2 bin 235 yıl güç inşa edenler, “Kudüs” diyorsa, bu Kudüs’tür. İsrail’in bunu önleme gücü yok. Kıbrıs’ta, Akdeniz’de, Ege’de provokasyonlar bekliyoruz. Biz hazırız…

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 01/09/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
2 bin 235 yıl güç inşa edenler, “Kudüs” diyorsa, bu Kudüs’tür. 
İsrail’in bunu önleme gücü yok. 
Kıbrıs’ta, Akdeniz’de, Ege’de provokasyonlar bekliyoruz. 
Biz hazırız…

Ukrayna üzerinde devam eden Avrupa-Rusya savaşı yeni bir aşamaya girdi. Çözüme yönelik bütün girişimler sabote edilince, neredeyse “topyekun savaş” aşamasına geçildi.

Ukrayna (Avrupa) dronları Sibirya’dan Kazan’a ve Moskova’ya kadar her yeri vuruyor. Enerji tesisleri, silah tesisleri her yer hedef oluyor. Rusya’nın Başkenti açık saldırı altında.

“Taktik nükleer silah” kullanmak için provoke edilen Rusya ise, birkaç gündür Kiev’e çok ağır, yıkıcı saldırılar yapıyor. Hatta, Ukrayna’ya uzun menzilli füzeler veren İngiltere açıkça tehdit ediliyor.

BİRKAÇ ÜLKE DAHA RUSYA SAVAŞINA SÜRÜKLENEBİLİR

Uzunca bir süredir kilitlenmiş görünen savaş, bu saldırılarla, nitelik değiştirdi, çok daha yaygın ve birçok ülkeyi içine alan boyuta geçti.

Finlandiya-Rusya sınırı gergin. Belarus, Polonya gergin ve her an savaşa girebilir. Tabii, Ukrayna ile durdurulamazsa Rusya’nın karşısına birkaç ülkenin daha sürülmesi muhtemel.

Savaşı Karadeniz’e taşıyanlar Türkiye’yi de tedirgin etmeye başladı. Bir Türk gemisinin Ukrayna tarafından vurulması, yardıma giden geminin de vurulması üzerine Ukrayna Ankara Büyükelçisi uyarıldı.

Rusya sınırlarında mal taşıyan Türk TIR’ları da Ukrayna dronları tarafından vuruluyor. Bu durum devam ederse, Türkiye-Ukrayna arasında da sıkıntılar başlayabilir.

İSRAİL UKRAYNA ÜZERİNDEN BİR ŞEYLER DENİYOR OLABİLİR Mİ?

İnsanın aklına, “Ukrayna’daki tavır değişikliğinde İsrail faktörü ne kadar etkili” sorusu geliyor. Türkiye-İsrail arasında hızla büyüyen gerilim acaba Ukrayna-Türkiye ilişkilerine de yansıyor mu?

Son zamanlarda böyle bir hissiyat öne çıkıyor gibi. Zelenski-İsrail bağlantısı önümüzdeki günlerde Türkiye’de daha da hissedilir olabilir.

Kuzeyimizdeki savaş yayılırken güney ve doğumuzdaki savaşı da genişletmeye dönük girişimler var. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı, sanki yeni bir aşamaya geçecek. Hazırlıklar buna işaret ediyor. Şu ana kadar Hürmüz dahil hiçbir askeri başarı elde edemediler. Bu yolla İran’ı dize getirmeleri mümkün değil.

ARAP-FARS SAVAŞI OLMADI. MEZHEP SAVAŞI OLMADI. ŞİMDİ NE YAPACAKLAR?

Arap-Fars savaşı ya da mezhep savaşı da çıkaramadılar. “İran’ı zayıflatma” dışında ABD ve İsrail’in bu savaşta elde edebileceği hiçbir şey yok. İsrail’e bakılırsa, İran’a karşı nükleer silah kullanma ihtimali bir iddiaya dönüşmüş durumda. Sanırım son bir deneme daha yapacaklar. Oldukça yıkıcı bir saldırı için hazırlık yapıyorlar.

Kuzeyimizdeki ve güneyimizdeki bu savaşlar Türkiye’yi olağanüstü bir askeri hazırlığa yönlendirdi. Artık askeri teknolojide millileşmenin, bölgesel istikrarsızlıklara hazırlanmanın ötesinde, büyük bir fırtınaya hazırlık için tam bir seferberlik ruhu var.

İSRAİL YUNANİSTAN İLE NELER PLANLIYOR? TEK CESUR ÜLKE TÜRKİYE KALDI.

İsrail’in Yunanistan ve Rum Kesimi ile Kıbrıs ya da Ege’de sıcak çatışmaya dönüşecek bir oldubitti senaryosu olduğu artık aşikar. Zaten kamuoyuna sızıyor.

