
ABD’de Donald Trump’ın iş başına gelmesiyle değişen küresel dengelerin, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir uzlaşıyı beraberinde getirdiği ifade edildi.
Ukrayna-Rusya Savaşı’nda artan barış girişimlerinin yanı sıra Suriye ve Orta Doğu’daki son gelişmeler Türkiye’nin de yakın takibinde. Askeri kaynaklar, ABD’nin Orta Doğu’daki yeni stratejik hamleleri, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel güç mücadelesini de şekillendirecek nitelikte olduğunu belirtti. ABD’nin bu noktadaki asıl hedefinin artan ticari güzergahlarda Çin’in yükselişini durdurmak olduğunun altı çiziliyor.
DENGELER YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Kaynaklar, bu stratejinin Türkiye’nin de içinde bulunduğu yeni bir bölgesel uzlaşıyı zorunlu kıldığını vurguluyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, İran destekli silahlı grupların sahadan çekilmesi ve bölge genelinde artan diplomatik temaslar, bu süreçte bölgede dengelerin yeniden değerlendirilmesine yol açması bekleniyor. Askeri kaynaklar, ABD, Çin’in ekonomik genişlemesine karşı koymak için Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da bir etken olduğuna dikkat çekti. Ukrayna’daki çatışmalar yalnızca bir cephe değil Rusya’yı Çin’den koparma stratejisinin de bir parçası olduğu belirtilirken Trump’ın Rusya’ya ılımlı yaklaşımı da Moskova ile ilişkileri düzeltme sinyalleri veriyor.
İRAN’I ETKİSİZLEŞTİRME HEDEFİ
Bu kapsamda Orta Doğu’da, özellikle Suriye’de oluşacak yeni dengeler, ABD’nin bölgeden “kontrollü çekilme” planını da içeriyor. Askeri kaynaklara göre, ABD’nin bölgeyi terk etmeden önceki öncelikleri İsrail’in güvenliği ve İran’ın etkisizleştirilmesi. İran’ın nükleer silah edinme potansiyeli, ABD için yalnızca Tahran’ı değil, doğrudan İsrail’i tehdit eden bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu yüzden Washington yönetimi, İran’ı hem askeri hem de vekil güçler aracılığıyla bölgeden izole etmeye çalışıyor.







