Dijital uygarlık: Hakikatin, hayatın ve insanlığın buharlaşması!

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 13/06/2022, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Dijital uygarlık: Hakikatin, hayatın ve insanlığın buharlaşması!

Bildiğimiz dünya çöktü.

Çöküş süreci sürüyor hâlâ…

İnsanlık tarihinde yeni bir dünyaya, bambaşka bir dünyaya giriyoruz. Ben buna,
dijital uygarlık
süreci diyorum.

Dijital uygarlık, tek dünya dini, tek dünya kültürü, birbirlerinin kopyesi gibi olan tek dünya insanının hâkim olacağı tektipleştirirci, ruhsuzlaştırıcı bir uygarlık biçimi.

Dijital uygarlık, savaş teknolojilerinin değil, arzu ve duygu teknolojilerinin eseri olacak.

DÜNYA, LOS ANGELES’TAN ŞEKİLLENDİRİLİYOR!

Dünya, New York’tan ya da Washington’dan ya da Londra’dan filan şekillendirilmiyor artık. Tabir câizse, kapitalist dünyanın bildiğimiz başkentleri veya mabetleri çöktü; tek mabedi veya başkenti var: Los Angeles.

Dünya, Los Angeles’tan şekillendiriliyor.

Dünyayı şekillendirenler, politikacılar değil, hız, haz ve ayartı dünyası demek olan dromokratik düzenin ya da insanın duyma ve düşünme melekelerini yok eden “pornografi” dünyasının üreticileri kültür endüstrisinin starları ve onları vareden patronları!

Koronavirüs, küresel sistemin, varlığını sürdürebilmesi için geliştirdiği karmaşık bir savaş biçimi olarak tarihe geçecek. Yaşanan şeyle, oluşan şey ya da yaşanan şeyle hedeflenen şey çok farklı.

Koronavirüs, insanlığın beden sağlığına saldırı değildi sadece. Koronavirüs aslında, insanlığın hem zihin hem de ruh sağlığını tehdit eden bir saldırıydı; asıl saldırı bedenden ziyade zihnimize ve ruhumuza yapıldı.

SAVAŞ TEKNOLOJİLERİNİN YERİNİ ARZU VE DUYGU TEKNOLOJİLERİ ALDI

Savaşlar, genelde askerî saldırı olarak yaşanır. Ya da askerî saldırı olarak yaşanıyordu yakın zamanlara kadar. Şimdi, yaklaşık yarım asırdır askerî savaşların yerini kültürel savaşlar aldı.

Modern zamanlarda, emperyalistler toprakları işgal ediyorlar, ülkelerin bağımsızlıklarını yok ediyorlar, toplumları köleleştiriyorlar, insanları kitleler hâlinde katlediyorlar, çok yönlü ama fiilî bir saldırı ve tecavüz gerçekleştiriyorlardı.

Modern zamanlar, tarih oldu, medyalar icat olundu,
fiilî savaşların yerini kültürel savaşlar aldı; medyalar, zihinleri işgal edecek silahlar
olarak konuşlandırıldı.

Medyalar, görünüşte iletişim araçları olarak icat edildi ama gerçekte kültürel ve zihinsel hegemonya araçlarına dönüştürüldü.

Fiilî işgalin yerini, zihnî işgal aldı.

Askerî savaşların yerini kültürel veya medyatik savaşlar aldı.

Kitleler, böylelikle, önce zihinleri işgal edilerek kontrol ve kolonize edilmeye başlandı.

DEMOKRASİ’DEN DROMOKRASİ’YE DUYGU TEKNOLOJİLERİNİN HÜKÜMRANLIĞI VE DUYGU-DÜŞÜNCEYİ YOK ETMESİ
Aslında
bambaşka bir dünyaya geçiş yaptık küreselleşme süreciyle birlikte:
Küreselleşme süreci, önce ekonomik, kültürel ve entelektüel sınırları ortadan kaldırdı; sonra ürettiği postmodern popüler kültürle, dünyayı senkronize etti;
senkronizasyon
, kültürel kodların tektipleştirilmesi ya da tek merkezde toplanmasıydı aynı zamanda. Tek bir düğmeye basarak üretilen postmodern kültürel ürün, anında bütün dünyaya iletiliyordu.
Bu bambaşka bir dünyanın içine düştüğümüz anlamına geliyor’du:
Modernitenin haklar rejimi demokrasinin buharlaşması, postmodernitenin hız, haz ve ayartı rejimi dromokrasinin dünyanın ama bütün dünyanın yegâne ortak kültürü hâline gelmesi
demekti: Bütün özcü›lüklere karşı çıkılarak tek, akışkan, kaotik, kaotik olduğu için de kolayca kontrol edilebilecek yeni bir küresel kültürel düzen icat edilmiş oldu.
Bütün öz’ler, özel kültürler, özgün kültürler bir anda yok edildi dromokratik tektipleştirici hedonist, egoist ve narsist postmodern kültür tarafından.
Kapitalistler dün silah sanayisiyle dünyayı kontrol ediyorlardı; bugün arzu ve duygu teknolojisiyle kontrol ediyorlar teker teker bütün insan teklerini, tekil / münferit / müşahhas özelliklerini yitirerek hepsi aynı hazzı, aynı fazı deneyimlenen kütlelere dönüştürüldü:
Birey öldü.
Modernitenin hayatta ve hakikatle bağları koparılan, sadece egosuna ve hazlarına kapatılan bireyinin bir merkezden (Los Angeles’tan bir yer’den) basılan bir tuşla milyonlarca insanla aynı hareketleri yapan ruhsuz bir makinaya dönüşmesi mukadderdi.
İnsan kitleleri kütleleşiyordu
böyle böyle. Arzu ve duygu teknolojileri, insanın kimliğini belirleyen
ben-teknolojileri’ne
dönüşüyordu böylelikle.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026