|
Atletin esin kaynağı Sibel Can mı?

Türk siyaseti bir haftadır atletli Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuşuyor. Bu konuyu konuşmak gibi bir niyetim yoktu. Ta ki Ahmet Hakan’ın 14 Ağustos tarihli yazısını görene kadar. Ankara gazetecileri genelde magazinden uzak kalır. Ağırlıklı gündemimiz siyaset, güvenlik, diplomasi gibi resmi ağır gündemler olur.


Ahmet Hakan 14 Ağustos’ta Sibel Can ile ilgili fotoğraflı bir yazı yazdı. Bir otelin balkonunda çekilmiş Sibel Can’ın bikinili fotoğrafı ile ilgili Ahmet Hakan, “
Bu zamana kadar pek çok ‘haberim yokmuş gibi çek panpa’ fotoğrafı gördüm. Fakat itiraf edeyim ki… Hiçbiri Sibel Can’ın ‘Balkonda beni yakalamış gibi çekin magazinciler’
fotoğrafları kadar buram buram prodüksiyon kokmuyordu” ifadelerini kullandı.

Meğer Sibel Can 21 yıl önce benzer fotoğrafı anadan üryan bir şekilde çektirmiş ve yıllarca bu fotoğraf sayesinde magazin dünyasının gündeminden hiç düşmemiş. Ahmet Hakan’ın bu yazısından önce ve sonra yine birçok magazinci Sibel Can’ın eski ve yeni fotoğrafını yan yana koyarak yorumlar yapmaya devam etmiş.

Sibel Can bir sanatçı ve kendisinin, gerek yeni çıkan albümü gerekse başka başka nedenlerle soyunarak magazin dünyasının gündeminde yer almak istemesi gayet normal. Ancak bir partinin genel başkanı soyunarak niye gündeme gelmek ister? Bu soruyu sormamız gerekir. Üstelik Kemal Kılıçdaroğlu’nun
atletli fotoğrafı Ahmet Hakan’ın yazısından tam da bir hafta sonra 22 Ağustos’ta Hürriyet’e manşet oldu
.
Atlet fotoğrafı 21 Ağustos’ta sosyal medyada yer almaya başlamıştı.
Ürdün ziyareti dönüşü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile uçakta sohbet ederken, konuyla ilgili soruyu saran Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler’e Erdoğan, “Turgay yine kaynatma” diyerek esprili bir cevap
verdi
ve konuyu ciddiye almadı. Aynı Erdoğan, ertesi gün fotoğrafı ‘Vatandaş Kemal’ başlığı ile Hürriyet’in manşetinde görünce sert tepki göstererek, tavrını koydu ve konuyu
.

Kılıçdaroğlu’nun esin kaynağının Sibel Can olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak sonuçlarının aynı olduğunu söyleyebiliriz. Sibel Can 21 yıldır magazin dünyasının dilinde, Kılıçıdaroğlu da bir haftadır siyasetin gündeminde.

Peki, Kılıçdaroğlu niye böyle bir şeye ihtiyaç duydu. Çünkü atlet öncesi durumu pek de iç açıcı değildi.
Alman Focus dergisine verdiği röportajdan sonra epey başı derde girdi.
Önce inkar etti, dergi ısrar edince yan çizdi ama kırdığı potu düzeltemedi.
Olaya sırasıyla bakalım. Kılıçdaroğlu, önce Avrupalılara Erdoğan’ı devirme sözü veriyor. Ardından da bu konuda destek istiyor. Sonra? Sonrası malum
,
“Türkiye’de can ve mal güvenliği yok, Alman turistler gelmesin.
” Kılıçdaroğlu’nun bu çağrısı üzerine Almanya Başbakanı Merkel, “Türkiye’de yüzde 49’un bizden beklentisi var” diyor. Kılıçdaroğlu’nun sözde liderliğini yaptığı yüzde 49 ne bekliyor Merkel’den? Onu da Merkel’in vekili Roderich Kiesewetter, açıklıyor. Merkel’in Partisi CDU’nun dışpolitika sözcü yardımcısı olan Kiesewetter, AB’nin Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulaması gerektiğini dile getirerek,
“Eğer Avrupalılar Türkiye’de tatil yapmazsa ülkede ciddi bir gelir sorunu yaşanır” diyor
.
Yani
Kılıçdaroğlu Avrupalılara Erdoğan’ı devirme konusunda taahhütte bulunurken
, Avrupalılardan Türkiye’nin ekonomisini batırma garantisi istiyor. Avrupalılar Kılıçdaroğlu’na başka nasıl yardımcı olabilirler?
Eğer Türkiye’de terör azarsa, güvenlik sorunları artarsa, ekonomi çökerse vatandaş bunalacak ve seçimde bir daha Erdoğan’a oy vermeyecek.
Beklenti bu. Tabii bir de savunma sanayii konusunda ambargo gerekir ki; Türkiye terörle mücadelede başarısız olusun.
Bütün bunlardan dolayı Kılıçdaroğlu Türk milletinin gözünde itibar kaybederken, Adil Öksüz üstüne tuz biber olmasın mı?
Aylarca MİT elemanı dediği Adil Öksüz Almanya’da ortaya çıkmasın mı?
Şimdi eğri
oturun doğru konuşun, Kılıçdaroğlu soyunmasın da ne yapsın.
Siz atlete kadar soyunmasına şükredin.
#Sibel Can
#Kemal Kılıçdaroğlu
#Ahmet Hakan
#MİT
7 yıl önce
Atletin esin kaynağı Sibel Can mı?
Kafayı çizen adam
Milyarderlerin WhatsApp grubundan sızan bilgiler
Milli Görüş ruhundan selâm var
Son raund: Ev sahibi vs kiracı
UCM kararına tepkinin Amerika’ya maliyeti