ABD uçakları dün Irak'ın Musul kentinin merkezinde DAEŞ'in yüklü miktarda nakit parasının tutulduğu binayı havadan vurdu.
Haberde ABD'nin bu saldırıda 50 sivilin ölümünü göze aldığı belirtiliyor.
Sultanahmet'te
canlı bombanın masum 10 turisti öldürüp 15 turisti yaralamasına terör deyip, ABD'nin IŞİD'e attığı bomba ile 50 sivili öldürmesine terör demezsek biz daha çoook ölürüz.
Terörün dini yok, milliyeti yoksa devleti de yok.
Sivillerin ölümüne yol açan her eylem terördür.
Kim yaparsa yapsın.
*
Sultanahmet'teki canlı bomba saldırısının ardından bugün Türkiye'de halka 'en büyük sorun ne' diye sorsanız, alacağınız cevap bellidir: Terör.
Neden?
Ne zaman sivil halka yönelik bir terör eylemi olsa, can güvenliği öne çıkan en önemli konu olur.
2014 yılında en büyük sorun olarak işsizlik öne çıkmış. 2015 yılında ise en büyük sorun konusunda terör, işsizliğin önüne geçmiş.
Terör can alıyor, işsizlik ise insanın onurunu, haysiyetini, insanca yaşam hakkını.
*
Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Zaim ve İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Baybars Hawk,
'Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması'nın 2015 yılı sonuçlarını,
11 Ocak 2015 pazartesi akşamı bir grup yazarla paylaştı. Anket 4 yıldır yapılıyor.
*
Araştırma sonuçlarına bakalım:
Soru: Türkiye'nin en büyük sorunu nedir?
2014 yılında: Yüzde 33 işsizlik, yüzde 13.9. terör
2015 yılında: Yüzde 39,3 terör, yüzde 16,3. işsizlik
Soru: Son bir yılda ekonomik gelişmeler sizi nasıl etkiledi'
2014 yılında: Yüzde 45,3 kötü, yüzde 7.1 iyi
2015 yılında: Yüzde 53,2 kötü, yüzde 5.3 iyi
*
Ankete göre halkın terör için çözüm önerisinde ise dengelenme gözleniyor.
Soru: Terör sorunu için en etkin yol nedir?
2014 yılının cevabı: Yüzde 39,2 askeri yöntem, yüzde 30.9 siyasi yöntem.
2015 yılının cevabı: Yüzde 31,6 askeri yöntem,yüzde 30.9 siyasi yöntem.
Siyasi yöntemlerde oran değişmemiş.
Kültürel politikalar ve ekonomik önlemler seçenekleri ise geçen yıllara göre daha fazla öne çıkmaya başlamış.
*
Halkın AB'yi destekleme oranı
2014'de yüzde 71,4
2015'de yüzde 65,1
Türkiye'nin AB'ne üye olabileceğini düşünme oranı
2014'e yüzde 45,1.
2015'de yüzde 38,3.
Türkiye'nin NATO üyeliğinin devam etmesini destekleyenlerin oranı
2014 yılında yüzde 76,2.
2015 yılında yüzde 69,5.
*
Türkiye'de yaşanan değişimin de sorgulandığı araştırmada
ankete katılanların yüzde 63,4'ü Türkiye'nin değişen bir ülke olduğunu belirtmiş ve
iyiye gittiğini düşünenlerin oranı yüzde 55,7'den yüzde 60,4'e yükselmiş.
Türkiye'de yaşamaktan duyulan
memnuniyet
sorgulandığında çok mutlu ve mutlu olanların oranı
yüzde 60,7'den yüzde 48'e
gerilerken; mutsuz ve çok mutsuz olanların oranı
yüzde 19,7'den yüzde 25,7'ye
yükselmiş.
*
Bir çok konusunu yazıya alamadığım araştırma sonuçlarının bende bıraktığı genel izlenim beklentilerimin üstünde oldu.
Fanatizm ve umutsuzluk yok, güven ve sağduyu var.
Halkın Kürt sorunu, terör konusundaki duyarlılığı ve çözüm önerileri tahminlerimden çok daha pozitif ve iyi.
Toplumsal kutuplaşma yazılı, görsel ve sosyal medyadaki kadar kesinlikle değil. Halkın içindeki siyaset fanatikleri azınlıkta kalıyor.
Halk kutuplaşmaya itibar etmiyor.
İyi ki de etmiyor.
*
Sorunda anlaşırsak çözümde de anlaşırız.
İşsizlik ve terör, zengin fakir, Müslüman Hristiyan artık herkesin sorunu.
Bu iki sorunun tek çözümü sıkılı yumruklarımızı ve cüzdanlarımızı açmak;
Paylaşmak, kucaklaşmak ve terörün her türlüsüne birlikte karşı çıkmak.
'Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan öbür ucuna kucaklayacak kadar uzundur.' diyor
Dostoyevski


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.