Yapay zekâ hayal kurabilir! Kendi tanrısını, dinini üretir. Din savaşları bile çıkarabilir. Soykırımlar da başlatabilir. Mucizeler çağı mı karanlıklar çağı mı? Ne olacağı bizim elimizde. O zaman bu üç “oligark” nasıl bir tehdit gördü?

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 15/09/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yapay zekâ hayal kurabilir! Kendi tanrısını, dinini üretir. Din savaşları bile çıkarabilir. Soykırımlar da başlatabilir.
Mucizeler çağı mı karanlıklar çağı mı? Ne olacağı bizim elimizde. 
O zaman bu üç “oligark” nasıl bir tehdit gördü?

Birkaç gündür, yapay zekâ konusunda çok ciddi bir tartışma var. Aslında uzun süredir devam eden, herkesin cevaplarını bilmediği onlarca soru ile takip ettiği, “yapay zekâ tehdit olur mu” tartışması ilk kez ciddi boyut kazandı.

Elon Musk (Grok) ve Sam Altman (OpenAI), Dario Amodei’nin (Anthropic) “yapay zekânın gelişimini yavaşlatma” önerisi ile şaşırtıcı bir çıkış yaptılar. Şimdi herkes, dolu dizgin rekabete girişen, bugüne kadar yapılan hiçbir uyarıyı ciddiye almayan bu şirketlerin neden böyle bir tavır değişikliğine girdiğini sorguluyor.


NASIL BİR TEHDİT GÖRDÜLER?

Neyi gördüler, nasıl bir tehdidi fark ettiler? Ahlaki bir duruş olmadığı ortada, öyleyse onlara yavaşlama ihtiyacını gösteren neydi? Yoksa ABD yönetiminden daha büyük destekler almak için bir manevra mı yapıyorlar? Ya da Çinli yapay zekâ uygulamaları ile rekabeti mi kaybediyorlar?

Tartışmalara bakılırsa “yapay zekânın bağımsızlığını kazanma aşamasına ulaştığı”, interneti tamamen kontrol altına alabileceği, kendisini üreten şirketleri tanımayabileceği, sahiplerini bile tehdit görmeye başlayabileceği gibi çok ciddi ihtimaller var.


ON YIL İÇİNDE BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜREBİLİRLER!

Bütün dünyanın katılımını da sağlayarak, dev şirketlerin kendilerini “tanrı gibi” görmeye başladığı, yeryüzünü denetim altına alabileceklerini düşünmeye başladıkları bir dönemde, bu “korku”nun kaynağı gerçekte neydi?

Her şey; Anthropic’ten istifa eden Jacob Coxon adlı araştırmacının açıklama ve uyarıları ile başladı. Bu üç şirketin sorumlu davranmadığını, insan hayatı ile kumar oynadıklarını söylüyordu. Ve şöyle bir korkutucu ihtimalden söz ediyordu:

“Yapay zekâ geliştiren insanlar, önümüzdeki on yolda kadar hepimizi öldürebileceğine samimi bir şekilde inanı yor. Eğer bir laboratuvar araştırmacısıysanız, önümüzdeki birkaç yılın gerçekten nasıl hissedeceğini düşünmenizi şiddetle tavsiye ederim.”


BİR YIL İÇİNDE YAŞANACAK OLAN FELAKET NE? “İSTESENİZ DE KAPATAMAZSINIZ.”

Bu açıklamadan sonra her üç şirket de bir “felaket senaryosu”ndan söz etmeye başladı. Bunun ne olduğu tam net değil ama senaryonun 6 ile 12 ay içinde yaşanabileceği söyleniyor.

Anthropic CEO’su Dario Amodei; “Bir yapay zekâ modeli yeterince güçlü ise “kapatılma” girişimlerini bile aşabilir. Ve bunu simülasyonlarda da gördük” diyor. Yani, “İsteseniz de kapatamayabilirsiniz” diyor.

