AK Parti Sözcüsü Çelik'ten 'çerçeve yasa' açıklaması: Emperyalist projeler engellenecek
14:35, 11/08/2026, SalıG: Güncelleme: 15:34, 11/08/2026, Salı
Yeni Şafak

Ömer Çelik
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik 'Terörsüz Türkiye' gündemine dair açıklamalarda bulundu. Çelik dün Meclis'ten geçen 'Terörsüz Türkiye' yasası ilgili olarak "Yapıcı eleştiriler çok kıymetli. Ama yıkıcı eleştirilerin çözüme dair siyasi yaklaşımı yok. Yasada olmayan şeyleri varmış gibi eleştiriler yapıldı. Bu yöntem Türkiye modelidir. Süreç tamamlanırsa bölge ülkeler için de yöntem olacak. Emperyalist projeler engellenecek." dedi.
AK Parti Sözcüsü
Ömer Çelik
AK Parti Genel Merkezi'nde 'Terörsüz Türkiye gündemi ve Meclis'te kabul edilen çerçeve yasaya dair açıklamalarda bulundu.Çelik'in açıklamaları şu şekilde;
Dün tarihi bir gündü. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge gündemimiz açısından Yüce Meclis, 467 gibi yüksek bir kabul oyuyla PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açan, bunun zeminini oluşturan, bunun gerçekleşmesi için çerçeve oluşturan yasal zemini oluşturmuş oldu.
Tabii, Sayın Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendirme çağrısından, iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine değinmesinden sonra Sayın Bahçeli'nin gerçekleştirdiği tarihi çağrı, daha sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu devlet politikasına dönüştüren iradesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusunda Türkiye'nin yepyeni bir stratejik hamle yapması şeklindeki bir tabloyu ortaya çıkardı. Bütün bu geçen süre içerisinde bir sürü iniş çıkış oldu. Zaman zaman aksama ya da yavaşlama denilen dönemler oldu. Ama her seferinde söyledik. Dedik ki Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, Sayın Bahçeli'nin iradesi, hem olayın Cumhur İttifakı boyutuyla hem de devlet politikası boyutuyla net bir irade ortaya koyuyor. Bazen dedik, bir yılda gidilen yol bir günde gidilir.
"Net bir yol haritamız vardı"
Bazen haftalarca yerinde sayıyor gibi gözükebilir. Ama burada net bir irademizin olduğunu, net bir yol haritamızın olduğunu çeşitli defalarda belirttik. Daha sonrasında Yüce Meclis'in, Meclis'te kurulan komisyonla devreye girmesi, Meclis boyutunun da hayata geçmesini sağladı.
Meclis Başkanımızın başkanlığında haftalar süren çalışmalarla tüm toplum kesimlerinin katılımı sağlanmış oldu ve günün sonunda Meclis Komisyonunun yayınladığı rapor, meseleyi bütün çerçevesiyle ortaya koyan, terörün ortadan kalkması, Türkiye'nin terör yükünden kurtulması için ilkeleri, prensipleri, yol haritasını ortaya koyan çok anlamlı bir çerçeve oluşturdu. 467 kabul oyu, Cumhuriyet tarihinde, siyasi tarihimiz açısından çok önemli bir hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor.
Sadece bunu sayısal bir nitelik olarak göremeyiz. Bunun siyasal anlamı da büyük. Makul bir çerçevede ortaya gelen yasal düzenlemenin Yüce Meclisteki milletvekillerinin çok yüksek bir oranıyla kabul gördüğünün işareti. Her bir milletvekili tabii ki kendi seçim bölgelerinde vatandaşlarımızın duygularını, hissiyatlarını taşıyor. Onların taleplerini Meclise yansıtıyor. Aynı zamanda da farklı toplum kesimlerini temsil ediyor. Dolayısıyla Yüce Meclisin iradesi, hem farklı toplum kesimlerinin sürece pozitif yansımasını göstermesi bakımından hem Meclis içerisinde çok tartışılan bir konuda, 50 yıldır yürütülen terörle mücadele çerçevesinde pek çok etrafında literatür oluşmuş, pek çok yaklaşım oluşmuş bir konuda, esasında gelinen noktadaki yasal çerçevenin makul bulunduğunun, bu çerçevede silah bırakma ve örgütün tasfiyesi sürecinin desteklendiğinin net bir işaretidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın olayı devlet politikası süreciyle talimatlandırması, aynı zamanda partimize net talimatlar vererek sürecin nasıl işlemesi gerektiğine dair net bir yol haritası ortaya koyması, Partimizi de talimatlandırdığı heyetle birlikte yürüttüğümüz, takip ettiğimiz ve sonuçlandırmaya çalıştığımız politikaların ana esasını oluşturdu.
