekli albay Eser Şahan da İstanbul'da gözaltına alındı. Şahan, Deniz Kuvvetleri'nde İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapmıştı.
Soruşturma 28 Şubat döneminin generallerini kapsıyor. Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği. mağdur olanların '28 Şubat'la ilgili yaptığı suç duyuruları üzerine soruşturma başlatmıştı. Operasyonlar hakkında ilk bilgileri veren HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, 28 Şubat soruşturmasıyla ilgili olarak toplam 3 ilde 31 adrese yönelik arama yapıldığı ve 31 kişi hakkında da gözaltı kararının bulunduğunu söyledi.
28 Şubat soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, 31 kişi hakkında arama ve gözaltı kararı çıkartıldığını, bunların tamamına ulaşıldığını ve gözaltına alınan isimlerin tümümün önce Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü getirileceğini açıkladı. Bilgili, Kozmik Oda savcısı olarak kamuoyunda bilinen bir isim. 28 Şubat soruşturmasının bir süre önce başına getirilmişti.
İstanbul'da gözaltına alınan Çevik Bir, sorgulanmak üzere Ankara'ya getirildi. Bir grup gazeteci de yolcu olarak Bir'i taşıyan uçağa bindi. Bir'in seyahat süresince uçağın en arka kısmında bulanan yerinden dışarıyı seyrettiği gözlendi. Polis, uçağın, inmesinin ardından görüntü almasını engellemek için Bir'i hosteslerin bulunduğu bölüme götürdü. Havaalanından özel bir araçla götürüldüğü Ulus Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Bir, ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.
Operasyona adını veren darbe girişimi, 28 Şubat 1997'de MGK toplantısına dayandırılıyor. Toplantıdan irtica ile mücadele için alındığı ifade edilen bir dizi karar çıkmıştı. Bu kararların ardından Refahyol hükümeti Haziran ayında istifa etmişti.
28 Şubat sürecinde akıllara kazınan açıklamalardan biri Çevik Bir'e aitti. Bir, Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun 'Bin yıl sürer” dediği 28 Şubat sürecinde tankların Sincan'dan geçmesini "Demokrasiye balans ayarı yaptık" sözleriyle değerlendirmişti.
28 Şubat sürecinde Sabah gazetesinin sahibi olan işadamı Dinç Bilgin, 28 Şubat sürecine ilişkin gözaltılarla ilgili, 'Gelişmeleri çok hayırlı bir süreç olarak görüyorum. Askerler o dönemde kendilerini ülkenin hakimi olarak görüyorlardı. Kendilerini tüm anayasal kurumların üzerinde görüyorlardı' dedi. Bilgin, 28 Şubat sürecinin Türkiye'nin son derece rahatsız olduğu bir dönem olduğunu vurguladı. O dönemde üniversitelerden, yargıçlara kadar her kesimin baskı altında olduğunu belirten Bilgin, 'Basın da Sabah gazetesi de baskılardan nasibini almıştı' dedi. İfadeye çağrılırsa, 28 Şubat sürecine ilişkin bildiklerini hakimlerle paylaşmaktan kaçınmayacağını söyleyen Dinç Bilgin, o dönemde etkin olan bazı askerlerin emekli olduktan sonra 'Medya bizi pohpohladı. Her gün manşetlerdeydik. Kendimizi ülkenin sahibi gibi hissetmemize yol açtılar' şeklindeki değerlendirmelerine katılmadığını söyledi. Bilgin, '12 Eylül 2010'da yapılan anayasa değişikliği referandumuyla başlayan gelişmeleri çok hayırlı bir süreç olarak görüyorum. diye konuştu.
Batı Çalışma Grubu (BÇG), 28 Şubat 1997 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararlarından yani 'post modern darbe'nden sonra kuruldu. Dönemin önde gelen generallerinden Erol Özkasnak'a göre çalışma grubunun kurulması fikri Çevik Bir'den geldi. BÇG, Oramiral Güven Erkaya'nın komutanı olduğu Deniz Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösterdi. İddialara göre irticai faaliyetleri izlemek için kurulan BÇG, 2 milyona yakın insanı fişledi. Bu fişlemeler sırasında sadece askeri personel değil, ailelerinin de kullanıldığı da iddialar arasında.
