“Manda ve himaye kabul edilemez”

23:1730/10/2016, Pazar
G: 16/09/2019, Pazartesi
Hüseyin Likoğlu

Cumhuriyetin 93. kuruluş yıldönümünü coşkuyla kutladık. Bu yılki kutlamaların önemi bambaşkaydı. Çünkü 3.5 ay önce bağımsızlığımızı ve istiklalimizi yeniden kaybetmenin eşiğinden döndük. 100 yıl önce Anadolu topraklarında manda ve himayeyi savunanlar,
15 Temmuz gecesi yeniden istiklal ve istikbalimize saldırdı.
Tıpkı 100 önceki gibi efendilerini, bize efendi kılmaya kalkıştılar. İşte bu nedenle bu yılki Cumhuriyet Bayramı bambaşka bir anlam taşıyordu.


Bağımsızlığımıza ve istiklalimize kastetmek isteyenlere karşı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluş mücadelesinin temellerini attığı Erzurum Kongresi'nde

“Manda ve himaye kabul edilemez”

demişti. İşte bu anlayışla yürütülen kurtuluş mücadelesi tam bağımsız cumhuriyetle taçlandırıldı. 15 Temmuz'da yeniden bağımsızlık ve istikbalimize kastetmeye kakışan manda ve himaye kalıntıları Türk milletinin aynı tarihi kararlığı ile karşılaştı

. 15 Temmuz, bu ülkede mandacı muhiplere yer olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.


Cumhuriyetin 93. yıldönümü bu tarihi zafer dolayısıyla daha da coşkuyla kutlanırken, ne yazık ki eski alışkanlıklarından hala vazgeçemeyenler vardı.

Her Cumhuriyet Bayramı'nı, geleneksel Osmanlı'ya sövme etkinliklerine dönüştürenler, bu bayramda da boş durmadılar.

Kurtuluş Savaşı Türk milletini Anadolu'dan söküp atmak isteyen ülkelere karşı verildi. Her Cumhuriyet Bayramı'nda Osmanlı'ya hakaret edenler, bizi bu topraklardan sürmek isteyenlere karşı tek kelam etmiyorlar. Üstelik 100 yıl önce bize savaş açanlar, 100 yıl sonra Fetö, PKK, IŞİD

bilmem ne bela

örgütlerle yeniden savaş açmış olmalarına rağmen.



Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP'nin lider ve üyeleri 15 Temmuz sonrası oluşan milli birlik havasına ilk günlerde biraz yakınlaşsalar da zaman geçtikçe fabrika ayarlarına dönmeye başladılar.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 29 Ekim günü yaptığı açıklamalarla Osmanlı üzerinden yine nifak tohumları ekmeye devam etti. Osmanlı'yı kötüleyerek, ne kadar iyi cumhuriyetçi olduğunu anlatmaya çalıştı.

Bütün bunlara 15 Temmuz öncesi kısman tahammül edilebilirdi. Geçmişte halkın önemli bir bölümünü cumhuriyet için düşman ilan edip, bunun üzerinden nemalananlar vardı. Ama artık o günler geride kaldı.

Bu numaralar artık sökmüyor. Bu millet 15 Temmuz'da cumhuriyetçiliği de cumhuriyet bekçiliğini de tüm dünyaya gösterdi.

Cumhur, cumhuriyetini tüm dünyaya karşı nasıl savunacağını gösterdi.



Cumhuriyetini 40'lı yıllardaki tek parti diktasından kurtaran cumhur, dış destekli

Fetullahçı terör örgütü

cuntasına da pabuç bırakmadı. O eski söylemler geride kaldı. 15 Temmuz, cumhuriyetin gerçek sahibinin millet olduğunu net bir şekilde gösterdi.

Hala o eski kafa ile milletin arasına laiklik, cumhuriyet düşmanlığı vs söylemlerle nifak sokabileceğini düşünenler var ne yazık ki.

Filan İmam Hatip lisesinde böyle olmuş, filan yerde şu şuna şöyle demiş gibi yalan ve fitne peşinde olanlar var. Ortadoğu'da yakılmak istenen mezhep ateşini Türkiye'ye taşıma gayreti içinde olanlar var.



Musul operasyonu başladığında herkes

İran ve ABD destekli Şii milislerin yapacağı katliamlardan endişe ederken, ana muhalefetin lideri, “Türkiye mezhepçi politikalar izlediği için operasyona dahil edilmek istenmiyor” gibi ifadelerle hem mezhepçilik ateşinin Türkiye'ye sıçrama riskine neden oldu

hem de Türkiye'ye açık iftiralarda bulundu. Türkiye'nin Musul operasyonuna dahil edilmemesi asıl mezhepçilikti. Mezhepçilik ateşini yakmak isteyenler Türkiye'yi bölgede istemiyorlar. Operasyonda iki hafta geride kaldı.

Musul'da bir adım ilerleme sağlanmazken, bölgenin ikinci IŞİD'i Haşdi Şabi bölgeye yerleştirilerek, yıllarca sürecek katliamlara zemin

hazırlanıyor.



Yenikapı ruhuna Fatiha okumak isteyenler, bu aralar pek aktif. Kimsenin düşünce ve ifade özgürlüğüne söz söyleyecek halimiz yok.

Ancak bütün bu yaşadıklarımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendini müstemleke valisi gibi gören ve son zamanlarda yaptığı açıklamalarla ülkemizde huzursuzluğu körükleyen ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ile görüşmesi sonrasına denk gelmesini göz ardı edemeyiz.

Ne demişti Mustafa Kemal Atatürk, “Manda ve himaye kabul edilemez.” Tabii sadece ülkemizde değil, komşularımızda da manda ve himayeyi kabul edemeyiz.

Zira Irak'taki mandacı yönetim mandacıların iştahını kabartıyor.

#15 Temmuz
#Manda
#FETÖ
#Cumhuriyet Bayramı