
Son yıllarda hem çocuklarda hem yetişkinlerde böbrek taşı rahatsızlığına çok sık rastlanmaktadır. Böbrek kanalları içerisinde genellikle bilinmeyen nedenlere bağlı olarak bazı minerallerin birleşerek oluşturduğu böbrek taşı beslenmeden genetiğe, yaşanılan coğrafyadan cinsiyete kadar çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Uzmanlar çocuklarda ön ağrı, yetişkinlerde yan ağrıların taşa bağlı olabileceğinin düşünülmesini ve böbrek kaybına kadar giden süreç konusunda geç kalınmaması için uyarıyor. Peki böbrek taşı belirtileri neler? Böbrek taşı neden olur? Böbrek taşı çeşitleri neler? Nasıl tedavi edilir? İşte uzman görüşüyle bu soruların cevapları.
BÖBREK TAŞI BELİRTİLER NELER?
> İdrar yaparken ağrı
> İdrarda kan
> Mide bulantısı ya da kusma
> Sık idrara çıkma
> Az miktarlarda idrar yapma veya idrar yapma zorluğu
> Ateş ve titreme
BÖBREK TAŞI NEDEN OLUR?
> Aile sağlık geçmişi
> Yüksek protein diyetlerinin uzun süre uygulanması
> Yetersiz sıvı alımı
> Obezite
> Diğer böbrek hastalıkları ya da böbrek anomalileri
> Bağırsak ameliyatları
> Zayıflama amaçlı mide ameliyatları
> Yüksek tuz ve şeker tüketimi
> Laksatiflerin yoğun kullanımı
> Bazı migren ve depresyon ilaçları
> Metabolik sendromlar
> Bazı takviyeler (D vitamini, kalsiyum vb.)
> Gut hastalığı
> Yetersiz fiziksel aktivite
> İdrar yolu enfeksiyonları gibi faktörler de yer alır.
BÖBREK TAŞI ÇEŞİTLERİ NELER?
BÖBREK TAŞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de yetişkin ve çocuklar için taş kırma işlemleri yapılıyor. Üroloji Uzmanı Dr. Levent Denis Şekerel ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Öznur Şen çocuklarda taş kırma operasyonlarına ilişkin bilgi verdi.
Taş kırma uygulamalarına yönelik bilgi veren Dr. Levent Denis Şekerel, “Belirli büyüklükleri aşmamış taşlarda birinci tercih olarak taş kırmayı öneriyoruz. Hele bu çocuklar olduğu zaman 17 yaşından ufak çocuklarda çok daha başarılı ve gerekli oluyor. Çünkü ameliyat yapmıyorsunuz, narkoz almıyor hastanede yatma süresi olmuyor. 2 tane makinemiz var, ikisi de taş kırmaya yönelik tek farkları taşın görüntülenmesinde. Taşın yerinin tespitinde biri ultrasonu kullanıyor, öbürü de x-ray, röntgen dediğimiz şeyi kullanıyor. Biz çocuklarda öncelikle ultrasonu tercih ediyoruz. Ultrasonu tercih etmemizde çocuğun şua(ışın) almamasını sağlıyoruz ve rahat kırılmasını sağlıyoruz. Böbrekten çıkmış taşlarda ise x-ray dediğimiz şualı cihazı tercih ediyoruz. Çocuklarda cuma günleri taş kırma yapıyoruz. Burada 4 tane yatağımız var, çocukları burada tutuyoruz, kendilerine geldiklerini hissettiğimiz, gördüğümüz anda da evlerine gönderiyoruz. 15 gün aralıkla da seanslara çağırıyoruz. Genelde çocuklarda taş kırma çok daha başarılı oluyor çünkü taş yeni oluyor ve kolay kırılabilir oluyor. Büyük bir ihtimalle karın ağrısı şikayetleriyle geliyorlar. Yetişkinlerde taş ağrıları yan ağrı, çocuklarda ön ağrı, karın olarak oluyor. Çoğunlukla da bir ultrason yapıldığı zaman öyle teşhis ediliyor” diye konuştu.
‘’BÖBREK KAYBINA YOL AÇABİLİR’’
Hastalara uygulanan tedaviye ilişkin konuşan Dr. Şekerel, “Hastalar geldiği zaman eğer taş kırma planına alacak isek eğer anesteziden narkoz alabilir mi alamaz mı diye bir onay almak zorundayız. Onu aldıktan sonra da 15 gün aralıklarla 3 seans uyguluyoruz. Eğer taşı iyi odaklayamazsanız kullanmak istediğiniz seviyenin çok daha üstüne çıkarsanız böbrekte kalıcı yaralanmalara, hasarlara neden oluyor. Bizim en çok korktuğumuz hematom dediğimiz böbreğin kanaması belki böbreğin de fonksiyonunu kaybetmesi oluyor, dikkatli olmak lazım bu iş tecrübe gerektiriyor. Taşı kırıldıktan sonra bir yıl boyunca üç ayda bir çocuğun kan, idrar tablosu ve ultrasonla değerlendirtiyorum. Eğer 1 yıl içinde taşsızlığı sağlamışsak bu aralıkları 6 aya çıkartıyorum, 6 aylık kontrolü yaptıktan sonra eğer çocukta taş oluşmamışsa yılda bir kere kontrole çağırıyorum ya da kontrole gitmesini öneriyorum. Karın ağrılarını sadece karın ağrısı olarak değil taşa bağlı olabileceğini düşünmek lazım eğer geç kalırsanız böbreği tıkayabilir. Böbreğin kaybına kadar giden bir süreç olabilir o yüzden gecikilmemesi lazım” dedi.
“VAKALARI EHLİ OLMAYAN İNSANLARIN ELİNE BIRAKMAMAK GEREKİYOR”
Çocuklarda anestezi uygulamalarının çok dikkatli bir şekilde olması gerektiğine dikkat çeken Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Öznur Şen, “Ameliyathane dışı anestezi uygulamaları taş kırma, endoskopideki gibi anjiyo laboratuvarlarındaki gibi birçok alanda hala devam etmekte. Taş kırmada bir börek patolojisi var, bu çocuklarda ciddi elektrolit bozuklukları olabiliyor. Pediatrik uygulamalarda zaten anestezi uygulamalarına çok dikkat etmek gerekiyor. Hem hastalığına, hastanın durumuna, kilosuna, yaşına ona göre tüm ilaçlar mililitreler bazında ayarlanıyor. Biz tabi ki buna çok dikkat ediyoruz, hiçbir şekilde başından ayrılmıyoruz. Ameliyat öncesi tüm hastalık tetkiklerini, anestezi onamını, gerekli tüm hazırlıkları yapıyoruz. Hiçbir şekilde tam uyanmadan, birkaç saat takip etmeden hastalarımızı göndermiyoruz. Özellikle çocuk hastalar genel durumları çok çok hızlı kötüleşip çok çok hızlı düzelebiliyor. Gerçekten çok dikkat etmek gerekiyor, kesinlikle pediatrik vakaları ehli olmayan insanların eline bırakmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.







