TV'ye 'Cem' ödülü

İstanbul
00:0024/04/2010, Cumartesi
G: 24/04/2010, Cumartesi
Yeni Şafak
TV'ye 'Cem' ödülü
TV'ye 'Cem' ödülü

Bu yıl ilk kez düzenlenen 'İsmail Cem Televizyon Ödülleri Yarışması'nın kazananları bu akşam Antalya'daki törenle açıklanacak. 'Türkiye'nin Emmy Ödülleri' olarak tasarlanıp organize edilen yarışmanın büyük jürisinde gazetemizin sinema-TV yazarı Ali Murat Güven de yer alıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin himayesi ve Fikri Görsel Sanatlar Ajansı'nın genel koordinatörlüğünde düzenlenen “2009-İsmail Cem Televizyon Ödülleri Yarışması”, bu akşam Antalya'daki Mardan Palace Otel'de düzenlenecek görkemli bir törenle galiplerini ilan edecek. Bu yıl ilk kez düzenlenen yarışma, 47'nci yılına ulaşan ve artık Antalya'nın en popüler simgesine dönüşen Altın Portakal Film Festivali'nin de “televizyon sektöründeki ikiz kardeşi” olmayı amaçlıyor.


Yarışmaya adını veren dışişleri eski bakanlarımızdan İsmail Cem İpekçi, 1974-1975 yılları arasında TRT genel müdürlüğü yapmış ve bu süreçte ilgili kuruma gerek program içeriği ve zenginliği, gerekse teknik donanım açısından büyük bir ivme kazandırmıştı. Antalya Belediyesi'nin, o dönemin TRT'sindeki hizmetlerinden dolayı adını bu yarışmayla ölümsüzleştirmeyi amaçladığı Cem'i, yakalandığı akciğer kanseri hastalığından dolayı 24 Ocak 2007'de, henüz 57 yaşındayken kaybetmiştik. İsmail Cem, Türkiye'nin en uzun süre görev yapan 4'üncü dışişleri bakanıydı.


'DEV BİR SEKTÖR; FAKAT ONA YARAŞIR BİR YARIŞMASI YOK'

Antalya Kültür ve Sanat Vakfı (AKSAV) adına yarışmanın hem genel tasarımı hem de organizasyonunu gerçekleştiren Fikri Görsel Sanatlar Ajansı'nın yöneticisi reklâmcı-yazar İlyas Başsoy, Türkiye'nin yeryüzünde ABD'den sonra en fazla televizyon izlenen ikinci ülke olduğunu ve ortalama bir Türk vatandaşının hayatının dörtte birini ekran başında geçirdiğini hatırlatarak, her takvim yılı içinde Türk televizyon sektörüne verilen yoğun emeklerin objektif bir değerlendirme çerçevesinde taçlandırılacağı kaliteli bir organizasyon için geç de olsa çok önemli bir adım attıklarını belirtti. Televizyonculuk alanında halihazırda varolan tek tük bazı yarışmaların sektörü yeterince heyecanlandırıp motive edemediğini savunan Başsoy, yankı açısından cılız kalan bu tür organizasyonların özellikle değerlendirme sistemleriyle sık sık suçlamalara sahne olduğunu hatırlatarak Yeni Şafak'a şu açıklamayı yaptı:


“Bu yarışmayı, geçmişteki eleştirilerden sektör adına yararlı sonuçlar çıkartarak, tam bağımsız ve daha geniş katılımlı bir jüri yapısı içinde kurguladık. Ayrıca, yarışmanın iç ve dış dünyaya yönelik görkem boyutunu da en üst düzeyde önemsedik. Türk televizyon dünyasının hemen hemen bütün önemli yapımları ve bunları emek verenler cumartesi gecesi Antalya'da olacaklar. Yurt içinden katılımların yanı sıra, dünyanın çok farklı ülkelerinden sinema-televizyon sektörünün yıldız yapımcı, yönetmen ve oyuncuları da gözlemci konuklarımız arasında yer alıyor. Olayın yankıları EMMY, Altın Küre, BAFTA gibi dünyanın en önemli yarışmalarının temsilcilerine kadar ulaştı; onlar da ödül töreninde üst düzey yetkilileriyle Türk televizyonculuk dünyasını mercek altına almayı arzulamaktalar. Günümüzde dünyanın dört bir köşesine program satan, sattığı programlar yabancı ülkelerde izlenme rekorları kıran Türk televizyonculuğunun artık çok daha profesyonel bir düzlemde tanıtılma zamanı gelmişti; bu ödüllerle söz konusu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum.”


