Yazarlar Dört büyüklerin büyük çaresizliği

Dört büyüklerin büyük çaresizliği

Erdal Hoş
Erdal Hoş Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Yeni seçilip görevine başlayan Galatasaray yönetimi beklentiler doğrultusunda Okan Buruk hoca ile anlaşıp takımı ona emanet etti. Hem Okan hoca hem Galatasaray için hayırlı olsun. Peki kimsenin sormak istemediği soruyu soralım. Okan hoca için başarı ve başarısızlık kriteri nedir? Ne olursa başarılı sayılacak ne olursa başarısız?

Kimsenin sormak istemediği bu sorunun zihinlerdeki cevabı da tek ne yazık ki. Okan Buruk’un başarılı kabul edilmesinin tek yolu şampiyonluk. Peki diyelim ki Okan hoca, Galatasaray taraftarının hatta genel futbolseverlerin beğenisini toplayan bir futbol oynattı sezon boyunca. Son üç haftaya 4 takım puan puana girdi ve o üç haftada Galatasaray oynadığı üç maçta da rakiplerinden çok üstün oynamasına rağmen sayısız gol fırsatından yararlanamayıp puan kaybetti ve ligi 4. sırada tamamladı. Yetmedi Türkiye Kupası Finali’nde de ezeli rakiplerinden birine penaltılarda mağlup oldu. Ama öte yandan Galatasaray sezon boyunca yukarıda da ifade ettiğimiz gibi herkesin takdirini toplayan bir futbol oynattı. Hatta geçtiğimiz sene transfer edilen ama zaman içinde “değersizleşen” genç oyuncular yeniden değer kazandı. Taylan’dan Berkant’a, Morutan’dan Barış Alper’e Galatasaray kadrosu “değerli” ve Avrupa kulüpleri tarafından izlenilir, takip edilir hale geldi. Bu tabloda Okan Hoca’nın akıbeti ne olur? Sadece Okan Hoca’nın mı? Abdullah Avcı’nın bu sene başka başarılar elde etse de ligi 4. bitirirse akıbetinden emin miyiz? Valerien İsmael için ne söyleyebiliriz? Belki Fenerbahçe için şartlar farklı. Gelinen noktada Fenerbahçe için şampiyonluk dışında herhangi bir ihtimalin kabul edilebilir bir yanı ne yazık ki kalmadı. Zira bazen sosyoloji tüm rasyonel gerçekleri yıkar ezer.

Fenerbahçe’nin mevcut durumunu istisna kabul edip şunu anlatmaya çalışıyorum. 4 büyük takım teknik direktörleri için şampiyonluk dışında hiçbir başarı kriteri getiremediğimiz için futbolumuz istikrar kazanamıyor olabilir mi? Sadece birinin başarılı sayıldığı bir yarışta oyuncu, teknik direktör gelişir mi, kurumsallık mümkün olur mu ? Bunlar mümkün olmadığı sürece bu sene uluslararası piyasa değeri, atıyorum, 5 milyon olan bir oyuncunun seneye 10 olabileceğine dair beklenti makul mü? İdeal olan değil ama gerçek olan Süper Lig’in lokomotifi bu 4 kulüp ve ülke futbolu değişecekse bunlarla başlamalı gibi duruyor. Ve bu kulüplerin de en büyük problemi sağlıklı, gerçekçi bir başarı ve başarısızlık kriterinden yoksun olmaları. Bu kriterler sağlanıp sezon başında ilan edilse, sabır, istikrar, kurumsallaşma ve benzeri kavramlar içi dolu bir şekilde anlaşma esnasında ilan edilse, yol haritası açıklansa belki Fatih Terim hala Galatasaray’ın, Emre Belözoğlu da Fenerbahçe’nin hocası idi. Örnekleri arttırmak mümkün ama uzatmayalım ve şöyle bitirelim. Sağlıklı başarı kriterleri anlayışı getirip bunları kamuoyu ile konuşmadan her şampiyonluk bir sonraki başarısızlığın adımı olacak. Hep böyle oldu ne yazık ki...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.