"Yasada olmayan şeyleri varmış gibi eleştiriler yapıldı"
Toplum yapıcı eleştiriler ortaya koyarken, dün Meclis'te yıkıcı eleştireler yapanlar oldu. Sizin öneriniz nedir denildiğinde aslında herhangi bir şeyin olmadığını, siyasi bir yaklaşım olmadığını, siyasi bir yetersizlik olduğunu görmüş olduk. Aslında yasada olmayan şeyleri varmış gibi eleştiriler yapıldı. Dersine iyi çalışmış olmak, meseleyi bilmek kıymetli bir şeydir. Bazılarının hayali bir eleştiride bulunduğunu gördük.
"Üçüncü göze ihtiyacı yok"
Net bir şekilde yasa ortadadır. Meclis'te tartışılmıştır. 467 oyla tarihi mesaj vermiştir.
İşte oradaki ülkelerde etnik olarak, dini olarak, mezhebi olarak birbirinden tamamen ayrışmış, tamamen kopmuş toplum kesimleri arasında ortaya çıkan çatışmalar için üretilmiş bu literatür, üçüncü göz denilen bir mekanizmaya zaman zaman ihtiyaç duymuş. Bu üçüncü göz mekanizmalarında çalışanların bir kısmı, birtakım kurumlar, uluslararası kurumlar ve kişiler bizlere de ulaştılar. Biz bütün bu süreçlerde rol alalım, yardımcı olalım ya da bütün bu süreçlere vaziyet edelim gibisinden. Buna söylediğimiz şey şu oldu. Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur. Türkiye'de bir tane göz vardır. O da milli bir gözdür. Bu da 86 milyonun ta kendisidir. Türkiye'de bu çatışma çözümleri denilen literatürü oluşturan ülkelerdeki gibi bir sosyal durum da yoktur. Yani bu mesele Türk ile Kürt arasında bir mesele olarak gündeme gelmemiştir.
Bugün bu işlerin en sıcak olduğu zamanlarda, bu işlerle ilgili stresin, toplumsal stresin en yüksek olduğu zamanlarda Türkü, Kürdü, Arabı, Alevisi, Sünnisi bütün kesimlerden vatandaşımız tek bir millet olma şuurunun dışında bir durumla, bir yaklaşımla hareket etmemiştir. Dolayısıyla mezhep temelinde bölünme ya da etnik temelinde ayrışma gibisinden bir yaklaşımla izah edilecek bir mesele değildir. Bugün konuştuğumuz konu PKK-KCK terör örgütünün tasfiyesi ve silahlarını bırakması konusudur. Bununla ilgili olarak uzun zamandır söylenen şey şuydu. Bunun geçmişteki çeşitli denemelerden sonra bir yasal güvenceye ihtiyacı var. Bu yasal güvence ortaya çıktığı zaman silah bırakma süreci ve örgütün tasfiyesi süreci hızlı bir şekilde gerçekleşir. Geçmiş dönemlerde pek çok adım atılmasına rağmen eksik olan buydu. Bu tamamlanırsa örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması konusundaki zemin oluşturulmuş olacak ve yol haritası tamamlanmış olacak diye.
