Nihai çarpışma Taşnaklarla

01:3513/06/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Hüseyin Likoğlu

Türkiye, tarihinin en çetin ve en kararlı terörle mücadelesini veriyor. Bu mücadelede örgütün lider kadrosuna en çok yaklaştığımız döneme girdik. 30 yılı aşkındır süren mücadelede Abdullah Öcalan'ın yakalanması
(paketlenip teslim edilmesi)
ve Şemdin Sakık'ın yakalanması
(hasta hali ile artık kaçacak hali kalmamıştı)
dışında PKK'nın lider kadrosuna yönelik neredeyse hiçbir operasyon yapılamadı. Yapılmak istendiyse de kadük kaldı.


Terör örgütü PKK mensuplarının ortalama ömrü 20-25 yıl ama politbüro neredeyse eceliyle ölecek yaşa geldi

. Örgütün bazı elebaşları Türkiye'deki ortalama yaşam süresini bile geçmek üzere. Üstelik dağ (!)

şartlarında olmalarına rağmen.



Başta Suriye olmak üzere bölgeyi dizayn etmek isteyen güçler, yıllarca besledikleri PKK'yı yeniden formatlayıp oyalaması için

Türkiye'nin üstüne saldılar.

Yeni silah ve şehir savaşları taktiği ile Türkiye'ye saldıran PKK, beklemediği bir karşılıkla büyük bir hezimet yaşadı.

Bu operasyonlar sırasında PKK, ilk kez çok sayıda politbüronun altındaki ikinci derece yöneticisini kaybetti.

Birçok bölge sorumlusu ya öldürüldü ya da yakalandı.



Sıranın liderlere geldiğini gören malum güçler, önce operasyonun durdurulması için girişimlerde bulundu. PKK'nın elebaşları, masaya dönmeye hazır olduklarını söylemeye başladı. Ancak Türkiye kararlığını gösterince, liderler korumaya alındı. Kimi Moskova'ya sığındı, kimi ABD'nin K. Irak'ta çok az kişinin bildiği Gara'daki petrol kuyularının eteklerine, kimi de İran ve Kamışlı'ya.



Türkiye'nin durdurulamayacağı anlaşılınca PKK'nın arkasındaki asıl zihniyet de ortaya çıktı. Kim mi? Emperyalizmin kucağında bir eli yağda bir eli balda Ermeni diasporası. Nerede mi ortaya çıktı? Almanya'da

. 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı'yı sürükleyen Almanya, 1915 yılındaki Ermeni tehcirinde parmağı olmasına rağmen, Alman Parlamentosu sözde Ermeni Soykırım Tasarısı'nı kabul etti.

Niye mi? Büyük patron öyle istedi.



Alman Parlamentosu'nun kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir mektup yazan Türkiye Ermenileri Patriği Genel Vekili Aram Ateşyan,

“Duymak ve dinlemek için kulakları olanlar, bu manzaradan yansıyan Ermeni milletinin emperyalist güçler tarafından nasıl kullanıldığı gerçeğinin yankılarını duyabilirler”

. Tam da Ateşyan'ın işaret ettiği şeyleri yaşıyoruz. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun,

“Bugün Rusya'daki Türkiye karşıtlığının sebebi, özellikle medyada ve kilit noktalarda Ermeni lobilerinin olması ve özellikle de Türkiye'ye ve Türk halkına karşı Rus halkını zehirleme çalışmalarıdır”

şeklindeki tespiti de gidişatı gözler önünü seriyor.



Ne çözüm ne de operasyonlarla PKK'nın bitmesini istemeyenler, 100 yıl önce bölgede hesap içine girenlerdir. Çözüm sürecinin devam ettiği dönemde 2014 Eylül'ünde ABD'ye giden Selahattin Demirtaş, Ermeni diasporası ile yaptığı görüşmenin ardından 6-8 Ekim olaylarının talimatını alarak geldi. Çözüme en büyük darbe bizzat Demirtaş'ın talimatıyla başlatılan olaylarla vuruldu.



Dolmabahçe görüşmesinden bir gün sonra Milliyet Gazetesi'nde “

” başlıklı bir yazı yazan şimdinin Cumhuriyet yazarı Aslı Aydıntaşbaş, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Dün, HDP ve hükümet arasındaki ortak açıklamadan sonra telefonlarım susmadı. Eş dost, benim HDP'yi yakından izlediğimi bilen tanıdıklar, hep aynı kaygıya kapılmıştı: HDP, çözüm sürecinin yüzü suyu hürmetine AK Parti'yle anlaştı mı?”

Sahi, Aslı'ya,

“Kürtler bizi sattı mı?”

diye soran eş, dost, tanıdık kim, çözüm başarıya ulaşırsa PKK da biter kaygısına yakalananlar kim? Aslında Aslı'nın bugün

aşk

ile savunduklarına bakarsak kim olduğunu çok rahat anlayabiliriz. HDP'li Garo Paylan'ın Taşnak çetesinin liderlerinin fotoğraflarını Meclis kürsüsünde göstermesi tesadüf mü?



Demirtaş'ın ABD dönüşünden Kılıçdaroğlu'nun da Almanya dönüşünden hep endişe etmişimdir.

Zira ABD, sürmeyeceği otomobilin deposunu fullemez, Almanya da sanat olsun diye hiçbir müzik aletine üflemez

. Kılıçdaroğlu'nun Almanya dönüşünden 1 hafta sonra Alman Parlamentosu'nun kararı geldi. CHP'lilerin terör seviciliği yüzünden şehit cenazelerinde çıkan olaylar da işin çabası.



100 yıl önce emperyalistlerin kucağına oturarak Ermeni halkını felakete sürükleyen Taşnak çetesi bugünlerde Kürt halkını felakete sürüklemek istiyor.

Gözünü kırpmadan Kürt gençlerini ölüme gönderiyorlar. Bir taşla iki kuş vuruyorlar. Birincisi 100 yıl önce hesaplarını bozan Kürt halkından intikam alıyorlar, ikinci de Türkiye'yi meşgul etme ihalesinin gereğini yerine getiriyorlar.

Türkiye hızla Taşnak çarpışmasına doğru gidiyor. Bu operasyonların neticesinde hedefe ulaşılırsa 100 yıllık hesap kapanmış olacak…


#Taşnaklar
#PKK
#Almanya