Dünyanın yükü

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 23/04/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Dünyanın yükü

İnsan psikolojisi küresel bir imtihandan geçiyor. Evvel zamanda kendi hayatı, kendi sosyal çevresi ve bizzat yaşadıkları idi insanın içini sıkan. Şimdi bütün dünyanın derdi, tasası, acısı moral değerlerin örselenmesi neticesinde zaten fazlasıyla zayıflamış olan omuzlarımızda. Hayatın içinde genel bir tanım olarak insanca davranış dediğimiz şeylerin eksildiği, azaldığı bir gerçek… Başkalarının kötülükleri, iyi ile kötü arasında her gün defalarca imtihandan geçen insanların hazır bahaneler veriyor. Kötülük, ne kadar büyük olursa olsun bizim kötülüğümüze, hatta bizim kötülük karşısındaki zayıflığımıza mazeret olamaz oysa.

Acılarımızı göğüslemeyi öğrenmek, insanlığımıza karşı işlenen suçları ve uğradığımız haksızlıkları hayatımızın geri kalanı için bir kabusa dönüştürmekten kaçınmanın yollarını bulmak zorundayız. Aksi halde bu yaralar hiç kapanmıyor, kanamaya ve bizi zehirlemeye devam ediyor. Adaletin çoğu zaman yeterince tecelli etmediği bir dünyada, ilahi adalete inananlar kendilerine yapılan haksızlıkların üstüne bir de kendi yıkıcılıklarını eklememeli.

“Bütün akıl hastalıklarının temelinde, meşru acıları yaşamayı reddetmek yatar. Bir insan, aydınlığı hayal ederek değil; karanlığın bilincine vararak aydınlanır. Çünkü ışık varsa gölge de olacaktır ve onu yok saymak faydasızdır, aksine tehlikelidir. Gölgeyle yüzleşmek, en aşağılık ve en vahşi tarafınızla bir masada oturmak ve onun gözlerine bakmak büyük bir manevi güç ister. Eğer bir şeyi kabul etmezsek onu değiştiremeyiz. Reddetmek bizi özgürleştirmez, bunaltır. Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği ve depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlarıdır” diyor C. G. Jung.

Bizi kendimize karşı uyaran mekanizmaları, refleksleri var içimizin. Onları sıkıntının bir parçası olarak değil, sıkıntıya karşı bizi ayakta tutacak iç savunma sistemimizin bir parçası olarak görmek durumundayız. O uyarıları sakinleşmek için bir vesile, her şeyi aklıselim dairesinde ve kendi aleyhimize olmayacak şekilde değerlendirmenin bir imkânı olarak görebilmeliyiz. Bu ayakta kalmanın, kalabilmenin en makul yolu olacaktır.

“Bir meseleyi çözemediğinde ne yapıyorsun?” diye sordu yanındakine. “Çözüle-meyecek meseleler çekmecesine atıp unutmaya çalışıyorum” dedi yanındaki.

Eskiler “Dünyanın derdi bitmez!” derlerdi. Bunu söylediklerinde dünyaları kendi evleri, sokakları, mahalleleri, en fazla yaşadıkları şehir kadar büyüktü. Biz şimdi koca bir yeryüzünün derdini yükleniyoruz. Dünyayı evimize getiren teknolojiler dünyanın derdini de getirdiler. İnsanın doğal çevresinde olup bitenlerden daha fazlasının yükünü taşıyıp taşıyamayacağı sorusu hiç sorulmadı bütün bu teknolojiler dünyayı küresel bir köye dönüştürürken. Şimdi bu devre özgü psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıktı. Çok daha sık duyuyoruz bu rahatsızlıkların isimlerini. Tıkanma, parçalanma, bölünme, kaygılanma gibi kelimelerle izah ediliyorlar. Çare ilaçlar, klinik ikna yöntemleri mi? Belki, kısmen öyle! Ama derdi üreten bir dünyada yaşamaya, dünyanın derdini taşımaya devam ederek zihinsel iltihapları nasıl kurutacağız? Üstelik hiçbir derde, hiçbir çözüm üretemeden, sadece yakınarak, öfkelenerek, suçlayarak… Bunlar bumerang gibi oklar, er ya da geç dönüp gelip bizim sinemize saplanıyorlar!

Yine Jung’dan bir alıntıyla bitirelim: “Hayatta en acıklı şey, bir insanın problemin kendinden kaynaklandığını görememesidir. Tutkuların cehenneminden geçmemiş bir insan, hiçbir zaman onların üstesinden gelemez; çünkü o zaman, o tutkular komşu kapıda pusu kurarlar ve herhangi bir anda kıvılcımlanarak insanın kendi evine saldırırlar. Uzaklaştığımız, çekindiğimiz ya da görünüşte unuttuğumuz şey tehlikeli bir şekilde bize yakındır ve eninde sonunda geri dönecektir, ama yeniden katlanmış bir güçle.”

Başlıklar :insanhayatpsikoloji
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026