El-Sayed’in iki cepheli savaşı

Kadir Üstün
Kadir ÜstünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/09/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
El-Sayed’in iki cepheli savaşı
Abdul El-Sayed

Kasım seçimleri öncesinde Michigan eyaletindeki senatörlük seçimi Amerikan ulusal siyasi gündeminin en öne çıkan yarışı haline geldi. Demokrat Senato adayı Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’la birlikte kendi partisinin merkez kanadının muhalefeti ve çekinceleriyle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu iki karşı cephe arasındaki sinerji de ilgi çekiyor zira Demokrat merkez siyasetinin ürettiği El-Sayed’in ‘fazla radikal ve seçilmesi zor’ eleştirisi, bugünlerde Cumhuriyetçilerin en temel kampanya söylemine dönüşmüş durumda. Trumpçı Cumhuriyetçiler, El-Sayed’i herkese sağlık sigortası istediği için ‘ekonomik radikal,’ göçmenlik konusundaki sert politikaların simgesi haline gelen ICE’ın kaldırılmasını savunduğu için ‘güvenlik açısından tehlikeli,’ İsrail’e yardım ve Hasan Piker bağlantısı yüzünden ‘antisemitizme toleranslı’ ve Müslüman Mısırlı kökeni dolayısıyla da ‘kültürel olarak bizden olmayan’ şeklinde kodluyor. Hem merkez Demokratların desteğine ihtiyacı olan hem de Cumhuriyetçilerin tehlikeli olarak damgalamasından kurtulması gereken El-Sayed’in kampanyası, ilerici genç Demokratların sisteme başkaldırılarını iktidara taşıma potansiyellerinin en ciddi sınavı olarak öne çıkıyor.

ÖN SEÇİMDEN GENEL SEÇİME

El-Sayed, Demokrat Parti ön seçiminde Haley Stevens’i yenme başarısını gösterirken aynı zamanda Chuck Schumer, Michigan valisi Gretchen Whitmer, Senatör Gary Peters gibi partinin kurumsal ağırlığı olan isimlerini de yenmiş oluyordu. İsrail lobisi ve diğer dış grupların Stevens lehine on milyonlarca dolar harcamasına karşın El-Sayed gençler, ilericiler, sendika mensupları, Arap ve Müslüman seçmenlerden oluşan geniş bir koalisyonla bu mali üstünlüğü dengelemeyi başardı.

Bu zafer, Demokrat Parti statükosuna karşı dalganın en önemli sonuçlarından biri oldu. Bununla birlikte seçimi bir puandan az bir farkla kazanması merkez kanada hala ihtiyacı olduğu mesajını veriyordu. Liberal üniversite şehirlerinde güçlü sonuçlar almasına rağmen Detroit metropolitan bölgesini kaybetti ve siyahi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde beklenen güçlü performansı gösteremedi.

Bu tablo, El-Sayed’in ön seçimlerde mağlup ettiği merkez Demokratları genel seçimde koalisyonuna dahil etmek zorunda olduğuna işaret ediyor. Merkez kanat da Senato çoğunluğunu almak için mutlaka kazanılması gereken Michigan senatör koltuğunu korumak için El-Sayed’i desteklemek zorunda. Bu da ilerici kanadın ön seçimde işe yarayan aktivizminin genel seçimde tek başına seçim kazanmasına yetmeyebileceği için merkezle karşılıklı zorunluluğa dayanan bir birlikteliğe girmesini mecbur kılıyor.

SİNAGOG SALDIRISI VE ANTİSEMİTİZM SUÇLAMASI

Merkez siyasetini temsil eden Demokratların sol ilerici siyasete belli oranda tahammülleri var zira alternatifin Trump olduğu bir bağlamda birçok ‘aşırı söylem’ ‘yumuşak’ kalıyor. El-Sayed’in bir sinagog saldırısı sonrasında kullandığı ‘incinmiş insanlar başkalarını incitir’ şeklindeki ifadeleri yüzünden özür dilemesi merkez kanadın ‘ölçülü’ aday beklentisine bir nebze uymasını sağlıyor. El-Sayed, bu ifadeleriyle şiddete gerekçe üretecek bir izlenim verdiğini kabul etti ancak İsrail politikası hakkındaki görüşlerinden geri adım atmadı.

