İki Türk bir Alman ve Napolyon

Zekeriya Kurşun
Zekeriya KurşunYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/12/2019, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
İki Türk bir Alman ve Napolyon
Sosyal Medya’da
Donald J. Trump
adıyla yer alan bir hesapta, Londra’da buluşan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Başbakanı Johnson, Fransa Devlet Başkanı Macron ve Almanya Şansölyesi Merkel
’in birlikte görüntüleri yayımlandı. NATO’nun 70. kuruluş yılı münasebeti ile bir araya gelen bu dörtlü için makul ve gerekli bir fotoğraftı. Ancak hesapta, Erdoğan ve kökeni Türk olan Johnson kastedilerek iki Türk; bir Alman ve Napolyon diye mizahi bir not düşülmesi de oldukça anlamlıydı. Hesabın kime ait olduğu veya sahteliği ihtimalleri bir yana;
yapılan yorumun akıllıca olduğunda hiç kuşku yoktur.

Malum, NATO, Macron’un dediği gibi, beyin ölümü gerçekleşmemiş olsa bile büyük bir kriz geçirmektedir. Daha doğrusu Sovyetler’in çöküşünden beri kendisine hedef olarak belirlediği
yeşil tehdit konsepti son gelişmeler ve özellikle DAEŞ’in ortadan kalkmasıyla tamamen çökmüştür
. Yeni bir arayışın içindedir. Bu arayışta, Batı’nın içinde olmasına rağmen sürekli Batı’dan dışlanan ve hatta NATO’dan çıkarılması düşünülen
Türkiye ile AB’nin ötekisi olan ve birlikten çıkmaya çalışan İngiltere’ye muhtaç olması
nın siyasi bir mizah olarak görülmesi gayet tabiidir. Fotoğraftaki iki ülke liderlerinin sadece kökenleri değil, bugünkü duruşlarından dolayı “iki Türk” olarak nitelenmesinin de yerinde bir izah olduğunda kuşku yoktur.
Peki ya; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kendi beynine baksın” dediği ve bana göre de Fransa’yı düzlüğe çıkarma bahanesi ile
düzlük sonundaki uçuruma sürükleyen Macron
’un, Napolyon olarak nitelenmesine ne denilmelidir? Bu isimlendirmenin de tesadüfi bir yorum olduğunu düşünenler bir kenarda dursun. Onlara söyleyecek bir şeyim yoktur. Fakat burada tarihi bir yorumun yattığını düşünenler okumaya devam etsin. Bir fotoğraftan bu kadar anlam çıkarmaya çalışmamı yadırgayacaklar çıksa bile, şu bir gerçek ki;
yorum sahibi ya tarihi biliyor ya da tarihin kendi ruh dünyasında bıraktığı izler ile insiyaki bir şekilde Macron’a Napolyon yakıştırması yapıyor.

Konuyu fotoğraf yorumculuğu dersinden çıkarıp biraz daha açarak anlaşılır kılalım.

Napolyon
, ilk anda akla büyük bir devlet adamı, başarılı bir savaşçı ve sarsılmaz bir imparator gibi gelse de; Batılıların iç dünyalarında o,
Avrupa’da sebep olduğu düzen bozucu sarsıntılar ile hatırlanmakta
dır. O, Avrupa’yı tehdit eden birçok iç savaşın da öncüsü olarak görülmektedir. Tıpkı şimdi Batı’nın tek güvenlik şemsiyesi olan
NATO’yu ölü ilân eden Macron’un gibi
. Macron’a atfedilen Napolyon sıfatı, bizim zihin dünyamıza yanlış bir şekilde nakşedilen değil; Avrupa’nın zihnindeki düzen bozucu Napolyon’dur. Yani
bu sıfat Macron’a iltifat değil, okkalı bir hakarettir
.
Tabi, işi bir de tarihteki Türk-Fransız ilişkileri bağlamında ele almak gerekmektedir. Türk-Fransız ilişkileri kronolojisine baktığımızda, Avrupa’da yok edilmekle yüz yüze kalan
Fransız krallığının Kanuni sayesinde kurtarıldı
ğını bütün Fransız tarihçiler itiraf etmektedir. Tarafların belgeleri de bunu ispatlamaktadır. İki taraf arasındaki ilişki bir taraftan Osmanlı-Avrupa ilişkilerini belirlerken; diğer taraftan da iki ülke arasında tabii bir söylem haline gelen “kadîm dostluk” ile ifade edilir seviyeye çıkmıştır. Bu söylemin gerçeklikle ilişkisi, -hatta etrafında oluşan efsaneler- bir tarafa, ilk defa
Napolyon’un Osmanlı toprağı olan Mısır’ı işgal girişimiyle bozulduğu
da bir hakikattir. Tarihi belgelerin ışığında söylersek; Napolyon, 1798 yılında, asırlarca süren Türk-Fransız dostluğuna büyük bir darbe indirmiştir.
Macron
, verdiği son görüntüsü ile kahraman, devlet adamı, imparator Napolyon’u değil; tarihin akışını değiştiren ve Osmanlı’nın geleceğinde olumsuz etkisi olan
bu darbenin faili Napolyon’u temsil etmektedir
. Bu yüzden gergindir, saldırgandır ve sahte kahraman pozlarındadır. Şimdi ona da Napolyon gibi önce hatalarını düzeltecek ama yine de yeterli olmayacak bir Sebastian lazımdır.

Tarihi bilenler Fransızların Osmanlı siyaset sahnesinden silinme ve İngilizlerin yer alma sürecini hatırlayacaklardır. Elbette tarih kendisini tekrar etmeyecektir. Ama yapılan hatalar yüzünden benzeri sonuçların doğmasının kaçınılmaz olduğu da bir gerçektir.

İki Türk” yorumu acaba böyle bir sürece mi evirilecektir
?
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026