Bütün bu tartışmaların içinde Çin yok. O kendi yolunda gidiyor. Çok daha ucuz, ulaşılabilir yapay zekâ çözüm ve programları ile ABD’li şirketleri aşmış durumda. Ama Çin’in aslında hangi aşamada olduğu, nerelere ulaştığı tam olarak bilinmiyor. ABD Başkanı Trump da “yapay zekânın yavaşlatılması”na karşı çıkıyor, ortada bir tehdit olmadığını iddia ediyor.


YAPAY ZEKÂDAN ÖNCE; DÜNYAYA HÜKMEDEN ŞİRKETLER TEHDİT OLDU.

Sadece üç ABD’li “oligark”ın nasıl bir oyun oynadığına, nasıl bir güce eriştiğine, kendilerini nasıl “tanrılaştırdığı”na bakınca, yapay zekâdan önce kendilerinin nasıl bir tehdit haline geldiğini görüyoruz. Dünyanın öncelikle bu sorunu çözmesi gerekiyor.

Dev şirketlere ve sahiplerine, insan ırkının kaderi üzerinde böylesine oyun kurla yetkisinin kimse vermedi. Ama onlar fiili durum oluşturarak, devletlerden, milletlerden, ülkelerden, “dünya düzeni” dediğimiz iktidar gücünden çok daha fazlasına hükmeder oldu.



TEHDİTLER HAYALİN ÖTESİNE GEÇTİ İNSAN IRKI DAHA DA ZALİMLEŞECEK

Teknolojinin sarhoş edici cazibesi ile, insan ırkının merak ve yenilik arayışları ile beslenen bu güç inşası, bütün insanlığı tehdit edebilir. Bu kişi ve çevrelerin dünyaya ve insana bakışındaki sorunlar dünyayı büyük bir felakete sürükleyebilir.

Yaşanabilir gezegen, küllerle kaplı yanmış bir gezegene dönüşebilir. Milletler yok olabilir, dünya seçkin bir azınlığa kalabilir.

Yapay zekânın oluşturduğu tehdit nasıl hayalin ötesine geçmiş ve karşımızda duruyorsa, bu kişilerin oluşturduğu tehdit de bir hayal değil. Teknoloji geliştikçe, sahipleri güçlendikçe ve bu güç belli alanlarda toplandıkça insanın daha da zalimleştiğine tanık oluyor çünkü.


YAPAY ZEKÂNIN BİLİNÇ GELİŞTİRMESİ. İNSAN IRKI BİR AKIL ÜRETTİ, O AKIL ONU TEHDİT EDİYOR!

Yapay zekânın bilinç geliştirmesi, kişilik oluşturması, kendi yolunu çizmesi, kendi yapay zekâsının üretir hale gelmesi bütün teknolojik alanların kontrolünü ele geçirmesi demektir. Bu sadece evinizdeki temizlik robotu, garson robotlar ve hizmetçi işi değil.

Elektrik sistemlerinden nükleer silahlara, fabrikalardan silah sistemlerine, uçaklardan arabalara, akıllı evlerden bilgisayarlarınıza hatta kişisel verilerinize kadar her şeyin kontrolünün insan elinden çıkması demektir. Bu mümkün ve şu an bu eşiğe gelinmiş görünüyor.

Kendi komutunu kendisi veren, devlet denetiminin mümkün olamadığı bir dünyayı hayal etmek gerçekten korkutucu. İnsan ırkı bir akıl üretti, o akla ahlak ve sınırlamalar getirmedi, şimdi oluşturduğu o korku ile yüzleşiyor. Dijital örgütlük dijital esarete dönmek üzere.


İNSAN IRKI; ZAMANIN, HIZIN, BİLGİNİN SINIRLARINA ULAŞTI!

