Kilitlenmiş zihin, alıkonmuş kalp

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 10/11/2022, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kilitlenmiş zihin, alıkonmuş kalp

Hayata can dikkatiyle baktığımızda, yaşadıklarımızı berrak bir dikkatle müşahede ettiğimizde her anı zihnimize ve kalbimize yeni zenginlikler katarak geçirmiş oluruz. Çünkü hayat bütün bunları sonsuz bir zenginlikle sunar bize. Gözlerimizi elimizdeki, dizimizin ya da masamızın üstündeki, salonumuzun karşı duvarındaki ekranlara kilitlediğimizde bu olmaz. Hayatın doğrudan seyri, müşahedesi değildir çünkü o, belki hayattan devşirilmiş ama artık hayat olmayan bir kurguya esir düştüğümüzün bir göstergesidir.

Ekranlardan bize ulaşan her şey bir ‘yapım’dır, bir ‘prodüksiyon’dur. Birileri bunları düşünür, planlar, profesyonelce ya da amatörce gerçeğe dönüştürür, medya/sosyal medya araçları vasıtasıyla önümüze koyar. Bugün bize çeşitlilik gibi gelen bütün bu prodüksiyonlar, hayatın doğal yansımaları değil, birilerinin kendi bakış açılarıyla hükmettikleri birer kurgudur. Hayatla, hayatımızla, kendimizle, duygu ve düşüncelerimizle ilgili ‘şey’leri bu ekranlardan edinmeyi alışkanlık edindiğimizde, hayatın bize sunduğu hakiki ve sonsuz zenginlikleri, derin anlamları, paha biçilmez tecrübeleri alamaz, onlarla insanlığımızı, aklımızı ve kalbimizi tahkim edemez hale geliriz. Onun yerini nihayetinde birilerinin sınırlı sorunlu kapasitelerinden çıkan, maksatlı maksatsız, güdümlü güdümsüz, lüzumlu lüzumsuz yapımlar alır. Bu zihnimizin ve kalbimizin o ekranlardan bilincimize akan ‘şey’lerin esiri olması demektir. Bu bize sonsuz zenginlikler sunan hayatla irtibatımızdan, edindiği tecrübelerden demlediği hakikatlerle bizi aydınlatan idrakimizden vazgeçişimiz, kendimizi gözümüzün önünden akaduran ‘yayın’a teslim edişimiz demektir.

“Sanal ekran uygarlığında görsel idrakin egemenliği, insanı bir idrak ölümüne maruz bırakıyor. En büyük ölüm, idrak ölümüdür” diyor ‘Gençliğin Anlam Arayışı’ kitabının bir yerinde Mehmet Görmez hocamız.

Gözlerimizi sürekli ekranlara açık tuttuğumuzda, hayatın doğal akışına da kapatmış oluyoruz.

Her gün milyonlarca insan (belki de artık milyarlarca demeliyiz) gününün belli saatlerini ekranlara bakarak, o ekranlardan akan kurgusal gündemle meşgul olarak geçiriyor. İstatistiklere bakılırsa ekranlara bakarak geçirilen bu süre her geçen gün artıyor. Yani hakiki manada günün çok önemli ve değerli saatlerini hayatın doğal akışıyla irtibatsız, dolayısıyla özgündemi olmadan yani idraksiz, yani hayatsız, adeta bir illüzyona kapılmış, kilitlenmiş gibi askıda bir kalp ve zihinle geçiriyoruz geçiriyoruz.

Yine Mehmet Görmez hocamızın kitabından bir alıntıyla devam edelim: “Bu uygarlığın en büyük hareket noktası akıl değil; gözdür. En büyük eylemi, düşünmek değil; bakmaktır. Müşahede etmek değil; seyretmektir. Göz, bu uygarlıkta nazar ve müşahede aracı olmaktan çıkıyor; bir arzu, istek ve şehvet aracına dönüşüyor. Ve maalesef bu da beraberinde, bencilliği, doyumsuzluğu, duyarsızlığı ve şiddeti doğuruyor. Bu uygarlıkta hem kendisiyle hem ötekiyle hem de âlemle ilişkisini hakikat üzerinden değil; surat ve görüntü üzerinden kuruyor. Bu uygarlık, insan hayatında görsel idraki egemen kılıyor. Görsel idrakin egemenliği, aklın idrakini zayıflatıyor, kalbin idrakini bir çeşit ölümle karşı karşıya bırakıyor.”

Ekran bağımlılığı diye başlayan ifadeleri hiç kimse üzerine almıyor, bu hep başkalarının başına musallat olan bir arıza gibi görülüyor. Oysa herkese az ya da çok sirayet etmiş bir hastalıktan söz ediyor bu ifadeler. Daha önce bu soruyu ortaya sormuştum, bir kez daha sorayım: Mesela son bir yılda zihninizi nelerle meşgul ettiğinizin, nasıl bir gündemle günlerinizin içini doldurduğunuzun, nelere baktığınızın, nelere takılıp kaldığınızın bir dökümünü çıkarın ve bakın. Bakalım bu arızanın size hiç uğramadığından eskisi kadar emin olabilecek misiniz? O ekranlarla aramda baştan beri bir soğukluk bulunmasına rağmen, ben idrakimin selamette olduğundan pek emin olamıyorum!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026