Hilafet kavramı ve siyasi düşüncenin krizleri

Ömer Türker
Ömer TürkerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/01/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hilafet kavramı ve siyasi düşüncenin krizleri

Klasik dönemde kaleme alınan siyaset metinlerinde halifenin şartları, nasıl seçileceği ve seçim için gereken kurulda kimlerin bulunacağı gibi meseleler işlendiğinden modern dönemde halifelik daha ziyade bir devlet başkanlığı meselesi olarak ele alınagelmiştir. Oysa hilafetin İslam düşüncesi tarihinde iki anlamı vardır. Birincisi, bireysel, içtimai ve siyasi düzenin ilahi irade doğrultusunda kurulması demektir. Bu anlamıyla hilafet bir siyasal rejimi ifade etmez, daha ziyade siyasal olanın tamamının esasında bulunan ilkeyi ifade eder. Başka bir ifadeyle hilafetin bu geniş anlamı, bir ülkede siyasal iktidarın nasıl elde edildiğini, nasıl kullanıldığını ve nasıl sınırlandığını belirleyen kurallar, kurumlar ve ilişkiler bütününden yahut bir devletin yönetim biçimi ve iktidarın işleyiş tarzından başka bir şeydir. Daha ziyade bireysel ve içtimai hayatın bütün yönlerini ilgilendiren ama siyasi ve içtimai düzeni karakterize eden bir anlayış olarak görünür. İkincisi ise daha ziyade devlet başkanının nasıl iktidara geldiğini ve iktidarın işleyiş tarzını ifade eder. Bu anlamıyla hilafet, bir siyasal rejim olarak değerlendirilebilir ki ekseriyetler klasik siyaset kitaplarının ilgili bahislerinde tartışılan hilafet budur.

Kuşkusuz bu iki anlam birbiriyle ilişkilidir ama ayrıştırılmadıkları takdirde hem kavram kargaşasına düşülmekte hem de içinde yaşadığımız dönemin siyasi krizleri yeterince tahlil edilememektedir. Çağdaş dönemdeki hilafet tartışmaları da yeterince dakikleşmediğinden iki anlamı iç içe kullanmakta ama birinci anlamın evrenselliğini ve İslam’a özgü olmadığını gözden kaçırmaktadır. Aynı şekilde çağdaş siyaset düşüncesi eserlerinde de rejim sorunu bu açıdan bakıldığında derinlemesine ele alınmadığından siyasal iktidarın nasıl elde edildiğini, nasıl kullanıldığını ve nasıl sınırlandığını belirleyen kurallar, kurumlar ve ilişkiler bütününden hareketle tasnifler yapmakta ve hilafeti teokrasi tarafında bırakmaktadır.

Oysa tam bu tasnifler tam da asıl sorunu gözden kaçırdığımızı göstermektedir. Zira hilafet geniş anlamıyla bireysel, içtimai ve siyasi hayatın ilahi irade yahut ilahi olan doğrultusunda inşa edilmesi gerektiğini ifade eder. Bu kabul, klasik dünyanın kendi içindeki bütün farklılıklara rağmen icma ettiği temel esastır. Muhtelif gelenek veya toplumlar arasındaki farklılık, ilahi irade nasıl bilinebilir sorusuna verilen cevaplarda ortaya çıkar. Acaba “ilahi olan” İslam’da olduğu gibi bir peygamberin vahyiyle mi bilinir; Hıristiyanlıkta olduğu gibi kilisenin şahsında tecessüm eden kurumsal irade olarak mı görünür; Türkî kavimlerin törelerinde olduğu gibi bir halklar topluluğunun töresinde mi ifadesini bulur; Pers imparatorluğunda olduğu gibi bir saltanat ailesinin kanunnamelerinde mi kendini gösterir? Eski dünya daha ziyade hangi türden iradenin esas alınacağıyla ilgili ihtilaflara şahitlik eder. Bu durum farklı yorumlara açıktır. Nitekim İslam’da ilâ-i kelimetullahın manası; unutulmuş, saptırılmış, şahsî ve zümrevî çıkarlara alet haline getirilmiş ilahi iradenin yeni baştan ama artık kamil haliyle hatırlanması ve İslam’da dile geldiği haliyle ilahî iradenin diğerlerine üstünlüğünün gösterilmesi ve hâkim kılınması çabasıdır.

17. Yüzyıldan itibaren Batı toplumlarında görülen değişim, kilise karşıtlığı özelinde ilahi iradeyi temsil eden bir otorite, merci veya kurumun siyasi ve içtimai düzenin esaslarını ve kurallarını belirleme yetkisinin reddedilerek yeni bir insan, siyasi düzen, siyaset ve siyasala ulaşma çabasıdır. Bu çabanın süreç içinde Batı toplumlarında başarılı olduğu, modern bilim ve teknolojinin desteğini alan yeni durumun kendisine özgü siyasal rejimler, hukuk ve iktisat düzenleri geliştirdiği görülmektedir. Batı dışı toplumların modernleşme sürecine girmesiyle birlikte Batı’da gelişen yeni durum, diğer toplumları da hâkimiyeti altına aldı. Yani Hümanizm zafere ulaştı ve hâkim güce dönüştü. Bu hâkimiyetin yol açtığı ve kendisini farklı formlarda gösteren bir yığın sorun var maalesef.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026