Başsoy, gerçekleştirdikleri organizasyonun uzun soluklu olacağını ve yalnızca birkaç yıl içinde “Orta dünya” olarak tanımladıkları “Doğu Avrupa-Kuzey Afrika-Ortadoğu” bölgesinin en prestijli yarışmasına, yanı sıra da en büyük program satış pazarına dönüşeceğini ekledi.


Türkiye'de televizyon yapımlarının yıllık prodüksiyon bütçesi, sinema sektörünün toplamından tam 10 kat daha büyük. Ayrıca, televizyon için yapılan üretim, daha durgun bir piyasada yer alan binlerce sinema emekçisi ve sinema sanatçısına da istihdam sağlıyor. Bu tartışılmaz gerçeğe rağmen böylesine muazzam bir sektörün, üzerinde her kesimin ittifak edeceği saygın bir yarışmayla taçlandırılması için çok geç kalındığını vurgulayan Başsoy, “Yaklaşık yarım yüzyıldır sinemamızın en kıdemli yarışmasına ev sahipliği yapan Antalya, bundan böyle televizyon dünyasının da kalbinin attığı yer olacak. Bu güzel kenti, hem televizyon hem de sinema endüstrisinin ortak sorunlarını dile getirmek, Türk sanatçılarının eserleri için yeni pazarlar yaratmak ve kaliteyi ödüllendirmek için sektörün bütün önemli aktörleri açısından vazgeçilmez bir buluşma noktasına dönüştüreceğiz” diye konuştu.




Yazarımız Güven, yarışmanın büyük jürisinde

Organizasyon komitesi tarafından, Türkiye'nin kültür, sanat ve medya dünyasında söz sahibi isimleri tek tek taranarak belirlenen yarışma seçici kurulu, “ön jüri” ve “büyük jüri” olmak üzere iki aşamalı bir ekip şeklinde oluşturuldu. İlk aşamada görev yapan “ön jüri”, toplam 23 kategoride kendilerine sunulan yüzlerce aday adayı yapım ve sanatçıyı, yılbaşından bu yana süren titiz bir elemenin sonucunda her kategoride 5'e düşürdü. Ardından, nisan ayı başlarında görevi devralan “büyük jüri” de bu 5'er aday arasından, 1 ile 100 arası puanlamalarla televizyon dünyasında yılın en iyilerini seçti. Öte yandan, “Halk Jürisi”nin yarışmanın sitesini kullanarak gönderdiği elektronik puanlar ise jürinin yaptığı değerlendirmeleri yüzde 20 düzeyinde etkileyecek şekilde sonuca dahil edildi.


Gazetemizin son yıllarda pek çok yarışma ve festivalde görev alan kıdemli sinema-TV yazarı Ali Murat Güven de yarışmanın organizasyon komitesinin davetiyle “büyük jüri”de görev yapan isimler arasında yer alıyor. Güven, “En İyi Kültür-Sanat Programı”, “En İyi Yarışma Programı”, “En İyi Magazin Programı”, “En İyi Talk Show Programı”, “En İyi Spor Programı”, “En İyi Gündüz Kuşağı Programı” ve “En İyi Müzik-Eğlence-Komedi Show Programı” kategorilerinin puanlandığı 7 kişilik “drama dışı yapımlar büyük jürisi”nde görev aldı. Dizi filmlerin değerlendirildiği ve bu dalda 16 ödülün dağıtıldığı diğer kategoride ise anılan sektörün yapımcı, yönetmen, oyuncu ve senaristlerinden oluşan ikinci bir jüri oluşturuldu.


Yazarımız Güven, bu akşam Antalya-Mardan Palace Otel'de düzenlenecek ve pek çok yerli-yabancı televizyon kanalı tarafından naklen yayımlanacak ödül töreninde gazetemizi temsilen “onur konuğu” olarak yer alacak.