Yas’ın ve umudun sesleri…

Ayşe Böhürler
Ayşe BöhürlerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/08/2025, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yas’ın ve umudun sesleri…

İşgal edilen coğrafyaların şarkıları, ağıtları kısadır. Beş-altı dakikaya hayat sığar. Kerkük türküleri de öyledir, göç türküleri de sürgün gurbet şarkıları da.

Geçmişten gelen bu sesler bugün de yüreğimizi sızlatır. Günümüzde yaşanan acıları gelecek nesillere en iyi anlatacak olanlar da yine sanatçılar. Günümüzde de sayıları giderek azalsa da böyle sanatçılar var. İki divadan örnekler vermek istiyorum. Birincisi genç bir sanatçı. Tunuslu şarkıcı Emel Mathlouthi… Ait olduğu coğrafyanın acılarına tercüman olan, kendi toplumuna ve insanlığa karşı tanık olduklarını anlatma sorumluluğunu yerine getiren Mathlouhi şarkılarıyla milyonları etkiliyor.

“Tüm yürekleri karanlık ve aç gözlülükle dolduran
Zorbaların yükselen duvarlarını gördüğün bir dünya…”

Bu itiraz onlarca kitaptan kıymetli. Sanatın dili sadece akla değil ruha sirayet ediyor. Yaşadığı coğrafyanın derdiyle, neşesiyle hemhal olan sanatçılar ancak insanlığı bir ortak paydada buluşturabiliyor. Kilometrelerce öteden, bambaşka dinler ve kültürlerden gelen insanları bir sanat birleştiriyor.

Bu yazıda bahsetmek istediğim ikinci sanatçı Arap dünyasının efsane sanatçısı Feyruz.


GÜLMEYEN DİVA

Filistinli yazar Edward Said’in “Umudun sembolüdür” dediği Feyruz ülkesinin hüznünü yaşayan ve yaşatan sanatçılarının başında gelir. Seslendirdiği şarkıların sözlerini Emel Mathlouthi gibi kendisi yazmıyor, ama söylediği şarkıların hepsi dünyaya bu coğrafyanın hüznünü anlatıyor. Sadece hüznü değil hayatı da anlatıyor. Halil Cibran’ın şiiri onun sesiyle hafızalara kazınıyor.

“Bana ney’i ver ve şarkı söyle, çünkü şarkı gönüllerin dengesidir.

Bana ney’i ver ve şarkı söyle, çünkü şarkılar varlığın sırrıdır…”

Feyruz, Filistinli çocukların acısını yüreğinde hissettiğini her fırsatta sanatı ile anlatmış ve anlatmaya devam ediyor.
Şehirlerin Çiçeği
isimli şarkısını 1967’de de Arap-İsrail savaşının yenilgisinin ardından Kudüs için “Ev bizimdir Kudüs bizimdir, elimizle Kudüs’ün şanını geri alacağız…” dizeleriyle seslendirmişti.
ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliği Kudüs’e taşındığında “
Ne Zamana Kadar Ya Rab
” isimli ağıtı siyah bir kıyafetle kilisede söylemişti.

O, sadece Arap dünyasının değil dünyanın da tanıdığı bir diva! “Dünyada ezilen coğrafyalarda kadınlar ve çocuklar gülmeden gülmeyeceğim” diyen Feyruz’un hiçbir konserinde gülümsediği görülmemiş.