Demokrat Parti içindeki İsrail yanlısı grupların adeta içinden geçen ‘streamer’ Hasan Piker’le arasına mesafe koymaya yanaşmayan El-Sayed, merkezle uzlaşmak adına geri adım atmayacağını da göstermiş oluyor. Antisemitizmi kınayan ve Piker’in kendi kampanyası adına konuşmadığını söyleyen El-Sayed onunla bağlarını kopardığını ilan etme baskısına ise direniyor. Merkez seçmeni rahatlatmak ve Cumhuriyetçilerin antisemitizm suçlamasından kurtulmak adına ilerici tabanında geri adım sayılacak bir adımı atmayı reddediyor. İdeolojik teslimiyeti reddederek siyasi pozisyonlarını korumaya çalışan El-Sayed ‘daha sorumlu’ bir dil kullanması yönündeki baskılara boyun eğmeye niyetli görünmüyor.

CUMHURİYET-ÇİLERİN STRATEJİSİ

Cumhuriyetçiler El-Sayed’i Michigan’ın siyasi ve kültürel ‘ana akımının’ dışında göstermeye çalışarak ‘radikal figür’ imajını inşa etmeye çalışıyor. Müslüman kimliği ve Mısır kökenini hem açık hem de örtülü biçimde kullanan Cumhuriyetçiler dozu kaçırdıkça merkez Demokratların El-Sayed’e desteğini güçlendirme riskini artırıyorlar. Trump’ın kendi eşi Melania Trump’la fotoğrafının yanına El-Sayed’in eşiyle fotoğrafını koyarak ‘iki çok farklı Amerika’ şeklinde İslamofobik görülen mesajlar vermesi, merkez Demokratları El-Sayed’in etrafında birleşmeye zorlarken daha kapsayıcı bir Amerika kimliği anlatısı kurmasına da fırsat tanıyor.

El-Sayed’in bu kimlik tartışmalarından sıyrılarak ekonomik popülizme odaklanması son derece etkin bir silah olarak öne çıkıyor. Hayat pahalılığı, sağlık hizmetlerinin yetersizliği, konut krizi, düşük ücretler ve büyük şirketlerin siyaset üzerindeki orantısız etkisi El-Sayed’in en avantajlı olduğu konu başlıkları. Rakibi Rogers’ı Trump’ın ekonomi politikalarına bağladığı ölçüde Cumhuriyetçilerin kültür savaşları gündemini etkisizleştirebilir. Buna karşılık Hasan Piker, İsrail ve sosyal medya polemikleri kampanyanın merkezine oturursa Cumhuriyetçilerin istediği kimlik savaşları zemininde mücadele stratejisi etkili olur.

El-Sayed’in Cumhuriyetçi tabanı ikna etmesi gerekmediği için onlarla imtihanı daha çok bağımsız seçmen gözündeki algısını yönetmek olarak öne çıkıyor. Cumhuriyetçilerin onu damgalamasına izin vermeksizin Demokrat merkez siyasetinin kampanyası etrafında toplanmasını sağlaması gerekiyor. Hala ikna olmamış Demokratlara güven vermesi, ekonomik kaygıları önceleyen bağımsız seçmene de rakibi Rogers’ın Trump siyasetinin devamı olduğunu göstermesi gerekiyor. Bu dinamikler Michigan Senato yarışının bir senatörlük koltuğundan daha fazlasını ifade ettiğini gösteriyor. El-Sayed, ilerici siyasetin protesto ve statükoya meydan okuma enerjisini geniş tabanlı bir koalisyona dönüştürmek zorunda. Merkez siyaseti ve İsrail lobisini yenerek senatör adaylığını kazanan El-Sayed, iktidar için merkezi de içine alan bir strateji geliştirmek zorunda.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026