Gündem Atık değil ham madde

‘Atık’ değil ham madde

AGED Genel Müdürü Osman Kaytan, ‘atığın’ dünyada artık bir ham madde olarak görüldüğünü belirterek, “Atık kâğıt yerine geri dönüşümlük kâğıt diyeceğiz” dedi. Almanya’da evsel atıkların yüzde 56’sının dönüştürüldüğünü hatırlatan Kaytan, “Türkiye’de bu oran yüzde 10. Hedef, bunu 2023’e kadar yüzde 35’e yükseltmek” ifadesini kullandı.

Abone Ol Google News
Mesude Demirhan Yeni Şafak
​‘Atık’ değil ham madde
E-ticarette yaşanan canlanmanın kâğıt ambalaj talebini en üst seviyelere taşıdığını belirten AGED Genel Müdürü Osman Kaytan, atık kelimesini hayatımızdan çıkarıp atma vaktinin geldiğini söyledi.

Yazı dizimizin bugünkü bölümünde Atık Kâğıt Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (AGED) Genel Müdürü Osman Kaytan’a kulak vereceğiz. Ambalajın pandemi döneminde, özellikle gıda ve ilaç tedariğinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ne kadar büyük önem taşıdığının görüldüğünü ifade eden Osman Kaytan, ambalajın stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. E-ticarette yaşanan canlanmanın kâğıt ambalaj talebini de en üst seviyelere taşıdığına değinen Kaytan, artık atık kelimesini hayatımızdan çıkarıp atma vaktinin geldiğini belirtti.

  • Kaytan, “Döngüsel ekonomide Sıfır Atığı konuştuğumuz günümüzde, biz sanayiciler ham maddemize atık kâğıt yerine geri dönüşümlük kâğıt diyeceğiz. Dünyada atığın çöp değil değerli bir ham madde olduğu yönünde yeni bir paradigma var. Öte yandan, ülkemizdeki evsel atığın içerisinde bulunan bütün geri dönüşümlük kâğıtları toplasak bile, kâğıt sektörü olarak hammadde ithalatı yapmaya mecburuz. Adeta kabına sığmayan kâğıt sanayiinin yatırımları bugün tamamen ihracat odaklıdır. Sektör can suyu olan ham maddesine ulaşamadığında serpilip gelişemez” dedi.

5.5 MİLYON TON ÜRETİM KAPASİTESİ

  • Ülkemizde toplanan dönüşebilen atıkların yaklaşık yüzde 70’nin kâğıttan oluştuğunu belirten Kaytan, kâğıt sanayiinin sıfır atık çalışmalarının en büyük paydaşı olduğunu söyledi. Sayıları 25’e ulaşan ve 12 milyar dolarlık aktif büyüklüğe sahip kâğıt fabrikalarının, her yıl yaklaşık 80 milyon adet ağacın kesilmesini önlediğini aktaran Kaytan, böylece yılda 1.5 milyon tondan fazla karbon salınımının önüne geçildiğini vurguladı.

Ülkemizde bulunan toplama tesislerinin kurulmasında çok ciddi destekler verdiklerini dile getiren Kaytan, “Doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce insana istihdam kapısı olan kâğıt sanayii, bugün itibarıyla 5.5 milyon ton üretim kapasitesini yakalamış bulunuyor. Yeni yatırımların ve kapasite artışlarının devreye girmesiyle üç yıl içerisinde 6.5 milyon tonu geçmiş olacağız. 2011 sonunda kâğıt üretim kapasitesi 2.5 milyon tondu. 10 yılda geldiğimiz nokta yüzde 100’den fazla bir büyüme” dedi.

SIFIR ATIK SON YILLARIN EN BÜYÜK GELİŞMESİ

  • Son yıllarda geri dönüşüm sektöründe yaşanan en büyük ve önemli gelişmenin Emine Erdoğan’ın himayesinde başlayan sıfır atık projesi olduğunu dile getiren Kaytan, kâğıt sanayii olarak sıfır atığın en büyük destekçisi olduklarını vurguladı. Kâğıt sektörünün 2030’a kadar 10 milyon ton üretim kapasitesini yakalayacağı tahmininde bulunan Kaytan, şu bilgileri paylaştı: “Dünya sınırlı kaynaklarıyla insanoğlunun sınırsız ihtiyaçlarını karşılayamaya çalışıyor. Sıfır Atık projesi de bu kapsamda Türkiye’de yıllık 35 milyon ton atığın aslında atık değil değerlendirilebilir kaynak olduğunu öngören bir proje. Amaç organik mutfak atıklarının, kâğıt, metal plastik, kâğıt atıkların çöp deponi sahalarına hiç gönderilmeden ekonomiye yeniden kazandırılması. Bizim 2018’de 5 üniversite ile 5 ilde yaptığımız bir çalışmada çöpte dönüşebilen atık miktarının 8-10 milyar TL civarında olduğunu gördük. Üstelik bu atıkları üzerine hem taşıma ve bertaraf bedelleri ödüyoruz. Bununla birlikte ekonomik kaybın en az 25-30 milyar TL olduğu söylenebilir.”

