Hat, hilye ve tesbih 'Sessiz Zarafet'te buluştu
04:00, 11/08/2026, Salı
Yeni Şafak

Mehmet Çebi
Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin seçkisiyle hazırlanan “Sessiz Zarafet” sergisi, 16 sanatçının 90 adet hat ve hilye eserleriyle 200 adet özel seçki tesbihi Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Hat ve tesbihin gündelik hayat ile manevi dünya arasındaki bağın iki güçlü ifadesi olduğunu söyleyen Çebi, “Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır” dedi.
Klasik sanatların çağdaş yorumlarını bir araya getiren “Sessiz Zarafet” sergisi, İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin seçkisiyle hazırlanan sergi, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nin tarihi atmosferinde hat, hilye ve tesbih sanatının farklı örneklerini aynı çatı altında topladı.
Sergide 200 adet tesbih ve 90 hat eseri var. Yaklaşık yarısını hilyelerin oluşturduğu hatların arasında, farklı kuşaklardan sanatçıların celi sülüs, nesih, kûfi, makılî, celi divani, ta‘lik ve gubari gibi yazı türleriyle hazırladığı eserler yer alıyor. Geleneksel hat formlarının renk, ölçek, yüzey ve kompozisyon bakımından çağdaş yaklaşımlarla yeniden ele alındığı çalışmalarda, klasik üslup ile modern ifade biçimleri bir araya getiriliyor.
MANDA BOYNUZUNDAN FİLDİŞİNE
Seçkinin dikkat çeken eserleri arasında Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle yazıldığı çalışmalar bulunuyor. Kur’an-ı Kerim’in tamamının Gubari (Gözle zor görülecek kadar küçük boyutlu) ve şikeste hatla ana kompozisyonun içine işlendiği eser de serginin öne çıkan çalışmaları arasında yer alıyor.
Tesbih bölümünde ise İstanbul’un 16. yüzyıldan itibaren önemli merkezlerinden biri olduğu tesbih sanatının farklı malzeme ve işçilik anlayışlarını yansıtan örnekler bulunuyor.
Kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedef gibi geleneksel malzemelerin yanı sıra manda boynuzu, gergedan boynuzu, balina dişi, fildişi ve yılan ağacından hazırlanan tesbihler de sergileniyor. Eserlerin önemli bölümü 33 ve 99 taneli formlardan oluşuyor.
HAT DA TESBİH DE SABIR VE DİSİPLİN İSTER
Serginin koleksiyoneri Mehmet Çebi, hat ve tesbihin kültürde gündelik hayat ile manevi dünya arasında kurulan bağın iki güçlü ifadesi olduğunu söyledi. Hat sanatının sözü ölçüye ve güzelliğe kavuşturduğunu, tesbihin ise eli, zihni ve gönlü aynı istikamette buluşturduğunu belirten Çebi, “Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır. Hilye-i Şerif ise Hz. Muhammed’e duyulan sevginin hat sanatındaki en zarif ifadelerinden biridir. Yazıyı, anlam ve estetiği aynı levhada buluşturarak geleneğe ayrı bir derinlik kazandırır. Sessiz Zarafet’i hazırlarken bu köklü mirasın günümüz sanatçılarının elinde nasıl yaşamaya devam ettiğini göstermek istedik” dedi.
Çebi, sergide klasik üsluplara duyulan saygının yanı sıra renk, yüzey ve kompozisyon alanındaki yeni arayışların da öne çıktığını belirterek, koleksiyonculuğun yalnızca eserleri muhafaza etmek değil, onları yeniden kültürel dolaşıma kazandırmak anlamına geldiğini vurguladı.
16 SANATÇININ ESERİ VAR
Klasik sanat formlarının çağdaş yorumlarla sunulduğu sergide 16 sanatçının eserleri yer alıyor. Bunlar; Abdullah Çoban, Ayşe Karakuş, Cevat Huran, Emre Sessiz, Ferdin Velizade, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Hüsnü Türkmen, İbrahim Halil İslam, Muhammed Enes Huri, Muhammed Firas, Muhammed Neccar, Mustafa Özçelik, Osman Kul, Said Abuzeroğlu, Seyit Ahmet Bursalı ve Zeynep Çolak Saka.
Proje direktörlüğünü Metehan Kaptan’ın üstlendiği sergi, 29 Ağustos’a kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Ayşe Karakuş, 13 yıl önce yazdığı ilk Hilye-i Şerif'inin önünde
ÇOK RENKLİ VE ALIŞILMIŞIN DIŞINDA
- Sergide iki kadın hattattan biri olarak yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Ayşe Karakuş, Yeni Şafak’a şöyle konuştu: “Sergi çok renkli ve alışılmışın dışında birçok eserle bizleri karşılıyor. Yazdığım 5 adet Hilye-i Şerif ve 13 yıl önce 123x87 ebatında yazdığım ilk hilyelerimden biri de bu sergide. Böyle kıymetli bir sergide bir kadın hattat olarak bulunmaktan onur duyuyorum ve Mehmet Çebi’ye şükranlarımı sunuyorum.”

Hayat
Van'ın 25 yıllık ustanın bağlama aşkı 12 yaşında başladı: Yurt dışı siparişlerine yetişemiyor

Hayat
60 bin yıllık sır Türkiye'de ortaya çıktı: Mağaradan çıkan bulgu bilim dünyasını derinden sarsacak

Hayat
Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarı keşfedildi
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.