Devletin asli rolü babalıktır

04:0015/03/2026, Pazar
G: 15/03/2026, Pazar
Yaşar Süngü

Toplumun en üst kesimi ile en alt kesiminin açlık, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişimde eşit olması sosyal hukuk devletinin olmazsa olmaz kuralıdır. Siret Ansiklopedisi’nin ekonomik çözüm önerileri bölümünde Hz Ömer’in halifeliği döneminde devletin bu eşitliği nasıl sağladığı şöyle anlatılır; Hz Ömer hiç kimsenin aç çıplak veya barınaksız kalmamasını sağlamak için devlette büyün düzenlemeleri yapmış ve her adımı atmıştır. Sakatlara, zayıflara, hastalara, yaşlılara, yetimlere,

Toplumun en üst kesimi ile en alt kesiminin açlık, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişimde eşit olması sosyal hukuk devletinin olmazsa olmaz kuralıdır.

Siret Ansiklopedisi’nin ekonomik çözüm önerileri bölümünde Hz Ömer’in halifeliği döneminde devletin bu eşitliği nasıl sağladığı şöyle anlatılır;

Hz Ömer hiç kimsenin aç çıplak veya barınaksız kalmamasını sağlamak için devlette büyün düzenlemeleri yapmış ve her adımı atmıştır.

Sakatlara, zayıflara, hastalara, yaşlılara, yetimlere, dullara, işsizlere ve bunlar gibi ihtiyaç içerisinde bulunan bütün herkese devlet hazinesinden maişet temin edilmesini kural olarak koymuş ve uygulamıştır.

Sınıfına, rengine veya inancına bakılmaksızın bütün ihtiyaç sahiplerine madden destek verilmiştir.

Yaşlı veya çalışamaz durumda olan Yahudi hahamları ve Hristiyan keşişlerinin geçimleri de devlet hazinesinden sağlanmıştır.

Şehir ve kasabalarda yolculara bedava yiyecek ve barınak veren masraflarını devletin karşıladığı misafirhaneler inşa etmiştir.

İhtiyaç sahibi bekara bir destek verilirken evlilere iki destek verilmiştir.

Çocuk bakımı ve yetiştirme masrafları devlet hazinesinden ödenmiştir.

Küçük çocuklara doğduğu günden itibaren yıllık 100 dirhem ödenirken büyüdükçe kademeli olarak artırılmıştır.

Öksüz, yetim ve kimsesiz çocuklara ödenen maaş yıldan yıla artırılırken bu çocukların koruyuculuğunu üstlenen ailelere de ayrıca bakım masrafı olarak maaş bağlanmıştır.

Eğitimleri de devlet tarafından üstlenilmiştir.

*

Hz Ömer halife olması sebebiyle hastaları, açları fakir ve engelli bireyleri ve bunlar gibi hayatını sürdürmekte zorlanan kişileri gözetmenin kendi vazifesi olduğunun şuurunda idi.

Bir defasında bir bedevi (köylü) Halife Ömer’e gelerek ailesi için giyecek istedi.

Ömer onun bu isteğini yerine getirmezse ne olacağını sordu.

Bedevi cevap olarak, “Hesap gününde hakkında sorguya çekileceksin ve şaşıracaksın. Sonra da ya cehenneme ya da cennete gideceksin” dedi.

Hz Ömer konuşması bittiğinde üzerindeki gömleği çıkarıp bedeviye verdi.

Rivayet edilen bir başka olay şöyle naklediliyor;

Bir sahabi gözlerini kaybettiğinden mescide gelemediğini öğrenen Hz Ömer mescide gidip gelmesinde yardımcı olması için ona maaşlı bir hizmetçi tutuyor.

Bu sosyal devlet anlayışıdır.

*

Muhacir (göç etmiş) ailelere karşı Hz Ömer tıpkı bir baba gibiydi. Mücahitler sefere çıkınca onların eşlerini evlerinde ziyaret eder, onların bir ihtiyaçları olup olmadığını sorardı. İhtiyaçlarını pazardan satın alır, paraları yoksa kendi cebinden verirdi.

Cepheden haber geldiğinde bizzat kendi gider ve bilgilendirirdi. Ayrıca cephede eşine mektup göndermek isteyen varsa hepsinin mektuplarını toplar ve kocalarına gönderirdi.

Kıtlık döneminde devlet hazinesindeki bütün tahıl ve parayı insanlara sarfetmişti.

Kıtlıkta etkilenen insanların ve ihtiyaçlarının listelerini çıkarttırarak kayıt sırasına göre ihtiyaçlarını karşılatırdı.

Devlet hazinesini ihtiyaç sahiplerine dağıtmasına Ebu Süfyan, “Bu kadar yardım edersen insanlar çalışmayı bırakır” şeklinde itiraz ettiğinde, zengin ve yoksullar arasında derin boşluklar olmasına izin veremeyeceğini, servet farklılıklarının makul ve adil seviyelerde tutulmasını sağlamak zorunda olduklarını söyleyerek toplumdaki terazinin dengesine ne kadar önem verdiğini göstermiştir.

İlk devlet adamı ilk halife Hz Ebu Bekir’in toplumsal dengeyi gözetmedeki hassasiyeti Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali dönemlerinde de devlet politikası haline getirildi.

*

Burada dikkat çeken ancak göz ardı edilen önemli bir noktada şu;

Devletin en üst kesimindeki birine toplumun en alt kesiminden birinin kolaylıkla ulaşabilir olması.

Devlet adamları ile halk arasında bağların kuvvetli olması, devam etmesi. Devletteki hizmetkar anlayışının sosyal hukuk devletinin ana esası olması.

Yani devletin asli rolünün babalık olması.

“Devlet baba” diye boşuna denmiyor.

*

Bir ailede babanın rolü neyse devlette de odur;

Ailedeki herkesin ekonomik ihtiyaçlarını sağlar.

Aileyi dış tehlikelerden korur.

Çocukları topluma faydalı bireylere dönüştürmek için eğitimlerini sağlar.

Aile içinde birilerinin birilerini ezmesini, sömürmesini engeller, haksızlığa izin vermez, dengeyi sağlar.

#Toplum
#Yönetim
#Yaşar Süngü