Yasadışı olarak kurulan BÇG 55. Hükümet yani Mesut Yılmaz'ın Başbakanlığı döneminde Başbakanlık Takip Kurulu'na dönüştürüldü. BÇG, Emniyet İstihbarat Dairesi'nin 1997 yılında ulaştığı belgelerle ortaya çıktı. 16 Nisan 1997 tarihli bütün askeri birimlere gönderilen belgede, laiklik aleyhtarı faaliyetlerin arttığı vurgulanarak camilerin gözetim altına alınması emrediliyordu. Plana göre görevli askeri personel camilere gidecek ve laiklik karşıtı fiil ve sözleri ivedilikle garnizon komutanlıklarına bildirecekti. Diğer belgede öğrenci yurtları, özel okullar, dernekler, vakıflar, Kur'an kursları, imam hatip okulları ve bu kurumlara giden gelenlerin sayısının ve kimliklerinın tespit edilmesi isteniyordu.
Emniyet askeri darbe hazırlığı olarak algıladığı belgelerle ilgili bir rapor hazırlayıp dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, Başbakan Necmettin Erbakan ile Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller'e iletti. Erbakan, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i BÇG belgelerinden haberdar etti. Demirel de belgelerin birer nüshasını dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya iletti.
Genelkurmay TSK'ye ait belgelerin Deniz Kuvvetleri'nden nasıl dışarı çıkarıldığı konusunda soruşturma başlattı. Ve sonuçta Emniyet İstihbarat Dairesi'nde görevli vatani görevini yapan polis kökenli deniz onbaşı Kadir Sarmusak'a ulaşıldı. Bir süre sonra ortaya çıkan başka bir belge ise Sarmusak'ın amiri olan o dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu'nun askeri savcılık tarafından sorgulanmasına ve hakkında dava açılmasına neden oldu.
Bu belgeye göre BÇG'den vali, kaymakan da dahil olmak üzere tüm kamu idareci ve görevlilerinin fişlenmesi isteniyordu. 1997'de Orakoğlu ve Sarmusak yargılanmaya başlandı. Ancak Genelkurmay BÇG belgelerini mahkemeye göndermediği için Orakoğlu ve Sarmusak beraat eti. Davanın hakimi Albay Kurşun 2009 yılında verdiği bir röportajda, kendisine dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Erdal Şenel tarafından baskı yapıldığını iddia etti.
Emekli Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, 4 Şubat 1997'de Tümgeneral rütbesindeyken Sincan'da tankları yürüten komutan olarak adını duyurdu. 2002 yılında korgeneralliğe terfi eden Orgeneral Ceylanoğlu, Jandarma Asayiş Komutanlığı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 2007'de orgeneralliğe terfi eden Ceylanoğlu, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı görevine atandı. 2010 yılında ise Yüksek Askeri Şura kararları ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Ceylanoğlu, 29 Temmuz 2011'de kendi isteğiyle emekli oldu.
Emekli Tümgeneral Osman Özbek, 28 Şubat sürecinde tuğgeneral rütbesindeyken Başbakan Necmettin Erbakan'a ettiği hakaretlerle biliniyor. Bir tiyatro grubunun sahnelediği 'Bir halk düşmanı' isimli oyunda ordunun eleştirildiği gerekçesiyle Başbakan Erbakan'a 'p..' diyerek hakarette bulunan Özbek'e Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı destek verdi. Özbek, daha sonra 2000 yılında Jandarma Harekat Başkanlığı'na getirildi. Bayrampaşa Cezaevi'nde 12 tutuklunun öldüğü Hayata Dönüş operasyonunu da Osman Özbek döneminde gerçekleştirildi. Özbek, 2001 yılında emekli olduktan sonra Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen “Atatürkçü düşünce sistemi ve 28 şubat” panelinde 28 Şubat'ın, özgürlüğü engellemek isteyen kesimlere “dur” diyen bir hareket olduğunu söyledi.
Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri olan emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, 2000 yılında kadro yetersizliğinden emekli oldu. 28 Şubat'a 'post-modern darbe' tanımlamasını yapan da Özkasnak'tı. Özkasnak, emekli olduktan sonra yaptığı açıklamalarda 'Post-modern darbe olmasaydı, 1999 seçimlerinde bu netice alınamazdı' sözleriyle de gündeme geldi. Özkasnak ayrıca, "28 Şubat bir kriz yönetimidir. Kriz yönetiminin amacı; savaş veya bir çatışmaya girmeden isteklerinizi karşı tarafa kabul ettirmektir. Bu amaç hasıl oldu, yani kriz yönetimi başarı ile idare edildi" demişti.
28 Şubat sürecinde Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturan Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, 1994'ten beri bu görevi yürütüyordu. 28 Şubat sürecindeki iktidar ortağı Refah Partisi'ne yönelik açıklamalarıyla sık sık gazete manşetlerinde yer aldı. 28 Şubat'tan 2 gün önce, İsrail gezisinde, 1967 Arap-İsrail savaşında ölen İsrail askerlerinin mezarlarına çelenk koyduktan sonra yaptığı laiklik açıklamaları dikkat çekti. Karadayı'nın 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis'e girmemesi için ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu'ya yaptığı telkinlerin ses kaydı internete düşmüştü. 1998'de yaş haddinden Genelkurmay Başkanlığı'ndan ayrılan İsmail Hakkı Karadayı, halen Encümen-i Danış üyesi.
28 Şubat sürecinin etkin isimlerinden emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu, o dönem Refah Partili Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak ile heykel polemiği yaşadı. "Burada hiç Atatürk heykeli yok" diyerek, belediyeye bile bilgi vermeden caddenin ortasına 'Atatürk heykeli' diktirdi ve askerlere nöbeti tutturdu. Silahçıoğlu, tümgeneral rütbesindeyken 2005 yılı Ağustos YAŞ toplantısında Silahlı Kuvvetler Akademisi Komutanlığı'ndan emekli oldu.
28 Şubat post-modern darbesinin sembolü haline gelen 'Bin yıl sürer' sözü dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'na ait. Kıvrıkoğlu, 28 Şubat'tan sonra İsmail Hakkı Karadayı'nın yerine Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturdu. 28 Şubat sürecinde ön planda olmadı ancak Genelkurmay Başkanı olduktan sonra alınan kararların uygulanması için iktidara baskı yapmaya devam etti. Kıvrıkoğlu'nun adı, 2002 yılında Anasol-M hükümetinin lideri Başbakan Bülent Ecevit'in düşürülüp yerine Hüsamettin Özkan'ın getirilmesi çabalarında da geçti.
Milli Güvenlik Akademisi'nin eski komutanı emekli Tümgeneral Ümit Şahintürk'ün, Niğde'nin Altunhisar İlçesi'ndeki bağ evinde arama yapıldı. Cumhuriyet Savcısı, polis ve jandarma Altunhisar İlçesi'ndeki bağ evine geldi. Evde kimse olmadığı için bağ evinin kapısını çilingir aracılığıyla açtıran görevliler bahçeye girdi. Şahintürk ilerleyen saatlerde polise teslim oldu.
Emekli Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan, dönemin komuta kademesine yer alan isimlerden biriydi. 2003'te yapılan 'Balyoz' seminerinde adı gündeme geldi ancak savcılık hakkında 'takipsizlik' kararı verdi. O dönem Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik ve Tetkik Kurulu Daire Başkanı olarak görev yapan Kılıçarslan, 2003 yılında 11 Türk askerinin başına ABD askerlerince çuval geçirilen 'Süleymaniye Baskını' sırasında Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısıydı. Kılıçarslan, MHP'den milletvekili adaylığıyla da gündeme gelmişti. Emekli Tuğgeneral İdris Koralp ise 28 Şubat darbesi sürecinde Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Plan Şube Müdürlüğü yaptı. 30 Ağustos 1997'de Tuğgeneralliğe terfi etti. 1997 - 1999 yıllarında İstanbul/ Hadımköy'de 1'nci Zırhlı Tugay Komutanı olarak, 1999 - 2001 yıllarında Erzincan'da 3'ncü Ordu Harekat Kurmay Yarbaşkanı olarak hizmet verdi.