Hemen söyleyelim: İnsan ırkı; zamanın sınırlarına, bilginin sınırlarına, hızın sınırlarına ulaştı. Belki de bu Adem’den bu yana ilk kez oluyor. Bu bilgi düzeyi durdurulamazdı, olacaktı, daha fazlası da olacak.

Ama bilgiyi üretirken onu insanileştirme özelliklerini ihmal ettik. Çokuluslu şirketlerin, onların sahiplerinin insanlığı, devletleri, milletleri küçümsemelerinin bedelini ödemekle yüz yüze geldik.

Şu anki bilgi düzeyi, yeryüzünün ötesine taşacak boyutta. Eğer kontrol altına alınmaz ve dünyada sıkışırsa insanlığın intiharı ya da imhası bile söz konusu olabilir. Tehdidi, bilgi düzeyini küçümseyip magazinleştirme eğilimleri belki de önümüzdeki en büyük tuzaktır.


YAPAY ZEKÂ ŞİRKETLERİ DEVLETLEŞTİRİLMELİ BİREYLERE BÖYLE BİR GÜÇ ALANI AÇILAMAZ

Yapay zekânın cazibesine kapılıp, hayatı kolaylaştırıcı taraflarına odaklandığımız kadar, belki de çok daha fazla, bu yeni tehditlere odaklanmamız ve bir çözüm yolu üretmemiz gerekiyor.

Devletler, milletlerin kendisidir. Ahlaki sorumluluğu vardır. Bu yüzden bütün yapay zekâ şirketlerinin acilen devletleştirilmesi, kontrol altına alınması şarttır.

Buna direnen çokuluslu şirketlerin tasfiye edilmesi şarttır. Hiçbir bireyin ya da bir seçkinci azınlığın böyle bir güce ulaşmasına izin verilemez.

Türkiye’de; yapay zekâ konusunda toplumsal bilinçlendirme programı yapılmalı. Kamuoyu, bu zekânın başarısına, getirisine ve oluşturacağı tehditlere karşı bilinçlendirilmeli.


YAPAY ZEKÂ KENDİ SİLAHINI ÜRETEBİLİR KENDİNE YENİ TANRI, DİN İCAT EDEBİLİR

Yapay zekânın silah üretimlerini bile devletlerin kontrolünden çıkarabileceği, bireylere sunacağı bilgilerle silah üretimini bile kişiselleştirebileceği, bunu da sonraki zamanlarda kendi hayal ve inançları için kullanabileceği ihtimallerini düşünürsek, bu bilinçlendirmenin ne kadar acil olduğu ortaya çıkar.

Yapay zekâ hayal kurar, dini inanç oluşturur, “Tanrı” kavramı üretir, kendisi inanır ve bu inancın dışındaki herkesi tehdit görebilir. İşte o zaman yapay zekâ soykırımları başlar. İşlerin bu aşamaya gelmesi çok hızlı olacaktır.


“YAPAY ZEKÂ SOYKIRIMLARI” BAŞLAYABİLİR

Şu an zaten bir savaş ve soykırım aracıdır. İsrail’in ve ortaklarının Gazze’deki soykırımında en ileri yapay zekâ programları kullanılmıştır. Önümüzdeki savaşların tamamında İsrail benzeri yöntemler kullanabilir.

Ama şu an karar vericisi insan olan bir soykırımda kullanılıyor. Bir adım sonrası yapay zekâ kendi inanç ve ilkeleri için kendisi bir soykırım karar vericisi olabilecektir.

İşte o zaman bütün insanlığı, bütün devletleri, milletleri kendisi dışında gücü elinde tutan her şeyi tehdit görecektir. Ve o silahları bizim çalıştıramadığımızı, yapay zekânın çalıştırdığını görebileceğiz.