Geçen ay medyada yer alan bir haber, Arap dünyasının bu büyüleyici sesinin, oğlunun cenaze töreni için evinden çıktığını ve taziyeleri kabul ettiğini söylüyordu. Genellikle dışarı çıkmayan 80 yaşın üzerindeki sanatçının oğlunun cenazesinin ardından yürümesi, taziyeleri kabul etmesi gerçekten haber değeri taşıyordu. Çünkü Feyruz Arap dünyasının en önemli kültürel sembolü, Arap coğrafyasının sınırlarını sesi ile çizen bir sanatçıydı. Bu nedenle yıllar sonra dışarı çıkmasına dair haberi okurken bu coğrafyanın acı kaderini müziğiyle ses veren, ruhuyla anlatan bu sanatçıyı size biraz anlatmak istedim. Tabii en büyük kaynakçam bir Ümmü Gülsüm ve Feyruz hayranı olanı Prof. Dr. Namık Sinan Turan’dır. Hocam anlatsa eminim çok daha güzel anlatır ve söze “Arapça konuşulan coğrafyalarda radyoların sabah saatleri Feyruz’a ayrılırdı, akşam üzerleri ve geceler ise Ümmü Gülsüm’ündür” diye başlardı. Sinan Turan Hoca, Feyruz’un Aynasında Ortadoğu isimli makalesinde Feyruz’un farkını şöyle anlatır: “Ümmü Gülsüm geleneğin sesidir. Feyruz ise gelenekten modern zamanlara uzanan Arap müzik geleneğinin başkahramanlarından birisidir. Gelenekten beslenen ama onunla yetinmeyen bir tarzın yaratıcısıdır.”

Ortadoğu ve İslam coğrafyasında kadın konularını çalışan birisi olarak benim açımdan Ümmü Gülsüm ve Feyruz’un hikâyelerini önemli kılan, seslerinin güzelliği kadar erkek egemen bir toplum içinde ses ve müzikleriyle Arap kültürünün bayrağını taşımalarıdır.

Feyruz; Lübnan için, Baalbek’in yedinci sütunu gibidir. Halkının yaşadığı her türlü acıda yanlarında olmuş, ülkesini hiç terk etmemiş ve dünyaya bunları sanatıyla anlatmıştır. Müziğiyle dünyaca ünlü müzikholleri dolup taşırmış, Olimpia konseri, Las Vegas konserleriyle bir efsane olmuştur.

Şarkılarının sözleri de öyle sıradan değildir. Lübnan ile Filistin’in ortak yazgısının, iç savaşın, sürgünün ortak belleğini taşır, haksızlığa uğramış toprağından sürülmüş insanların ortak hüznünü anlatır. En önemlisi de dünyanın tepkisizliğine karşı ses verir. Yas’ın ama aynı zamanda umudun çığlığıdır.

“Ey rüzgâr götür beni vatanıma” nakaratıyla 1968’de bir filmde seslendirdiği “Nassam Aleyna el Hawa” isimli şarkı göçmen kuşlar gibi dünyaya savrulan tüm Lübnanlılara, Filistinlilere ses olur. Taşıdığı mesaj öyle güçlüdür ki; bir rivayete göre Feyruz’un “Nassam Aleyna el Hawa” şarkısı çalındığında Beyrut iç savaşında silahlar susarmış.

Abartılı sözcüklerin tavırların ardına sığınmadan gerçek bir sanatçının vakur duruşunu temsil eder Feyruz… İç savaşta dillendirdiği “Li Beyrut” şarkısında, “Lübnan benim sevgili vatanım/ Severim yoksulluğunla, ihtişamınla seni” sözleriyle iç savaşın acısını kalplere nakşeder. Beyrut’u sevmeye bu şarkı bile yeterlidir.

Ölümün sıradanlaştığı, duvarları kurşun izleriyle bezeli bir şehrin içinde hayata tutunmanın, umudun hikâyesini yazar. Yaklaşık on altı yıl süren iç savaşta Lübnan’da -Petra Opereti dışında- konser vermeyi reddeder. 2006’da İsrail Lübnan’ı bombalarken tüm konserlerini iptal eder. Savaş sonrasında ise gerek bağışları ve yardımlarıyla, gerekse konserleriyle ülkesinin toparlanmasında etkisi çoktur.

Sözlerin tükendiği, yavan kaldığı bugünlerde sanatlarıyla dünyanın tepkisizliğine ses veren iki cesur kadın sanatçıyı bir kez daha hatırlatmak istedim.

Şarkıları nesilden nesile kalplere sirayet edecek ve bir coğrafyanın acı kaderini dünyaya anlatacak.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026