Gözlerin imanı

04:0027/03/2023, Pazartesi
G: 27/03/2023, Pazartesi
Gökhan Özcan

Baktığımızda yerde ne gördüğümüz, neye inandığımızla, neyi hayatın özü ve manası olarak içimizde yaşattığımızla doğrudan ilgili... Aynı şeye bakıp sevgiyi bulanlar olduğu gibi, nefretle dolanlar da olabiliyor. Burada, bakılan şey aynı olduğu halde görülenin azdan çoğa doğru değişen farklılıklar gösterdiği hakikati ortaya çıkıyor. Meseleye böyle bakınca, ‘görmek’ diye ifade ettiğimiz fiilin dıştan içe doğru mu, yoksa içten dışa doğru mu gerçekleştiği sorusu gelip aklımıza yerleşiyor. İnsanın algıları

Baktığımızda yerde ne gördüğümüz, neye inandığımızla, neyi hayatın özü ve manası olarak içimizde yaşattığımızla doğrudan ilgili... Aynı şeye bakıp sevgiyi bulanlar olduğu gibi, nefretle dolanlar da olabiliyor. Burada, bakılan şey aynı olduğu halde görülenin azdan çoğa doğru değişen farklılıklar gösterdiği hakikati ortaya çıkıyor. Meseleye böyle bakınca, ‘görmek’ diye ifade ettiğimiz fiilin dıştan içe doğru mu, yoksa içten dışa doğru mu gerçekleştiği sorusu gelip aklımıza yerleşiyor. İnsanın algıları doğrudan dış dünyada şahit olduğu ‘şey’lerle mi şekilleniyor, yoksa bir şeye bakarken içindeki kanaatler üzerinden mi bir görüş elde ediyor ya da bu ikisinin manada bir ortaklığı mı söz konusu? Bu mesele ilk anda verdiği etkinin ötesinde bir önemi haiz aslında. Varlığın hakikatine dair en ince meselelere kapı açıyor.

İmam Gazalî hazretlerinin Hikmetler Kitabı’ndan kulaklara küpe, gönüllere şifa bir nasihate kulak verelim bu noktada: “Bakışlarını engin dağları, coşkun denizleri, akıp giden nehirleri, çeşit çeşit bitkileri, ağaçları ve her tarafa yayılmış canlılarıyla üzerinde yaşadığın yeryüzüne çevir ve akıl sahipleri için sayısız deliller ve ibretler olan bütün bu varlıklar üzerinde derin derin düşün!”

Hazreti Gazalî’nin bu ilham verici nasihatinde yeryüzünde var edilen nimet ve güzelliklere nazar ederek, hayatımıza hakikat istikametinde yön verecek ve bizi derin derin düşündürecek nice deliller ve ibretler bulabileceğimizin müjdesi veriliyor. Bu elbette dış dünyaya hakikate kapısı açık bir dikkatle bakmak ve orada gördüklerimizin manasını tefekkür etmekle ilgili bir şey... Hemen anlaşılacağı gibi; bu derinlikli ifadeler, baktığımız şeylere zihnimizin optik merkezinden görsel karşılıklar bulmanın ötesine taşan bir gayret göstermemizin gereğine işaret ediyor. Baktığımız şeyleri kendi hakikatleriyle görmek; incelikle yoğrulmuş bir dikkati, görüleni şekilden manaya taşınabilecek bir idraki ve var kılınan her şeyi derinliğine kavrayabilme kabiliyetini icap ettiriyor. Bu da en genel anlamıyla inançtır (bizim için iman) aslında. Neye inanıyorsanız aleme o gözle bakıyorsunuz ve gördüğünüz her şey içinizden bir yorumlamaya, bir tevile tabi tutuluyor. İçinizde olmayan bir şeyi, o veçhesiyle, burnunuzun dibinde olsa da görmeyebiliyor, fark etmeyebiliyorsunuz. Dolayısıyla baktığımız ve gördüğümüz şeyleri fizyolojik bir kabiliyetimiz olduğu, görmek fiilinin optik bir sürecin sonunda teşekkül ettiği ifadesi eksik bir ifadedir. Meselenin optik bir izahı aranıyorsa bu doğrudur, ancak görmek bakmakla başlasa da orada bitmeyen ve sürekli kendini yenileyip genişleyen iki yönlü bir ameliyedir. Kişiliğimiz oluşturan belki de en temel hakikat, baktığımız şeylerde neyi gördüğümüzdür. İçimizden bulup çıkardığımız manaların ilk nerede başladığı ise yaradılışın nasıl başladığından farklı değildir. Hayat nasıl bize lütfedilmiş bir nimetse, görüş ve manalandırma kabiliyetimiz de öyle bir nimet, öyle bir lütuftur. İçimizde zifiri karanlıklar hüküm sürmüyorsa, bu, orada her şeyin sahibi olan Allah teala tarafından uyandırılmış kandiller sebebiyledir. İnsan her gün tecrübe ettiği bu hakikatin farkında olmalıdır ve nice nimetlerle müzeyyen kılınmış hakikatini gönülden sevmelidir.

“İnsanlar, kendilerine baktıkları için yaşadıklarını sansalar da aslında sadece sevgiyle yaşadıklarını anladım. Seven kişi, Tanrı’ya yaklaşır ve Tanrı da ona yaklaşır. Çünkü sevgi Tanrı’nın ta kendisidir” diyor Lev Tolstoy, ‘İnsan Neyle Yaşar?’ isimli kitabında.

#Tefekkür
#İmam Gazalî
#İnanç
#Gökhan Özcan