"Emperyalist projeler engellenecek"
Türkiye, çeşitli emperyalist projelerin, çeşitli perde arkasındaki çevrelerin, vekâlet savaşları yoluyla terör örgütlerini kullanarak bölgemizi şekillendirmeye çalıştığını, ülkemize istikamet vermeye çalıştığını, ülkemizde kaos ortamı oluşturmaya çalıştığını yıllar içerisinde defalarca gördü. Şimdi yakın zamanda da biliyorsunuz, şöyle bir şey konuşuluyordu. Şimdiki Orta Doğu düzeninin çerçevesini oluşturan Sykes-Picot rejiminin değişmesinden, değiştirilmesi gerektiğinden, bunun aksayan taraflarından bahsediliyordu. Tabii daha sonra görüldü ki Batı'da Sykes-Picot rejiminin değiştirilmesinden bahsedenlerin amacı, daha organik, daha insani, bölge halklarının güvenliğine, müreffeh geleceğine, daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına hizmet edecek bir yaklaşım değil. Burada yine bölgeyi, etnik ve mezhebi temelde, yakın bölgemizi, ülkemize yakın bölgeyi etnik ve mezhebi temelde mikro birtakım parçacıklara bölmek, daha çok kaos çıkarmak, kendi çıkarlarını garanti altına almak için bölgede birtakım terör devletçikleri oluşturmak şeklinde birtakım yaklaşımların olduğunu net bir şekilde gördük. Emperyalizmin ve Siyonizmin bu tip projeleri olduğu, aslında birtakım gelişmelerin arkadaki bu emperyalist ve Siyonist siyasi projelerin neticesi olarak ortaya çıktığını görmek için çok derin bir bakış açısına gerek yok. Bunlar iyice görünür hâle geldi. Onun için Türkiye'nin, dünyadaki diğer süreçlerden farklı olarak herhangi bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan, yegâne göz, milli göz olarak 86 milyon vatandaşımızın gözünün önünde her şeyin şeffaf bir biçimde yapıldığı bir süreç yürütmesi son derece kıymetlidir.
"Süreç tamamlanırsa bu bölge ülkeleri için de bir yöntem ve adres olacaktır"
Bu tabii esas olarak bir yöntem olarak Türkiye modelidir. Bundan sonrasında terör örgütü tasfiye olur ve silahlarını bırakırsa, bu süreç tamamlanırsa, bu bölge ülkeleri için de bir yöntem olarak bir adres olacaktır. Böylece bölgemizde Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Alevi'yi, Sünni'yi, Şii'yi, Nusayri'yi, Dürzi'yi, Ezidi'yi, Keldani'yi birbirine düşürmek isteyen emperyalist ve Siyonist projelerin herhangi bir şekilde amacına ulaşması engellenmiş olacaktır. Onun için buraya kadar gelinen tartışmaların, buraya kadar kullanılan yöntemin, Türkiye'nin bu meseleyi yürütme biçiminin, Türkiye'de devletin ve siyasetin ortaya koyduğu bu yaklaşımın, Yüce Meclisin ortaya koyduğu bu yaklaşımın başlı başına kıymetli olduğunu görmek lazım.
Bakın, etrafımızda bu tartışmalar yapılırken emperyalist ve Siyonist birtakım odakların net bir şekilde bölgeyi etnik temelde, dini temelde daha çok birbirine düşürmeye çalışan, hatta aynı etnik grup, aynı dini gruplar içerisinde çatışma çıkarıp kendilerine birtakım çıkar hatları oluşturmaya çalışan yaklaşımlarını net bir şekilde görüyoruz. Bunun defalarca bozulmasında Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin pek çok etkisi oldu. Ülkemize karşı zaman zaman yanlış işler yapmış olanların bile halklarının başına böyle kötülükler gelmesin diye, böyle şeylerle karşılaştıklarında Sayın Cumhurbaşkanımız, bölgedeki kardeşlik siyasetinin gereği olarak, bölge barışının korunması amacıyla pek çok fitneyi engellemek üzere doğrudan devreye girmiştir ve bunlar engellenmiştir. En son bunu nerede gördük arkadaşlar? Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a haksız, hukuksuz ve hakkaniyetsiz saldırısı sonrasında hem Irak'taki hem İran'daki Kürt kardeşlerimizi İran'a karşı ayaklandırmaya çalışan bir Siyonist faaliyet herkesin gözü önünde gerçekleşti. Orada ise bütün bölgeye Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj, herhangi bir şekilde bu savaşları daha da büyütecek, halklara daha çok acı çektirecek hiçbir işe kimsenin girişmemesi gerektiği şeklindeydi. Bunun detayları uzundur. Bunun detayları başlı başına bir tarihtir. Ve burada Cumhurbaşkanımızın bölge barışını bir kardeşlik siyaseti üzerinden tahkim etme ve bunu koruma konusunda, bu fitneleri bertaraf etme konusundaki iradesi başlı başına bir literatür oluşturur.
Ayrıntılar geliyor...

Dünya
Ahmed Şara son hamlesiyle İsrail'in aklını aldı: Tel Aviv diken üstünde

Gündem
Suriye'de gün geldi hesap döndü: Esed ve 2 aile bireyi idama mahkum edildi

Gündem
Yeni Parti 'çerçeve'ye sığmadı: Tarihi yasa derin çatlağı gözler önüne serdi
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.