1 Eylül’de yeni balıkçılık av sezonu başladı.
Türkiye’de su ürünleri üretimi, 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştı.
Toplam üretimin yüzde 33,4’ü
avcılık
yoluyla elde edilen deniz balıklarından.Yüzde 60,4’ü su içinde beslenen yetiştiricilik ürünleri.
Yüzde 3’ü diğer deniz ürünleri, yüzde 3,1’i iç su ürünleri.
Avcılıktan elde edilen su ürünleri 410 bin 428 ton.
**
Hamsi 245 bin 261 tonluk üretimle ilk sırada.
Hamsiyi 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalya takip ediyor.
**
Türkiye uzun kıyı şeridi, zengin denizleri, yaygın iç su kaynakları ve akarsularıyla
güçlü bir balıkçılık potansiyeline
sahip.Bu potansiyelin devamlılığı deniz ve iç su ekosistemlerinin korunmasına ve su ürünleri kaynaklarının bilimsel esaslara göre yönetilmesine bağlı.
**
Türkiye su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunda.
İlk kez 2024 yılında 2 milyar dolar sınırını aşan su ürünleri ihracatı 2025 yılında 2,3 milyar dolara ulaştı.
**
Türkiye’de su ürünleri tüketimi çok az.
Dünyada kişi başına yıllık ortalama su ürünleri tüketimi yaklaşık 19 kilogram. Türkiye’de ise 8,8 kilogram.
Neden balık yemiyoruz ya da yiyemiyoruz?
Çünkü pahalı.
**
Türkiye'de taze hamsinin kilogram fiyatı balık tezgahlarında av sezonuna ve şehre göre
200 TL ile 500 TL
(yaklaşık 5 euro - 13 € euro) arasında değişirken; Yunanistan'da hamsinin (Gavros) tezgah ve marketlerdeki kilogram fiyatı ortalama 5 € ile 11 € (yaklaşık 190 TL - 420 TL
) seviyesinde.**
Yunanistan'da halkın "
Gavros
" (Γαύρος) adını verdiği hamsi, Akdeniz'in en temel ve ucuz küçük balıklarından biri.Halk pazarlarında (
Laiki
) veya yerel balıkçılarda (Psaragorá) taze hamsi genellikle 5 € ile 7 € gibi erişilebilir fiyatlara satılıyor.**
Yunanistan'da hamsi tabağı (kızartma veya marine hamsi - Gavros tiganitos / marinatos) en
ekonomik mezelerden
biri.Standart bir taverna porsiyonu adasına veya bölgesine göre 6 € ile 10 € (yaklaşık 230 TL - 380 TL) arasında.
Türkiye'deki sahil restoranlarında veya balıkçılarda bir porsiyon hamsi tava/buğulama fiyatı işletmenin
lükslük derecesine
göre 250 TL'den başlayıp 500 TL ve üzerine çıkabiliyor.**
Yunanistan halkı mı balığı daha ucuza yiyor Türk halkı mı?
Yunanistan halkı, kendi alım gücüne kıyasla balığı Türk halkına göre çok daha ucuza ve daha rahat tüketiyor.
Fiyatlar nominal olarak (döviz kuruna çevrildiğinde) birbirine yakın görünse de iki ülkenin asgari ücretleri ve halkın alım gücü (satın alma paritesi) işin içine girdiğinde durum büyük ölçüde değişiyor.
2026 yılı itibarıyla Yunanistan'da
asgari ücret net 920 euro.
Halk pazarlarında 1 kg taze hamsi ortalama 6 euro civarında.
Yunanistan'daki bir asgari ücretli, maaşıyla yaklaşık
153 kilo hamsi
alabiliyor.Türkiye'de net
asgari ücret 28.075,50 TL.
Tezgahlarda 1 kg taze hamsinin ortalama fiyatı 300 TL olarak alındığında, Türkiye'deki bir asgari ücretli maaşıyla yalnızca yaklaşık
93 kilo hamsi
alabilmektedir.**
Bulgaristan'da (ve Karadeniz'e kıyısı olan diğer bazı komşu ülkelerde) hamsi kültürü Türkiye'deki kadar gelişmemiştir.
Halk genellikle hamsi yerine caca (
çaça
) adı verilen benzer küçük balıkları tercih eder.Bulgaristan'da çaça (caca) balığının kilogram fiyatı 2026 yılı itibarıyla ortalama 3 ila 5 Leva (BGN) arasında değişmektedir.
Bu da güncel döviz kuruyla yaklaşık
55 - 90 TL
aralığına denk gelir.**
Yunanistan'da deniz ürünleri lüks tüketim olarak görülmez.
"
Psarotaverna
" adı verilen balık tavernaları, halkın her kesiminin haftalık veya iki haftada bir rahatça gidebildiği, porsiyonu 6-10 € arasında değişen küçük balıkları (hamsi, sardalya, istavrit)
sunduğu ekonomik esnaf lokantaları gibidir.Türkiye'de son yıllarda
yüksek enflasyon bahanesiyle
akaryakıt, işçilik, köpük kutu ve nakliye maliyetlerindeki ölçüsüz ve keyfi fiyat artışları balık fiyatlarını doğrudan yukarı çekiyor.Bu nedenle Türkiye'de balık, deniz kıyısındaki şehirlerde bile dar gelirli aileler için lüks tüketim haline geldi.
**
Şu sorunun cevabını yetkililere ve özel sektör temsilcilerine sormak lazım;
Halkın ucuz balık yemesi mi daha önemli
, üretilen balığı dışarı satarak özel sektöre ve devlete para kazandırmak mı daha önemli?Daha basit soralım;
Halkın refahı mı önemli devletin ve şirketlerin zenginleşmesi mi?