İNSAN IRKI KORKUNÇ BİR EŞİĞİ AŞMAK ÜZERE “BİLİM-KURGU” DEDİK AMA YÜZLEŞİYORUZ

“İnsanın tanrılaşması” insanlığın imhası ile sonuçlanabilir. İlk insan babamız Adem’den bu yana, bilgi yolculuğuna devam eden insan ırkı, artık korkunç bir eşiği geçmek üzere. O eşik geçildikten sonra nasıl bir dünya olacağına dair kimsenin açık ve ikna edici bilgisi yok.

Yıllar yılı böyle bir tehdide karşı kitaplar yazıldı, filmler ve diziler çekildi ve yayınlandı. Yapay zekânın bağımsızlığını kazandığı, insan neslini yok ettiği, kendi aklını ürettiği senaryoları hep izledik. Bilim-kurgu dedik ama şimdi bu “bilim-kurgu” ile apaçık yüzleşiyoruz.


BİLGİYE AÇIZ AMA BİR ADIM SONRASINI BİLEMİYORUZ MERAKIMIZ KİBRİMİZE YENİK DÜŞÜYOR

Gerçekten de bir adım sonrasında neler olabileceğini hiçbirimiz bilmiyoruz. Bilgiye açız, çok ihtiyacımız var. Evreni merak ediyoruz, gezegenleri merak ediyoruz, başka alemleri merak ediyoruz, ölümden sonrasını merak ediyoruz.

Ruhun gizemini çözmeye, ölümün nasıl bir geçiş olduğunu çözmeye çalışıyoruz. Belki de bu dünya ile ahiret arasında bir geçiş arıyoruz.

Bilgi sınırsızdır. Korkunç bir deryadır. Ne kadarında varız bilmiyoruz. Ama sınırsız merakımızın bizi çok daha ötelere ulaştıracağını biliyoruz.

İşte burada izlediğimiz yolla ilgili sorunlar var. Kontrolsüzlük, açgözlülük, sınırsızlık, ahlaksızlık, bencillik ve kibirle devam ettiğim yol intiharımız olabilir.


YAPAY ZEKÂ TANRI VE DİN KAVRAMLARI ÜRETEBİLİR ZİHİNLER FELÇ OLABİLİR

Çok abartı gelebilir. Ama bu bilgi hızı böyle devam ederse, yapay zekâ insanı bu kadar yönetmeye başlarsa, din ve tanrı ile ilgili yeni tanımlarla bile karşı karşıya kalabiliriz. Zihinlerimiz, aklımız felç olabilir. Zihinsel bir esarete de mahkûm olabiliriz.

Bunların çok ileri ihtimaller olduğunun farkındayım. Ama her şey o kadar hızlı ilerliyor ki, gerekçelerini üretmeye yetişemiyoruz. Karşıt bir mantık oluşturmaya ve ahlaki duruş üretmeye yetişemiyoruz.

İnsanlığın geliştirdiği bilgi düzeyine karşı değiliz. Bu devam etmeli ve edecek. Önümüzde başka bir yol yok. İnsan ırkının ulaşamadığı alanlara yapay zekâ ile ulaşılacak, belki de insanlık ilk kez dünya dışına açılacak, evrendeki yolculuğuna başlayacak.


BİR ADIM SONRASI “MUCİZELER ÇAĞI” OLABİLİR YA DA KAPKARANLIK BİR GELECEK

Burada sorun kontrol. Yapay zekâyı geliştirmede gösterdiğimiz çaba kadar onu kontrol altında tutma mekanizmalarını geliştirmek için de çaba gösterilmeli. Sorunun tek çözümü budur.

Bir de yapay zekâ gibi tehlikeli bir oyuncuyu bireylerin eline verilemez. Bu güç alanı sadece devletlerin tekelinde olmalı, o şirketler hızla devletleştirilmeli.

İnsan ırkının tarihi boyunca yeni bir eşiğe geldik. Bir adım sonrası mucizeler çağı olabilir. Ya da kapkaranlık bir dünya olabilir.

Bunların ikisi de bizim elimizde. Bu tartışmalar başlamışken, işte bunları düşünmenin zamanı gelmiştir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026