Bunu ne zaman yaparlar ne tür bir oyun denerler sadece o merak ediliyor ama yapacaklar. Bunu bozabilecek tek şey, Yunan halkının, artık İsrail’in rehineleri haline gelen yönetim kadrosunu yönetimden uzaklaştırmasıdır.

Türkiye; bir yandan büyük ve çok cepheli savaşa hazırlanırken, diğer taraftan barış için ortaklıklar, bölgesel ulus-üstü ortaklıklar inşa etmek için yoğun çalışıyor.

Sanırım bu alanda dünyada çaba harcayan tek devlet Türkiye. Başka hiçbir ülkede savaşları önlemeye dönük hiçbir cesur girişim yok. Hepsi, alabildiğini savunma hazırlıkları yapıyor.

BÜYÜK COĞRAFYA İÇİN BÜYÜK HAZIRLIKLAR…

Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı, buna daha birçok ülkenin katılmasının planlanması, savaşları bölge dışına çıkarma girişimlerinin en önemlisi. Bunun dışında Türkiye, Suriye ve Somali ordularının alabildiğine güçlendirilmesi için çalışıyor. Afrika ve birçok bölgede, milletlerin gerçek bağımsızlığa, kendi güvenliklerini sağlama yeteneğine erişmesi için mücadele ediyor.

Bütün bunlar, çıkması beklenen çok cepheli savaşa hazırlığın da ötesinde, büyük coğrafya için büyük bir gelecek hazırlığı anlamına geliyor.

Türkiye, İsrail ya da Yunanistan’la savaşa hazırlığın çok ötesinde, dünyanın kurucu ülkelerinden biri olma yolunda dev adımlar atıyor.

RUSYA’YI UKRAYNA İLE, TÜRKİYE’Yİ İSRAİL’LE YOR. BÜTÜN HESAPLARI BUDUR…

İsrail ya da Yunanistan meselesi, Rusya’yı yormak için Ukrayna’yı sahaya sürenlerin, Türkiye’yi yormak için geliştirdiği geçici bir taktik. Bu ülkelerin Türkiye ile mücadele edemeyeceği, onu durduramayacağı zaten biliniyor. “Belki biraz yavaşlatılır” düşüncesi ile planlandı.

Türkiye’nin coğrafyaya bakışı bin yıllık “devletler sürekliliği” ile anlaşılabilir. Kuzey ve güneyimizdeki savaşlara, Yunanistan ve İsrail’in şımarıklıklarına, Suriye-Lübnan yatırımlarına, Basra Körfezi-Kızıldeniz hattında olanlara Selçuklu-Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti geçişindeki “siyasi genetiğe” göre bakar.

Savaşı da çözümü de, barışı da böyle planlar. Bu yüzden şu an Ege, Akdeniz, İsrail gibi genel bölgesel krizlere bakışını anlamak için o bin yıllık siyasi aklı iyi anlamak gerekir.

“DEVLETLER SÜREKLİLİĞİ” DİYORDUK. ŞİMDİ “2. 235 YILLIK GENETİK” DİYORUZ.

Ama bu yıl, o “Devletler Sürekliliği” çok daha zengin bir tarihsel derinlikle ifade ediliyor oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle paylaştığı mesajdaki bir cümle özellikle dikkat çekici.

“2.235 yıllık şanlı mazisiyle ülkemizin gururu, milletimizin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm kahraman mensuplarının….” Bugüne kadar kullandığımız (Coğrafyadaki) “bin yıllık tarih” yerine 2 bin 235 yıllık bir tarih 21. yüzyıla çağrılıyor.

Orta Asya’dan Viyana’ya, Afrika’nın derinliklerinden Basra Körfezi’ne, Güney Asya’dan Doğu Avrupa’ya, devasa bir tarih bugünün sorunları ile yüzleşmek için davet ediliyor.

CESUR OLANLARIN ÇAĞI… İMPARATORLUKLARIN DÖNÜŞÜ.

Bu yüzyıl, “büyük sözlerin, cesur iddiaların çağı”dır. Türkiye Ekseni, derin bir tarih ve büyük bir coğrafya eksenidir. İmparatorlukların geri döndüğü, imparatorluk aklı olanların dünyanın merkezini şekillendireceği zamandır. İşte Türkiye, tam bu zamanda, büyük bir tarih yürüyüşü, çok büyük bir ortak coğrafya hesabı başlatmıştır.

Öyleyse, Ukrayna savaşına, İsrail’in hezeyanlarına, Yunan’ın şımarıklıklarına dar ölçekli, günübirlik bakış Türkiye’nin hesaplarını anlatmaya yetmeyecektir. Üzerinde oyun kurulan ülke, bir kibirli gücün arkasına sığınan ülke, “korunma amacıyla” kapı kapı dolaşan ülke artık yoktur, olmayacaktır.

