Hamas’ı İsrail mi kurdu?

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/02/2024, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hamas’ı İsrail mi kurdu?

Pek çok konuda dedikodu kabilinden söylentilerin gerçek bilginin yerini aldığı ve milyonların ağzında sakıza dönüştüğü ülkemizde, Hamas’la alakalı şöyle bir iddianın dile getirildiğine şahit oluyoruz: “Hamas’ı İsrail kurdu”. İddia sahipleri, 1980’lerin Filistin’ine dair zihinlerinde kurguladıkları senaryoyu sahneye sürüyor: “İsrail, Yâser Arafat ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nü (FKÖ) zayıflatmak için, radikal Filistinli gençlerden bir grup oluşturdu. İsrail istihbaratının desteğiyle ve yönlendirmesiyle FKÖ hedeflerine saldıran bu gençler, daha sonra Hamas’ı meydana getirdi.” Laf burada kalmıyor elbette, günümüze de intikal ediyor: “İsrail’in Hamas’a yönelik saldırıları, tamamen bilinçli bir stratejinin parçasıdır. Hamas, İsrail’in Filistin halkını yok etmek için hazırladığı bir mizansendir.” Hatta bazı yorumcular, hızlarını alamayarak şu noktaya sürükleniyor: “Siyasal İslâmcılar, İsrail’in tuzağına düştü!”

Buna benzer değerlendirmeler, daha eski tarihlerde Müslüman Kardeşler Teşkilâtı (İhvân) için de yapılmıştı. Bugün bile İhvân’ı İngilizlerin kurduğunu ve palazlandırdığını, İhvân’ın on yıllar boyunca Londra’dan yönetildiğini ve İhvân mensuplarının İngilizlere çalıştığını ciddiyetle savunan insanlara rastlamak mümkün.

Keza, “Arap Baharı” adı verilen bölgesel türbülansı sadece ve sadece “Batılıların Müslümanlara kurduğu tuzak” şeklinde okuyanlar da çoktur: Planlar yıllar önce hazırlanmış, sonra gerekli şartlar oluşturulmuş ve zamanı gelince “düğmeye” basılmıştır. Evet, o esrarengiz “düğme” kelimesi bu tür değerlendirmelerde kilit konumdadır. Ve ne hikmetse, düğme hep bizim sırtımızdadır, düğmeye basanlar da hep Batılılardır ve “dış mihrak”lardır. Müslümanların bastığı tek bir “düğme”den söz edilmez. Ezkaza Müslümanlar bir düğmeye basacak olsa, buna -tabii ki kendi planlarının gerçekleşmesi için- müsaade edenler de yine Batılılardır…

Bu tür masa başı ezbere analizler, şu üç sebeple bizi vahim yanılgılara ve algı çarpılmalarına sürükler:

1. Bir şeyi yabancıların yapması ve kurgulamasıyla, zaten var olan hareketlilik ve potansiyellerin “dış mihraklar” tarafından istismar edilerek rotasından saptırılması / saptırılmaya çalışılması, tamamen ayrı şeylerdir. Bunlar birbirine karıştırılırsa, Müslümanların düşmanlarına olağanüstü güçler ve insanüstü yetenekler atfetmek hatasına düşülür. İsrail istihbaratı mesela, adeta “her şeye kâdir” ve “her attığını hatasız vuran usta bir avcı” biçiminde akıllara yerleşir. Kimse Mossad’ın fiyaskolarından ve istihbarat zafiyetlerinden söz etmez olur.

2. Böyle kaba genellemeler, yerel dengeleri göz ardı ettiği ve hadiseleri şekillendiren sebep-sonuç zincirini parçaladığı için, meselelerin doğru biçimde anlaşılmasını imkânsızlaştırır. Örneğin Arap Baharı’nı sadece “dış etkiler” üzerinden okursanız, insanları öfkelendirip sokaklara döken iç sebepleri ıskalamış, diktatör rejimleri de aklamış olursunuz. Böylece, şu kritik kural saf dışı kalır: Hiçbir dış mihrak, iç sebepler olmadan, yazdığı senaryoyu sahneleyemez.

3. En önemlisi: Bu türden yorumlar, İslâm dünyasını, gelen-geçen herkesin istediği gibi at koşturduğu ve mensuplarının sürekli “dış mihraklar”dan gol yediği bir coğrafya olarak; Müslümanları da devamlı ezilen, kandırılan, tokatlanan ve oyun dışına itilen ahmaklar sürüsü şeklinde tanımlar. Oysa Batılılar veya “dış güçler” tasvir edildiği biçimde “mükemmel” senaristler olmadığı gibi, Müslümanların eli de tümüyle armut toplamıyor. Ayrıca her oyun ve senaryonun sahnelenişi sırasında sayısız sürpriz yaşanıyor, gidişat hiçbir zaman başta kurgulandığı biçimde ilerlemiyor.

Ortadoğu çalışmak isteyen ve istişare için benimle hasbihal eden gençlere hep şunu söylüyorum: “Aynı anda hem çok şanssız hem de çok şanslınız. Çok şanssızsınız, çünkü 85 milyon rakibiniz var, herkes bu sahada dilediği biçimde konuşuyor. Ama çok da şanslısınız, çünkü literatürde o kadar büyük boşluklar var ki, derli-toplu ne yazarsanız tarihe geçersiniz.”

Bilen bilmeyen herkesin konuştuğu ve ahkâm kestiği bir atmosferde, sağduyulu ve makul değerlendirmeler yapabilmek de büyük gayret istiyor haliyle.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026