Anomik erkek: Toplumsal sarsılmayla gelen erkek şiddeti

Ergün Yıldırım
Ergün YıldırımYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 11/09/2019, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Anomik erkek: Toplumsal sarsılmayla gelen erkek şiddeti

Yine erkek şiddeti: Yine boşanma, yine eski koca, yine bıçaklama. Boşanan kadını ikinci defa bıçaklayan eski bir koca. Büyüyen çocukların feryadı hala kulaklarımızda. “Babam annemi öldürecek bizi koruyun” diye bağırıyor. Bir erkekler çılgınlığı dolaşıyor kadınlar üzerinde.



Her gün yeni kadın cinayetleri ve yeni erkek katiller ortaya çıkıyor. Artık erkek şiddetinin kadın bedenine yönelen vahşeti üzerine ciddi ciddi düşünmeliyiz. Temel ve basit soru şudur: Erkekler niçin kadına şiddet uyguluyor? Bunun cevabını bulmak için bilimsel araştırmalar yapmalıyız. Konunun odağından sapmadan hareket etmeliyiz. İstanbul Sözleşmesi, temelde kadına yönelen şiddeti önlemek için hazırlanan bir proje güya. Ancak biz onunla daha fazla cinsiyet eşitliğini, gay ve lezbiyenliği tartıştık. Çünkü o projeden gündemi oluşturanlar bu gruplar oldu. Kadına uygulanan şiddet ikinci plana atıldı.

Elbette bir kanunla ne şiddet yok olur ne de namus. Anlamakta zorlandığımız bu. Tanzimat kafasıdır bu. Türk modernleşme ufkunun darlığı. Bir kanun çıkar ve sonra tüm sorunlar çözülsün! O nedenle bizde bütün meselelerde hukukçular önde. Siyasetten sağlığa kadar bu böyledir. Oysa kanun tek başına bir hiçtir. Mesele daha derin. Hala şiddetin geniş toplumsal kökenleri üzerine standart raporlarımız yok. Erkek şiddetinin ana temellerini gösteren araştırmalarımız nerede? Salt “anketler” oluşan araştırmalar var. Bunlar üzerine düşünen bilimsel kafa olmadıktan sonra bu anketler bir hiçtir. Bize bir şey söylemezler. Mesela şiddeti uygulayan erkekler üzerine geniş çaplı bir araştırmayı hiç bilmiyorum. Halbuki yıllardır tartışıyoruz.

Yaptığımız tek şey var: Erkeklere küfretmek ve kadınlara yüceltmeler çekmek. Bütün medya bunu yapıyor. Bir sosyal terapi yaşıyoruz. İşlenen suçların ürettiği acılar, bu sosyal terapistlerle bir süre diniyor. Oysa küfretmek ve kadına güzellemeler çekmek çözüm değil. Kadına tanrısal yüceltmeler de yapsak sonuç değişmez. Çünkü sorun kadına yönelik düşüncelerle sınırlı değil. Sorunun temeli kadının ve erkeğin içinde konumlandığı toplumsal yapının sarsılmaları, dalgalanmaları ve kaotik dönüşümleri ile alakalı. Erkek alkolizme ve madde bağımlılığına yöneliyorsa ya da iş ve saygınlık kaybına uğruyorsa oradan şiddet yükseliyor. Erkek, içine girdiği acizlik karşısında şiddete başvuruyor. Erkek ikincil, işe yaramaz, terk edilmiş, hayatı elinden alınmış hissediyorsa şiddete başvuruyor. Erkek işsiz, evirip çeviremeyen, ailesine bakamayan ve eşine sahip çıkmayan olunca şiddete başvuruyor. Erkek, bir Aşırılar Çağı’nın( kavram ünlü tarihçi Habsbown’a ait) aktörü ise şiddete başvuruyor. Etnisite de şiddet, dinsel fanatizmde şiddet, ırkçılıkta şiddet ve cinsiyette şiddet. Bir şiddet aktörüne dönüşüyor erkek.

Şiddete başvuran erkeklerin nasıl bir biyografileri var? İlk defa şiddeti nerede gördüler? ilk defa şiddeti nerede yaşadılar? Sorunlarıyla başa çıkmak için gençlik dönemlerinde hiç şiddete baş vurdular mı? Bu konularda cahiliz. Yeterli bilgimiz yok. O nedenle sorunu değerlerde görüyoruz. Büyük kısmı namusta görüyor. Namusu kadına şiddetin ideolojisi görüyoruz. Bir kitabın adı bile var: Kadın Şiddetinin İdeolojisi: Namus. Yine değerler. Daha iki gün önce bir sosyoloji profesörü köşesinde örf ve gelenek değerlerine verip veriştirdi. Güya şiddetin temel nedeni onlarmış. Oysa iki bilim adamımızın yaptıkları yeni araştırmaya göre şiddetin işlenmesinde değerlerin payı %12. (“Values and Violence Endorsement Among College Students in Turkey/ Türkiyede Kolej Gençleri Arasında Değerler ve Şiddet Onayı”
“,
V. Bozkurt/H. Gülerce,2019-Türkiye). Bu orandan geriye kalan %88 devasa bir oran. Bu oran temelde belirttiğimiz gibi değerler, kurumlar, ilişkiler ve geçim tarzından meydana gelen sarsıntılarla ilgili.

Pozitivist de olsa Durkheim büyük bir sosyolog. İlk defa uygulamalı sosyolojiyle 60 bin üzerindeki intihar vakalarını araştırıyor. Araştırma sonucunda büyük sarsıntılarla gelen anominin nelere yol açabileceğini gösteriyor. Kadına yönelen şiddet de bir toplumsal sarsıntılarla gelen anomik durum. Erkeğin bu sarsıntılarla anomik duruma düşme hali. Köklü toplumsal kurumların, değerlerin ve ilişkilerin sarsılmasıyla erkeğin içine girdiği bunalım. Şiddet de bu yapısal sarsılma ile gelen erkek kimliğinin içine girdiği çaresizlik ve bunalımdan doğuyor. O nedenle çok hızlı bir biçimde odak araştırmalar yapmalı ve bu sarsıntıları doğuran nedenleri ortadan kaldıracak politikalar üretmeliyiz.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026