GERİ DÖNÜŞÜM BİLİNCİNİ KAZANDIRMALIYIZ

Osman Kaytan, sektörün hedeflerini şöyle sıraladı: “Sıfır Atık’a uygun olarak çöp deponi sahalarına dönüşebilen ham maddelerin gitmesine engel olmak, onları geri dönüştürüp mamul haline getirerek ekonomiye kazandırmak hem katma değer hem de daha fazla istihdam oluşturmak. Bunun için geri dönüşüm bilincinin ülkemizin her ferdine kazandırılması için gece gündüz gayret etmek en önemli vazifemiz. 35 milyon ton evsel atığın oluştuğu ülkemizde, tüketim alışkanlıkları 2030’da bu tonajın 40 milyon tonu aşacağını gösteriyor. Biz 35 milyon ton çöpü, çöp olarak değil ham madde olarak görüyoruz. Boşa giden üstelik üzerine para verilerek gömülen milli servet.”

8 KAT KATMA DEĞER ÜRETİYORUZ

  • Kaytan, çöp değil, geri dönüşümlük hammadde ithal ettiklerini ve bunu dönüştürerek 8 kat katma değer ürettiklerini söyledi. Sanayiciler olarak işin daha çok atık yönetimi ve dönüşebilen atıkların ekonomiye kazandırılması tarafında olduklarını belirten Kaytan, “Belediyelerin 'sıfır atık’ın getirdiği yeni dinamiklere çabuk uyum sağlamasını istiyoruz ama tabii bin 397 belediyenin olduğu ülkemizde, bu süreç biraz zaman alacak. Belediyeler, çöp toplama hizmetini asli vazifeleri olarak görmektedir. İki gün çöp toplanmazsa neler olacağı ortada. Bununla birlikte, çöpün içinde dönüşebilen ham maddelerin daha çok toplanması sağlanarak çöp hacmi ve ağırlığı önemli ölçüde azalacak.

AVRUPA’DA GERİ KAZANIM

Kaytan, Avrupalı toplama firmalarının faaliyetlerini sürdürmelerini sağlayan en önemli faktörün ‘kirleten öder’ prensibine göre ürünlerini ambalajlayarak satan şirketlerin sisteme ödedikleri desteklerden oluşan fonun sahaya aktarılması olduğunu anlattı. Bu fonun Türkiye’de Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) olduğunu söyleyen Kaytan, şunları kaydetti: “Geri kazanım maksadıyla toplanacak bu tutarın sisteme aktarılması hayati önem taşıyor. Avrupa 2030’a kadar evsel atıklarının yüzde 65’ini dönüştürmeyi hedefliyor. Almanya sadece Avrupa’da değil dünyada en iyi geri dönüşüm oranlarına sahip ülke. Ardından çok uzakta olmayan Avusturya geliyor. Üçüncü sırada Güney Kore var. Bu ülkeler evsel atıkların yaklaşık yüzde 56’sını geri kazanıp dönüştürüyor. Türkiye’de bu oran yüzde 10. Sıfır Atık Projesi’nin hedeflerinden biri bu oranı çok kısa sürede 2023’e kadar yüzde 35’e kadar yükseltmek.

Osman Kaytan
Osman Kaytan

ÖDÜL CEZA SİSTEMİ OLMALI

Osman Kaytan, ödül ceza sistemiyle toplamanın yapılmadığı konutlara odaklanılması gerektiğini söyleyerek, şu önerilerde bulundu: “Çünkü zaten AVM’ler, marketler, OSB ve matbaalardan toplama yapılmaktadır. Toplamanın başarılı olmadığı yer konutlardır. Konutlardan toplamayı artıran bir sistemin kurulmaması hali devam ederse ve ithalat kısıtlaması konusunda rahatlatıcı bir adım atılmazsa, sektör rekabet edemez hale gelecek ve yakında Avrupalı kâğıt firmaları ülkemize kâğıt satmaya başlayacaktır. Toplama sisteminde yer alan şirketler GEKAP’tan destek almalıdır. Belediyelere bağlı olarak faaliyet gösteren söz konusu toplama şirketleri çöp hacminin azaltılmasını sağlayarak çöp toplama maliyetlerinden tasarruf edilmesini sağlayacaktır. Bunun yanında, topladıkları dönüşebilen atıkları satabilecekler. Ülkemizdeki dönüşebilen atık toplama miktarı arttıkça sektör doğal olarak daha az ithalat yapar hale gelecektir. Bunun için, mevcut durumda olduğu gibi kâğıt fiyatlarının artması halinde toplandığı ve düşmesi halinde toplanmadığı bir sistem yerine hammadde değerinden bağımsız bir teşvik sisteminin gelmesi ve toplama sisteminin desteklenmesi gerekmektedir. Eğer çöp depolama sahalarına gönderecek hiçbir şey bulamamak demek olan Sıfır Atık projesini hayata geçirmek istiyorsak, ilgili bakanlıkları, TAT’ları, belediyeleri ve geri dönüşüm tesisleri ile bir bütünlük içerisinde işleyen bir sisteme ihtiyacımız var demektir. Biz kâğıt sektörü olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz."

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.