ABD ÇEKİLECEK. PEKİ BU BOŞLUĞU KİM DOLDURACAK?

ABD Ortadoğu’dan yavaş yavaş çekiliyor. Küresel iktidar alanını tek aşına belirleyemeyeceğini artık biliyor. Ortadoğu’nun maliyetle savaşlarının, katlanılmaz hale gelen “İsrail yükü”nünün artık taşınamayacağının farkında.

Avrupa’nın bu boşluğu dolduracak gücü yok. Kendini bile savunmaktan aciz halde. İsrail, 20. yüzyıldaki “stratejik değer”inin artık olmadığını biliyor. Bu yüzden anormal davranışlarla, Batı’nın gözünde kendine kıymet üretmeye çalışıyor.

Bunların tamamı büyük coğrafyada çok geniş bir güç, iktidar boşluğu oluşturuyor. Peki bu boşluğu kim dolduracak? Bölgenin ve dünyanın “zinde gücü” kim? Devlet aklı, siyasi genetiği, askeri gücü, insan kaynağı, büyük iddiaları olan kim? Elbette Türkiye. Elbette bu boşluğu Türkiye dolduracak.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE SÜRDÜKLERİ ÖRGÜT VE DEVLETLER KAYBETTİ…

Bu bir yayılma arzusu değil. Bu, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yok edilen, aşağılanan, yağmalanan coğrafyanın yeniden inşasıdır. Türkiye bu iddiayı iklim iklim dolaştırmakta, ortak alanlar inşa etmektedir. Belki de bu yüzyılın en büyük güç atılımı, Türkiye öncülüğünde yürütülen bu çalışma olacaktır.

Bugüne kadar içeride ve bölgede, Avrupa’da ve ABD’de kimleri Türkiye’nin önüne sürdülerse hepsi kaybetti. Bu güç tsunamisinin önünde kimse duramadı. Bundan sonra da öyle olacaktır. Bu yürüyüşü durdurmak mümkün olmayacaktır.

Şimdi İsrail’i Türkiye’nin önüne sürüyorlar. O da Yunanistan’ı Türkiye’nin önüne sürüyor. Atina yönetimi, daha önce terör örgütleri ile Türkiye’yi zayıflatma savaşı yürütenlerin yeni örgütü oldu. Kendini bir devletten örgüte düşürdü. Bir kart, bir tetikçiye indirgedi.

KIBRIS’TA, AKDENİZ’DE, EGE’DE PROVOKASYONLAR BEKLİYORUZ. BİZ HAZIRIZ.

Bu yüzden, önümüzdeki günlerde Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de, Ege’de ciddi bir provokasyon bekliyoruz. Rum kesimi ve Yunanistan’ı kullanarak bir şeyler deneyecekler.

Sonuç, bedeli Yunanistan ödeyecek. Daha önce örgütleri kullanıp görevi bitince tasfiye ettikleri gibi, Yunanistan’ı da kullanıp çaresiz bırakacaklar.

Türkiye hazır. Belki de Ege’de böyle bir provokasyon bekliyor. Provokasyonu yapanların avlanacağı bir “olay” bekliyor. Türkiye, işin arkasında İsrail olacağını da biliyor. Suriye’den Sina’ya, Lübnan’dan Kızıldeniz’e İsrail’i kuşatmasını, çevrelemesini de adım adım devam ettiriyor.

TÜRİYE “KUDÜS” DİYORSA BU “KUDÜS”TÜR. İSRAİL’İN BUNU ÖNLEME GÜCÜ OLMAYACAK.

Ne garip; daha iki binli yıllarda Türkiye’yi çevrelemek için “Yüz yıllık kuşatma” planı yapanların şimdi kendisi kuşatılıyor. Sadece bu değişim bile, bu sarsıntılarının yakın bir gelecekte nasıl bir güç haritası değişikliğine yol açacağını tahmin edeceklerdir.

Evet, İsrail ve Yunanistan bir şey deneyecekler, biz çok daha fazlasını deneyeceğiz. Avrupa Rusya ile uğraşırken, ABD Çin’le uğraşırken, İsrail’in Türkiye ile uğraşma şansı yok. Bunu Ukrayna eliyle bile yapma şansı yok.

2 bin 235 yıl sadece bir tarih değil. Uzak Asya’dan Avrupa’ya uzanan güçler inşasının haritasıdır. Öyleyse, herkesin buna göre düşünmesi gerekir.

Türkiye “Kudüs” diyorsa bu “Kudüs”tür. Yüz yıllık ara bitmiştir. Kudüs’e dönme vakti gelmiştir. İsrail’in bunu önleme gücü yoktur. Asla da olmayacaktır.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026