Sinemayı kim kurtaracak?
04:00, 10/08/2026, Pazartesi
Yeni Şafak

Yılmaz Erdoğan.
Yılmaz Erdoğan’ın “Sinemayı geri alacağız, sinemayı kurtarmamız lazım” sözleri sektörün en önemli tartışmasını yeniden alevlendirdi. Sinema verilerine baktığımızda yerli filmler seyirci kaybederken Hollywood yapımları salonları doldurmaya devam ediyor. Yönetmen ve yapımcılar, beyaz perdenin geleceği için çözümün nerede olduğunu Yeni Şafak’a anlattı.
Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele serisinin üçüncü filmini duyururken yaptığı açıklama, sinema dünyasında ve sosyal medyada tartışmalara yol açtı. Katıldığı bir programda sinema kültürünün salonlardan uzaklaştığını ve bu durumdan rahatsızlık duyduğunu belirten Erdoğan, “Sinemayı geri alacağız, sinemayı kurtarmamız lazım” ifadelerini kullandı. Pandemiyle birlikte hızlanan dijital platform alışkanlığı, sinema salonlarının eski canlılığını kaybetmesine neden olurken, sektör temsilcileri beyaz perdenin geleceğini farklı açılardan Yeni Şafak’a değerlendirdi.

Yüksel Aksu , Süreyya Önal, Bekir Bülbül.
YETERİNCE CİDDİYE ALMIYORUZ
Yönetmen Yüksel Aksu’ya göre sinemanın yaşadığı sorun, yalnızca seyirci kaybıyla sınırlı değil. Aksu, sinemanın kültürel ve ekonomik etkisinin yeterince kavranmadığını belirterek, “Sinemanın ulusal ve uluslararası önemini yeniden kavramamız gerekiyor. Kısa vadede sektörün nefes almaya devam etmesini sağlayacak adımlar atılırken, orta ve uzun vadede makro sinema politikaları geliştirilmeli. Kamu, özel sektör, sivil toplum ve sinema sektörü birlikte hareket etmeli” ifadelerini kullandı.
2004 yılında gerçekleştirilen sinema çalıştaylarının güncellenerek yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Aksu, ABD, İran, Güney Kore ve Fransa’nın sinema politikalarının örnek alınabileceğinin altını çizdi. Sinemanın dijitalleşmeyle yok olmayacağını da vurgulayan Aksu, “Müzikler, konserler ve spor karşılaşmaları da dijital platformlarda izleniyor ama insanlar yine salonları ve stadyumları dolduruyor” değerlendirmesinde bulundu.
ÇÖZÜM NOSTALJİDE DEĞİL
Yapımcı Süreyya Yaşar Önal, Yılmaz Erdoğan’ın “Sinemayı geri almalıyız” çağrısına katıldığını belirterek, çözümün geçmişi özlemekte değil, bugünün seyircisini anlayan filmler üretmekte olduğunu söyledi. Sinemanın yalnızca ticari bir alan değil, ortak duyguların paylaşıldığı önemli bir kültür mekânı olduğuna dikkat çeken Önal, pandemi sonrası değişen izleme alışkanlıklarının salonları olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Önal, “Seyirci aslında kaybolmadı. İyi bir hikâye ve gerçek bir sinema deneyimi sunulduğunda insanlar hâlâ salonlara gidiyor. Bunun en güncel örneklerinden biri The Odyssey. Nitelikli yapımlarla sinemayı yeniden güçlendirebiliriz. Ama bunu nostaljiyle değil; bugünün izleyicisini anlayan, yeni sinema dili ve teknikleri geliştiren filmlerle başarabiliriz. İyi hikâye anlatıldığı sürece seyirci her zaman o salonun yolunu bulacaktır” diye konuştu.
SALONLAR İLK DARBEYİ AVM’LERLE ALDI
Yönetmen Bekir Bülbül ise sinemanın varlığını sürdürdüğünü ancak izleme mecralarının değiştiğini dile getirdi. Bülbül, “Sanırım Yılmaz Erdoğan’ın kastettiği şey sinema salonlarının eski ihtişamına kavuşması. Ben bu konuda biraz ümitsizim. İlk darbeyi sinema salonlarını AVM’lere taşıyarak aldık. Ardından dijital platformlar geldi. Bugün herkes istediği filme istediği anda telefonundan ya da evindeki platformlardan ulaşabiliyor. Buna rağmen sinema yaşamaya devam ediyor. Sinema özünde hikâye anlatma sanatıdır. Bir zamanlar mağara duvarlarında başlayan bu kadim anlatı bugün telefon ekranlarında sürüyor. Değişen şey sinemanın kendisi değil, onu izlediğimiz mecra” dedi.
EN ÇOK İZLENEN 10 FİLMDEN ÜÇÜ YERLİ
- 2026’nın sinema verilerine baktığımızda, ilk 7 ayda sinemalarda gösterilen 114 yerli filmi 6 milyon 400 bin kişi izledi. Bu sayı bir önceki döneme göre yüzde 27,2 gerilemiş durumda. Önce Hollywood yapımı “The Odyssey” ve ardından “Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün”, sadece 2 haftada 2 milyon seyirciyi aştı. Üstelik sinema sezonu bile kabul edilmeyen temmuz ayında. Öte yandan 2026 yılında vizyona giren ve en çok izlenen 10 filmin sadece üçü yerli: Kardeş Takımı 3, Efes’in Sırrı ve Çatlı. Yılın en çok izlenen yerli filmi olan Kardeş Takımı 3, toplamda 716 bin 776 seyirciye ulaşabilmiş durumda.

Hayat
Filistinliler duvarın güzel olmasını değil hiç olmamasını istiyor

Hayat
O geceyi yeniden yaşadık

Hayat
Türkiye'nin miras sayısı 81 oldu: Kuşadası’nın tarihi hazinesi UNESCO’dan tescil aldı
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.